Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1660
 

Ben de kadın oldum

Ben de kadın oldum
 

Ev sahibim her yerde beni arıyordu. Ben de günlerdir gazete ilanlarından iş arıyordum. Yazar olarak para kazanamayacağımı nihayet anlamıştım. Bu memlekette paralar yazarlara değil yazar kasalara akıyordu.

Normal bir insan olmaya karar vermiştim. Akşam en geç dokuzda uyuyacak, sabah erkenden işe gidecektim. Normal insan. Herkes gibi.

Öyle geceleri pencere önlerinde ufo beklemek, efendim zamanda yolculukla uğraşmak. Bunlar boş işlerdi. Biz gökyüzünde ufo ararken adamlar yeryüzünde hazine arazilerini parselleyip apartman yapmışlardı. Şimdi ev sahibimiz olan bu adamlardan kaçacağız diye bilimsel araştırmalarımıza da ara vermek zorunda kalıyorduk.

Evet. Başka çıkış yoktu. Normal insan olacaktım. Önce bir iş bulacaktım. Sonra da herkes gibi sabah işime gidip akşam evime dönecektim. Kainatın sırrını niye ben çözecektim ki ya? Hem benim neyime? Ben daha günlük hayatın sırrını çözememişim. Kainat benim neyime.

Sabah erkenden kalkıp apartmandan çıktım. Normal insanlar gibi. Sokağa tükürdüm bir güzel. Yürüdüm. Gazete bayiinden bir kaç gazete aldım ve kahvehaneye oturdum. Normal işsizler gibi. Normal işsiz ne yapar? Kahvede oturur. Biz ne yapıyoruz. Evde Jules Verne okuyoruz. Olacak iş mi?

Açtım ilanları. "Bayan sekreter aranıyor", "Şirkete bayan eleman", "Yetiştirilmek üzere bayan eleman. " Herkes bayan eleman arıyordu. Yine de yılmak yoktu. Tek tek aradım.

"İyi günler ilan için aramıştım. "

"Biz bayan eleman arıyoruz. "

"Bakın bilgisayarı Bill Gates gibi bilirim. Hatta Windows'u o çıkarmasa bir haftaya ben çıkarıyordum yani. İngilizcem iyidir. "

"Beyefendi bayan arıyoruz. "

. . .

"İyi günler ilanınız için. Hani iyi derecede ingilizce demişsiniz. "

"Doğru. Ama bayan arıyoruz. "

"Bakın bendeki ingilizce hiç bir bayanda yoktur. İngilizceyi ana dilim gibi biliyorum. Hatta anam ingiliz benim. O denli yani. "

"Bayan arıyoruz kardeşim. "

. . .

Akşama kadar on telefon kartı tükettim. Bu ülkede bayan değilsen iş vermiyorlardı.

. . .

Cep telefonum çaldı. Arayan film piyasasından bir arkadaşımdı.

"Ne haber Kemal? Var mı yeni senaryo? "

"Senaryo var da yapımcı yok be Vahi. "

"Abi sen de biraz Türk işi yaz. Türkiye'de bilim kurgu olur mu ya? "

"Neyse abi bıraktım ben yazmayı. İş arıyorum. "

"Bu saatten sonra ne iş yapacaksın ki moruk? "

"Ne iş olsa yaparım. "

"Neyse ya. Akşam bara gelsene. Laflayalım. Bizim otuzbeşlik bitti. Bugün paramı aldım bendensin"

"Gelemem abi. Ben normal insan oldum artık. Dokuzda uyumam lazım. "

"Saçmalama ya. Gel iki kadeh içelim arabayla bırakırım ben seni. "

. . .

Vahi ile buluştuk. Vahi makyajcı. Yirmi yıllık makyajcı. İşinin ustası. Saatlerce çalıştığı filmi anlattı bana.

"Abi manyak bir filmdi. Sürekli makyaj. Tarihi film. Padişahı çalışıyorsun. Mecbur benzeteceksin oyuncuyu. Saatlerce uğraş. "

Bu arada ben de biraz kafayı bulmuştum.

"Çok beceriklisin ya abi. Herkesi istediğin şekle sokuyorsun. Ne var beni de kadın yapıversen de yarın işe başlasam. "

"Yaparız kardeş. Bundan önceki projede üç adama kadın makyajı yaptım. Birinin annesi sete geldi tanımadı vallahi. "

Kafamda bir ışık çaktı.

"Yapar mısın ya sahi. Vahi yapar mısın sahi. Bak kafiye de uydu. "

"Yaparız. Bu gece gel bana yapalım istersen. "

Vahi o gece kıyak kafayla makyaj yaptı bana. Sabaha kadar uğraştı. Aynaya baktığımda kendimi tanıyamadım. Vatkalardan güzel göğüsler yaptık. Elbiseleri de ayarladık. Artık ben bir kadındım. Şimdi hem iş bulacak hem de başta ev sahibim olmak üzere alacaklılara tanınmayacaktım.

Ertesi gün kadın kılığında gittiğim ilk firmada işe alındım. Yalnız patronun tavırları pek hoşuma gitmemişti. Patronu bir hayvanat bahçesinden hatırlıyordum ama Gülhane'de mi görmüştüm Ankara'da çiftlikte mi tam da çıkaramıyordum.

"Yavrum ithalat işini bilir misin? "

"Ben pek ithalat işinden anlamam. "

"Farketmez. Zaten ben ilanı yetiştirmek üzere eleman diye verdim. Ben yetiştiririm seni. "

"Siz zahmet etmeseydiniz. Zaten beni daha önce yetiştirdiler. "

"Çoh esprilisin. Bu arada ihtiyacın olur, bu akşam yemeğe çıkalım seninle de biraz avans vereyim. "

Sevindim. Avansı kaparsam kirayı ödeyebilirdim. Hayat ne garipdi. Bir insan olarak hayatımda ilk kez hayvanlar aleminden bir canlıdan para alacaktım.

. . .

Beraberce otele gittik. Patron jeepte yol boyunca bana mesaj vermek istercesine Hülya Avşar'ın "Bu gece uzun olacak" şarkısını çaldı. The Beatles hastası benim başıma gelenlere bakın.

. . .

Otele ulaştık. Kurnaz yemek için otelde oda ayırtmış. Odada baş başa yemek yiyeceğiz. Ben stratejik olarak avansı kapıp kaçacağım.

. . .

Odada karşılıklı içmeye başladık. Patron açık sözlü adam. Hem açık sözlü hem de utanmaz. Ben de işi salaklığa vuruyorum. İçine düştüğüm duruma bakılınca işi salaklığa vurmama gerek yok zaten salağım ben. Patron atakta.

"Şimdi yapacağımız toplantı sabaha kadar sürer. Biraz soyun istersen. Rahatla. Rahat ol. "

Herif de bir yandan soyunuyor.

"Şeyy" dedim. "Bizim şu avans. "

Patron hemen paraları sayıverdi önüme.

"Al canım. Sana herşey feda. "

Parayı kaptım. Tam saydım. Çantaya attım ki o anda patron da üstüme çullandı.

"Ay ne yapıyorsun? "

"Şu ana kadar sabrettiğime dua et hayatım. "

O anda peruğum düştü. Herif apışıp kaldı.

"Anaaaaaa. "

"Yaaaaa. "

"Sen erkeksin beee. . . "

"Ben erkeğim erkek olmasına ama senin türün, cinsin pek belli değil" dedim karşımdaki yaratığa. Paraları suratına fırlatıp çıktım.

Demek ki Türkiye'de kadın olmak erkek olmaktan daha zormuş. Çünkü paran yoksa bir şekilde insan olmayan yaratıkların eline düşüyorsun.

O gece normal insan olmaktan vazgeçtim. Çünkü hayat da en az benim kadar anormaldi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bana da Marilyn Monreo ile Tony Curtis'in oynadığı bir filmi ("Bazıları Sıcak Sever"di galiba ) hatırlattı hikâyeniz. Siz yine de bu şekilde çok dolaşmayın İstanbul gibi yerde. Mazallah ne olur ne olmaz :))

vakayinüvis 
 02.02.2007 20:18
Cevap :
Elbette. Riskli bir kentte yaşıyoruz. Sevgiler.  02.02.2007 20:53
 

Alemsin ya... Robin Williams'ın "Dadı" filmini anımsattı bana hikayen. Ama o yaşlı göründüğü için başına böyle şeyler gelmiyordu. Demek ki sen güzel bir kadın olmuşsun. Veee biz kadınların o kadar da kolay yaşamadıklarına dolaysız yoldan şahit olmuşsun. Ayrıca çok haklısın,saat 9'da da uyunurmu yaaaa!!!

Medcezir 
 01.02.2007 12:31
Cevap :
Kadınları anlıyorum. Keşke onlar da bizi anlasalardı. Sağol. Yorumun için teşekkürler.  01.02.2007 16:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 179
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 289
Ort. okunma sayısı
: 2506
Kayıt tarihi
: 21.01.07
 
 

Barışa ve kardeşliğe inanıyorum. Türkiye'nin yaşadığı tüm sorunların kardeşlikle çözümlenebileceğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster