Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '16

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
193
 

Ben Charlie’yim, Charlie Chaplin!

Ben Charlie’yim, Charlie Chaplin!
 

-Josephine! 
-Hey josephin...
-Kapıyı aç kızım  ben Charlie !
-Ben senin babanım Josephine !
-Ben Charlie’yim, Charlie Chaplin! 
 
Josephine babası daha Charlie'yim demeden
kapıyı açmıştı...
Aslında genç kız çok ünlü ve başarılı bir babanın
kızı olmasına karşın, Chaplin gibi aile trajedilerine hiç 
yabancı biri değildi...Onun babası da aslında bir alkolikti...
Tıpkı Charlie'nin babası gibi...Babaannesi bir uyuşturucu
bağımlısıydı...Parlak bir bilgin olan erkek kardeşi Eugene,
banyo yaparken intihar etmiş, diğer erkek kardeşi Shane de 
intihara teşebbüs etmiş bir eroin bağımlısıydı...
Josephine bunların hepsini o dönemin parasızlığıdan kaynaklandığını düşünür
17 yaşında Hollywood’u gördüğünde “Ya bir yıldız olacağım ya da bir yıldızla evleneceğim” diyordu...
 
Dur bir dakika bunu sesli mi söylemişti!
 
Ah evet sesli söylemişti ki babası cevap verircesine konuşuyordu...
 
 - Bu kadar komik bir adamın kızı bu kadar üzülmeyi hak etmiyor Josephine!
Evlilik hayalleri yerine kurman gereken daha farklı bir hayat olmalı kızım...
 
Josephin'in gözleri komik adamın kızı olmaya aldırmıyor usulca akıtıyordu göz yaşlarını...
Tuzlu ve öfkeden hallice...
 
- Sana daha önce hiç göstermediğim bir sandığı göstereceğim Josephine.
Bu sandıkta daha önce aldığım ve hikayeleri olan oyuncaklarım var...
 
-Sana anlatmamı ister misin?
 
Başını sallamakla yetinmişti Josephine ve yatağının köşesinde ki soğuk duvara yasladı önce sırtını ve ardından çocuk ruhunu...
Charlie ise,aslında hiç onun oyuncakları olmayan fakat Dünya'nın her bir yanından karşılaştığı,
bildiği, okuduğu ve desteklediği sanatçıların öykülerinden bulduğu küçük objeleri tek tek çıkarıp göstermeye başladı Josephine'e
Önce üzzerinde bulutların üstündeki melekleri betimleyen yuvarlak ve küçük müzik kutusu olan oyuncağın hikayesini ardından
çingenelerden altı penny oyuncak sandalyenin hikayesini bitirdi Charlie. 
 
- Bu peki ? Bunu anlatmadın baba?
 
Josephine elinde eski bir düdük tutuyordu çevirerek incelemeye koyulmuştu ve babasının bu oyuncağın hikayesini
anlatmasını bekliyordu...
 
Charlie'nin yüzünü ince ama içten bir tebessüm kaplamış ve tabi ki aynı zamanda içi de aynı huzurun gölgesinde dans 
ediyordu...
 
-Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. 
 
Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış.
 
Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:
 
- Peki, olur...
 
Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde, Hoca'ya şunları söylemiş:
 
- Şu parayla bana bir düdük getirir misin ?
 
Hoca akşama doğru pazardan dönmüş. Yolunu bekleyen çocuklar hemen
 
Hoca'nın etrafını sararak düdüklerini istemişler.
 
Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış.
 
Ötekileri bağırmaya başlamışlar:
 
- Ya bizim düdükler nerede ?
 
Hoca'nın cevabı kısa ve anlamlı olmuş:
 
- Parayı veren düdüğü çalar.
 
 
Josephine çocukluğun verdiği masumiyet ile kahkahalara bırakmıştı sesini... 
Ardından ise hıçkırıklara...
Çünkü hoca doğru söylüyordu... 
Ülkesinde düdük sesi ile düdüğü öttürenler ile dönüyordu işler...
 
Değişik düşüncelere kapılmıştı Josephine. Bu hoca kimdir nerelidir diye soramamıştı bir fıkranın verdiği bu mesaja 
takılı kalmıştı. Oysa babası Türkiye'ye hayatında bir kez seslenecekti gelecekte...
Onda da hocadan bahsedecekti. Nasrettin Hocadan.Bir radyo kanalında 
Kadın spiker soracak
 
-“Sizi Türkiye’de dinleyen sevdiklerinize bir mesajınız var mı?”
 
– “Var. Onlara bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatmak istiyorum.”
 
(Aynı anda Türkçeye çevriliyor.)
 
ve caharlie yine Bir Nasreddin Hoca fıkrası sonunda şunları söyleyecekti;
 
-“İnsanlar artık bir karara varsın. Eşeklerin anırmalarını mı dinleyecekler, yoksa insanların sözünü mü?”
 
 
Charlie ve Josephine Nasreddin Hoca'yı biliyor ve ona gülüyorlardı...
Peki biz günümüzde kime gülüyoruz?
Eşşeklere mi?
İnsanlara mı?
 
 
("Burada yazanların hepsi yalandır ama aynı zamanda hepsi gerçektir.Çünkü onu ben yazdım...") 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 1
Kayıt tarihi
: 27.05.16
 
 

Daktiloya Çekilecekleri Biriktiren İstifçi ..