Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
246
 

Ben de Trabzonlu bir gencim

Bir insanın öldürülmesinin; Türkiye’ye önemli katkıları olmuş ancak değeri yeterince anlaşılamamış Hrant Dink’in katledilmesinin üzüntüsünü yaşıyorum. Kendisini rahmetle anıyorum.

Bu olayın acısına su serpen tek gelişme, zanlının kısa sürede yakalanması olmuştur.

Halkımız tüm dünyaya, böylesine (planlanmış da olsa) fevri bir olayın, toplumsal bir bakış açısını asla yansıtmadığını göstermiş, herhangi ortak bir organizasyon olmaksızın farklı kesimlerden binlerce insan sağduyusuyla, bu saçma sapan olayı lanetlemek üzere bir araya gelmiştir.

Ne acı ki, Hrant Dink geri gelmeyecek. Bu konuda ne desek yetersiz kalır. Bundan sonra yapılacak en önemli iş, başka Hrant Dink cinayetlerinin yaşanmaması için gerekli adımların atılmasıdır.

Cinayeti işleyen kişinin 17 yaşında Trabzon doğumlu olması, bir süre önce yine 18 yaşın altındaki Trabzon doğumlu bir genç tarafından bir papazın öldürülmesini de tekrar gündeme getirdi. Aradaki bağlantı, cinayetleri işleyenlerin 18 yaşın altında, Trabzon doğumlu gençler olması ve bu iki olayda da milliyetçiliğin ön plana çıkmasıydı.

Kendisini toplumda silik gören, farklı anılmak, saygı görmek isteyen ve belki de madde bağımlısı bazı gençler, Don Kişot kahramanlığı sergileme eğiliminde olabilirler, bu sahte kahramanlıklarıyla, başkalarının maşalığını yaptıklarını bilmeden.

Ne acı ki bunun son örneğini 19 Ocak’ta yaşadık. Bunu yapan kişinin Trabzon doğumlu olması, topyekûn bir şehre maledilemez, bu kişisel kabahat Trabzon’a atfedilemez. Zira Trabzonlu binlerce genç Türkiye’nin yüz akıdır, yüz akı olacak işlere imza atmaktadırlar. Farklı sektörlerde, tıpkı tıp camiasında yer alan önemli sayıda Trabzonlu doktor gibi cana can katmakta, taş üstüne taş koymaktadırlar.

Şayet milliyetçilik, “vatan sevgisi” olarak tanımlanıyorsa, bu anlamıyla sıradan her Trabzonlu, milliyetçiliğin öldürmekle, yok etmekle değil; üretmekle, yaşatmakla olduğunu bilir ve çaba sarfeder.

Trabzon, Türkiye’nin her zaman yüz akı olmuş bir şehirdir. Bu iki olayın faillerinin Trabzon doğumlu olmaları, Trabzon’u zan altında bırakamaz. Aksi bir genelleme, tıpkı bu caninin yaptığı gibi, büyük bir hata, bir dışlama olur ki, bunu hiçbir şehrimiz hak etmez.

Gerçekler örtbas edilmemeli, her şey açığa çıkarılmalıdır. Ayrıca tüm Türkiye’de olması gerektiği gibi Trabzon’daki gençlerin de beklentilerinin, sorunlarının neler olduğu irdelenmeli, araştırılmalıdır.

Hrant Dink’in öldürülmesine en çok üzülenlerden biriyim.

Başta bir insanın canına kıyıldığı için, ailesinin ve sevenlerinin perişanlığını görebildiğim, düşünebildiğim için, Türkiye’ye önemli katkılar sağlayan bir gazeteciden mahrum kaldığımız için, bu olayın maşasının Trabzon doğumlu olduğu için.

Ve ben, Trabzonlu bir genç olarak en büyük silahım olan kalemimle, bilgimle, ayrımcılığa, önyargıya, gençlerin duygularını ve enerjilerini kötüye kullananlara karşı Hrant Dink gibi mücadele edeceğime bu vesile ile söz veriyorum.

Ve tekrar Hrant Dink’e Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.

Sait Baştürk

Trabzon Fikir Kulübü Kurucu Üyesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 302
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

1980 İstanbul doğumluyum. ARI Hareketi'nde Gençlik Çalışmaları Koordinatörü olarak çalışıyorum. Türk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster