Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
605
 

Ben dedi kadın...

Ben dedi kadın...
 

Görsel internetten alınmıştır.


İşi nedeniyle kısa bir süreliğine doğunun güzel bir ilinde bulunuyordu Mehmet. Orta yaşlarda, uzun boylu, zamanından evvel ağarmış saçları ve yeşil gözleriyle karizmatik bir yapısı vardı. İnşaat mühendisiydi. O gün şantiyede yorucu bir gün geçirmişlerdi. İş arkadaşları da konuklarını dinlendirip, eğlendirmek üzere aralarında bir plan yapmışlardı. Mehmet her ne kadar yorgunum dese de, itirazlarını kabul ettiremedi ve onlarla birlikte daha önceden planlanan bara gitti.

Yemek için bir şeyler sipariş ettiler ve yanında da olmazsa olmazıydı aslan sütü. Başka türlü nasıl çıkardı bu yorgunluk. Neşe ile yiyip içerken masalarına genç bir kadın geldi. Yirmi, yirmi beş yaşlarında var yok. Uzun boyu, siyah saçları ve zümrüt gözleriyle adeta bir afeti devrandı. İşveli ve cilveliydi konuşmaları. Bir sandalye de onun için ilave edildi masaya.

Kadın, işinin hakkını vermek için elinden geleni yapıyordu. Şuh kahkahalar atıyordu insanın içini kaynatan. Bir ara Mehmet'e takıldı gözleri. Siz dedi, buralardan birine benzemiyorsunuz, nereden geldiniz?...O ana kadar onunla pek ilgilenmeyen Mehmet döndü ve İzmir'den geldim dedi. Pekâlâ, İzmirli misiniz dedi. Hayır dedi Mehmet, aslen Mersinliyim. Öyle mi, dedi kadın ve ekledi,  ben de Mersinliyim. Mersin'in neresinden diye sordu. Mut dedi Mehmet. Ben de ama ben Alaçam Köyü'ndenim dedi kadın. Bu kez Mehmet, ben de aynı köydenim, siz kimlerdensiniz diye sordu? Kadın heyecandan titremeye başlamıştı. Gözlerinde yaşlar birikmeye başladı. Ben dedi kadın,  ben Topal Ahmet'in kızıyım...

Şaşırma sırası Mehmet'teydi. Ne söyleyeceğini bilemedi bir an. Yüreğine sanki bir taş gelip oturmuştu. Baban benim çocukluk arkadaşımdı diyebildi. Kadın gözyaşları arasında ellerine sarıldığında, bir an geçmişe sürüklendi.

Köyün otlağında çocuklar toplanmıştı. Aralarında koşu yapmaya karar vermişlerdi. Topal Ahmet de oradaydı. Yarış başlamıştı. Tüm çocuklar hızla ileriye atılırken Topal Ahmet  yavaş yavaş ama azimle ilerliyordu. Mehmet durumu fark edince durdu ve onun kendisine yetişmesini bekledi. Birlikte girdiler final çizgisine. Onu yalnız bırakmak istememişti Mehmet. Hem duvar komşuları, hem de iyi bir arkadaşıydı Topal Ahmet.

Yıllar geçmişti aradan ve yolları ayrılmıştı. Uzun yıllar haberini alamadı Mehmet arkadaşının. Sonra duydu ki, karıştığı bazı karanlık işler nedeniyle vurularak öldürülmüştü. Demek, şu anda masasına gelen ve kendilerini eğlendirmek isteyen bu genç kadın, arkadaşı Ahmet'in kızıydı. 

Düşüncelerinden sıyrılıp baktığında,  genç ve güzel kadın hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Mehmet, saçlarını okşadı kadının. Hadi kızım, kalk git ve yüzünü yıka. Vee.. bir daha dönme bu masaya ne olur dedi. Kadın kalkıp giderken arkadaşları şaşkın, Mehmet'in gözlerinde ise yağmur bulutları oynaşıyordu. Kalktı ve hemen gidelim dedi, daha fazla kalamayacağım...

19 Eylül 2013

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşanan hayatlarda madalyonun arka yüzü. Kimse kendi çizemiyor kaderini. Teşekkürler Sevgiler,selamlar ile

SAHAFÇA 
 04.06.2018 22:51
Cevap :
Maalesef öyle. Ne hayatlar var alt üst olmuş göz yaşıyla yoğrulan...Selamlar, mutlu kalın...  05.06.2018 12:13
 

Sizin öyküleriniz beni çok etkiliyor sevgili Ayşegül hanımcığım.Bu öykü de içimi yaktı geçti...Sizin de,meslek anılarınızın çok olduğunu tahmin ediyorum benim gibi.Çok gerçek bir öyküydü bu sanki.Kadınların dramları hiç bitmek,tükenmek bilmiyor.Nereye el atsan,bir kadın öyküsü çıkıyor insanın karşısına.Yazmak zor geliyor bana bazen,yüreğim sıkışıyor çünkü.Elinize,yüreğinize sağlık.Sevgi ve selamlar gönderdim...

Kırlangıçlar da gittiler 
 04.06.2018 10:49
Cevap :
Bu da yaşanmış bir olaydan esinlendiğim öykü Fisun Hanımcığım. Ben de de anılar çok, sizde olduğu gibi. Yaz yaz bitmez. Arada karalamaya çalışıyorum yazılacak gibi olanları. Konu kadın olunca da hassasiyetim tavan yapıyor. Umar ve dilerim hiç bir kadının tırnağının kırılmadığı bir yaşam ortamı sağlansın...Ve hiç bir çocuğun incitilmediği...Çok teşekkür ediyorum...Selamlar, mutlu kalın...  04.06.2018 13:41
 

Merhaba, çok güzel bir öykü. Kaleminize sağlık. Selamlar...

Mesut KARİP 
 10.10.2013 14:14
Cevap :
Teşekkür ediyorum beğeniniz için. Selamlar, mutlu kalın...  16.10.2013 12:20
 

Gerçekten mağdur olan kadınlar resimdeki gibi gizli ve sessizce ağlıyorlar.

Kerim Korkut 
 01.10.2013 17:44
Cevap :
Gözyaşları, acının sessiz sözleriymiş...Selamlar, mutlu kalın...  03.10.2013 17:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1421
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster