Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
367
 

Ben dilenci değilim sayın Bakan! Yardım mı, kibir mi?

Ben dilenci değilim sayın Bakan! Yardım mı, kibir mi?
 

Bakanlar, il yöneticileri hatta yerel yöneticiler halk içinde geziye çıktıklarında karşılarına ayaküstü değişik sorunlar çıkabiliyor...

Genelde ''sinyalciler'' oluyor bunlar... Hani nerde bir ''devlet adamı'' görse ondan bir şeyler koparmayı/ istemeyi gelenek haline getirenler... Bir şey koparıncaya kadar kimsenin yakasından düşmez bu insanlar… Protokol ve korumaların korkulu rüyasıdır bu insanlar…

Birde ''bürokrasinin sessizliğinde'' çığlığı kaybolanlar vardır... Her tür rutin işlemi yasal çerçeve içinde yapan nice imdat çığlığına çoğu zaman bürokrasi sessiz kalmasa da köklü çözümler bulmuyor... Bulamıyor… İmdat sahibi sesinin gerekli etkiye yapmadığına inanıyor... Bulabildiği, görebildiği ulaşabildiği ''devlet adamlarının'' önüne atıyor kendini... Hatta korumaların hırpalaması pahasına yapıyor bunu... Birince ele ulaşmaya çalışıyor...

Çoğu zaman hedefine ulaşıyor bu çabalar... Ancak bazen de içler açısı durumlar ortaya çıkıyor...

Dünkü haberi/olayı görünce başıma kaynar sular döküldü... Kanser tedavisi için kullanılan ilaçların bulunması /ücretsiz sağlanması konusunda, devletin gereken duyarlılığı göstermesini isteyen/ sesini duyurmaya çalışan Dilek Özçelik adlı bir genç kızın eline/cebine üç beş kuruş sıkıştıran bir bakanın devirdiği çam...

Bu genç kızın içine düştüğü/düşürüldüğü korkunç acıya mı yanayım, yoksa bakan Bayraktar'ın kendini içinde buluverdiği acınası duruma mı?

Bu hareketi yapan kızımızı öncelikle tebrik ederim... Sonrada acil şifalar dilerim... Bu hareketi kendisine yapan Bayraktar'a parayı iade etmesi ve protestoda bulunması bence çok önemli...

Devlet görevlilerin bu tür yardımları saçmalık bence... Ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın altında yatan saltanatın kibri bence... Gelenekleşmiş, güya insanileşmiş bir yardım şekli olarak algılanmasına rağmen (çünkü kendi cebinden yapılır) şiddetle karşı çıkıyorum bu tür görüntülere...

Devlet adamlarının görevi sorunları yasalar ile çözmek değil midir? Yoksa gezilerinde bavullar dolusu para dağıtarak mı çözmek istiyorlar sorunları?

Yardım kişisel olabilir; ancak bunun bile belli kuralları vardır... Karşındakinin bunu istemesi ve bu yardımın başkalarınca bilinmemesi gerekir... Televizyonların karşısında ''düşürme haa'' denilen şey yardım değil Osmanlıdaki saltanat kibrinin aynen devamıdır... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ya genç kız parayı iade etmeseydi?

Ali Gülcü 
 16.04.2013 22:01
Cevap :
Merhaba Ali bey... Zaten olay parayı iade etmesiyle patlak verdi... Etmeseydi ÜLKENİN içinde olduğu durum OLAĞAN şekilde yaşanmaya devam edecekti... Taş koydu birisi anlayacağın.. Sevgiler...  17.04.2013 11:33
 

Evet, son derece yerinde tespit: Saltanatın kibri... Kendilerini üstün, halkı hakir görüyorlar. Sadakayla işi bitireceğiz zannediyorlar. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 15.04.2013 16:58
Cevap :
Günaydın İsmail Hakkı bey... Bu gücü onlara verenlerde iç hesaplaşma olmadığı sürece bu böyle gider... Saygılar...   16.04.2013 9:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 918
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster