Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
9650
 

Ben de artık tüp mideliyim

Bu yazım Ameliyatımdan 4 ay sonra yazdığım bir yazıydı. Tam 2 sene olacak ameliyat olalı verdiğim kilo 35 vermem gereken kilonun % 70' ini verdim. Benim gibi kilo sorunu olup daa bunu vermeyi başaramayan obezite hasatalarına örnek olması açısından bu yazılarımı paylaşıyorum...

Bu gün itibarıyla tam 4 ay oldu 5 mart'da Marmara Üniversitesi Hastanesinde Tüp mide ameliyatı oldum . Ameliyat sırası gelip de hastaneden kaçan başka hastanın sayesinde 1,5 ay öne alınmıştı. Hala dua ediyorum ona bu sıcaklara kalmadan ameliyatımı olabildim. Öncesinde 3 ay süren tahliller, spor fizyolojisi, diyetisyen, endokrinoloji, kadın doğum hepsinde sırayla kontrollerden geçtim söyledikleri tek şey insülin direncim olduğu ve en fazla verebileceğim kilonun 15-20 kiloyu geçmiyecek olduğuydu. Bu da bana yeten bir kilo değildi, çünkü 113 kiloydum daha fazla vermem gerekiyordu. Böylelikle ben de obezite cerrahisini yaptırmam gerektiğini anlamış oldum ama HANGİSİ işte bu soru beni çok yormuştu . Kelepçe 'yi zaten kafamdan daha ilk gün silmiştim. Çıkartılınca tekrar kilo almayı durdurucak hiç bişey yokdu . Sürekli diyet yapmak zorundaydım. Bu sorunları yaşayan insanlarla konuşduğum da kelepçe'yi düşünme diyenlerin sayısı fazlaydı. O yüzden onu aklımdan çıkarmışdım. Tüp mide ya da Gastric Bypass hangisi olacakdı .Başka bir siteden bu  ameliyatları olmuş arkadaşlarla konuşdukca tüp mide ameliyatı daha fazla kafama yatmışdı. Fakat bunun da kendince eksileri vardı.

Birincisi mide dışarıya çıkarılıyordu geri dönüşümü yokdu. Ayrıca geçmişe yönelik çok fazla veri de yokdu, beş senedir yapılan bir ameliyattı sonrasında neler olabilirdi bilmiyordu, sadece tahmin ediliyordu . Bu konuda Halil Coşkun  hocamızın internette yazıları var çok faydasını gördüm kendilerine teşekkür ediyorum.

Gelelim Gastric Bypass ameliyatına. Bu ameliyatın en önemli sıkıntısı, alınan gıdalarda meydana gelen emilim bozukluğundan dolayı ilerleyen günlerde bir takım vitamin eksikliklerinin oluşabilmesi (Vit B12, Folik asit, Demir eksikliği gibi) Hayat boyu bu eksiklikler yüzünden ilaçlarla yaşamam gerektiği beni bu ameliyattan soğutmuştu, çünkü yıllarca ilaç içmekten zaten bıkmışdım ve bir çanta dolusu ilaç içmemek için bu ameliyatı olmak istemişdim. Gerçi tüp midede bu sorun olmadığı söylenmişti ama o da çok doğru değilmiş ben ikinci ayımdan sonra demir ilaçları kullanmaya başladım her ameliyatın bir yan etkisi mutlaka oluyor artı ve eksileri düşünmek ve yaşanan sıkıntıların kendiniz için ne kadar önemli olup olmadığına kendiniz karar vereceksiniz .

Gastric Baypass 'lı olanlar Tüp midelilere oranla daha fazla kilo veriyordu . Bir de daha hızlı bizde ilk ay hızlı verdik 15 kilo gibi bir kilo vermişdim ve heryerim kırışmışdı . Acayip bir durumdu ve hep öyle olacağım sandım fakat kilo verimi yavaşlayınca vücut hemen toparlanmaya başladı o yüzden yavaş vermek daha iyi gibi bana göre.

Sonuç olarak her ikisi de obeziteyle mücadelede çok etkin bir operasyon bunu düşünen arkadaşların artı ve eksilerini iyi düşünmesi lazım. Ameliyatın herikisinde de emboli gibi ve daha başka riskleri var, bunu önlemede bitakım tedbirler alınıyor. Bunlara çok dikkat edilmesi gerekiyor. 113 kiloyla girdiğim ameliyata şu anda 90'la devam ediyorum ben biraz az verdim ama daha çok veren arkadaşlarım var. Bu ameliyatı olmaktan hiç pişman değilim umarım son çareniz ameliyatsa başarırsınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4941
Kayıt tarihi
: 10.11.11
 
 

Yemek yapmayı ve yedirmeyi çok severim. Bildiklerimi paylaşmak yeni şeyler öğrenmek en keyif aldı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster