Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '20

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
49
 

Ben Evden Çalışmayayım

Coronavirüs salgını beklendiği gibi ekonomiden, sosyal hayata kadar her alanı etkilemeyi sürdürüyor. Ülke ekonomilerinde salgının yönlendirmeleri doğrultusunda yavaş yavaş yeni şekillenmelere tanık oluyoruz. Bu değişim epeyce bir süre devam edecek gibi görünüyor. Aslına bakarsanız gerek ülke ekonomilerinde gerekse insan yaşamında değişim kaçınılmaz. Bu doğanın bir gerçeği. Coronovirüs salgını sadece bazı değişimlerin daha hızlı olmasını sağlıyor. Bir bakıma insanoğlu yaşamı etkileyen bu tür olaylardan ders çıkarmak zorunda. Bazı alanlarda daha bugünden salgın nedeniyle alınan önlemler artık bir yaşam tarzı oldu. En çok etkilenen ve süratle şekillenen alan ise hiç kuşkusuz çalışma hayatıdır. Salgın döneminde, özellikle evden çalışanların oranı önemli oranda artmış görünüyor. Zaten her zaman gündemde olan ve hatta bazı şirketler tarafından uygulanan bu çalışma sistemi çalışma hayatına erkenden dahil oldu.

 

Özellikle büyük şehirlerde yoğun trafik nedeniyle işe gitmek oldukça zaman alıcı ve can sıkıcı. Bu konuda hiçbir itirazım yok. İşe gitmek için aceleyle yapılan dışarıya çıkma hazırlığı, kıyafet seçimi ve kahvaltı işin zamanla yarış yönü. Eğer bir de kreşe bırakılacak çocuğunuz varsa, çalışan insanlar sabah kendini tam bir koşuşturmanın içinde bulur. İşyerinin servis aracı yoksa, ulaşım için yapılacak masraflar, işyerine uygun kıyafet seçimi için yapılacak masraflar ise işin ekonomik yönü.

 

Şirketlerin evden çalışma şekline oldukça sıcak bakmasının önde gelen nedeni hiç kuşkusuz eleman maliyetlerin düşmesidir. Ofisin kirası, temizliği, ısıtma ve soğutma masrafları,  araç ve gereç temini, çalışanların ulaşım masrafları, yiyecek ve içeçek masrafları dikkate alındığında şirketlerin bu çalışma şekline geçiş konusunda olumsuz düşünmeleri beklenemez. Bu nedenle, pandemi ile birlikte evden çalışma uygulamasına geçen şirketlerin sayısında artış olduğu görülmektedir. Hatta çoğu şirket pandemi sonrası için çeşitli çalışma şekilleri oluşturmaya ve geçmeye başladı.

 

Evden çalışma şekline sıcak bakan çalışanlar olduğu kadar, bir an önce ofislerine kavuşmak isteyenlerin olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Yaşanan pandemi sürecinde evden çalışan yakınlarımı görünce, ben kesinlikle evden çalışmayı yeğlemezdim, diye düşünüyorum.

Neden ?

Öncelikle, kapitalizmin getirdiği her türlü yeniliğe çalışanların hak ve taleplerinin bir adım gerilemesi olarak bakıyorum.

Bu sistemde çalışanların verimlilikleri ölçmek oldukça kolay görünüyor. Bugünün teknolojisiyle yöneticiler, çalışanların her türlü hareketlerini  inceleyebilirler. Bu inceleme sonuçlarına göre çalışanlarının performans değerlendirmesini kolaylıkla yapabilirler. Böyle bir değerlendirme ne kadar objektif olur ? Tartışılır. Bir çalışanın değerlendirilmesinde önemli olduğunu düşündüğüm konuşma, sunum, beden dili kullanımı, kişisel özellikleri, ekonomik ve sosyal olaylar karşısındaki tepkileri vb. kriterler gözardı edilecek diye düşünüyorum. Diğer yandan, yüksek teknolijiyle yapılabilecek bu tür kontroller, çalışanların özel hayatlarını ne kadar etkileyecek ?

Evde çalışmayla birlikte evin temizlik,su,elektrik, internet, iklimlendirme ve mutfak masrafları önemli ölçüde artacak.

Yataktan kalkıp, çalışma masasına geçmek, aynı mekanda uyuyup,yemek pişirip, çoçuk bakımı yapıp, aynı mekanda çalışmak zamanla önemli bir stres kaynağı oluşturacak diye düşünüyorum. Ev hayatı ile çalışma hayatını birbirinden ayırmak ve işe konsantre olmak çok kolay olmasa gerek.

Evden çalışmanın yaratacağı stres yanında hareketsizlikten dolayı birtakım fiziksel rahatsızlıklara neden olacağı da yadsınamaz bir gerçek..

 

Pandemi sürecinde yakınlarımdan görebildiğim kadarıyla evden çalışmada belirli bir çalışma saati uygulanması da oldukça güç görünüyor. Çalışma saatleri artmış gibi...

Evden çalışmayla birlikte, alışveriş, dostlarla bir araya gelme, hafta sonu proğramları gibi alıştığımız yaşam tarzı bambaşka bir hal alacak. Cumartesi ve/veya Pazar sabahı yapılan uzun kahvaltı proğramları değerini yitirecek. Elbette değişime karşı değilim. Güzelliklerin kaybolmasına karşıyım.

Diğer yandan, evden çalışma sistemi konusunda işverenlerin de kafası epeyce karışık görünüyor.

Bir değerlendirmeye göre; kapitalizmin gözbebeği ABD’ de, BM, Aetna, Best Buy, Bank of America, Yahoo gibi büyük şirketler bu çalışma yöntemine yıllar önce geçmiş. Ardından çalışanların motivasyonundaki ve şirket sadakatindeki azalma nedeniyle çalışanları ofislere geri çağırmışlar.

Bir diğer ifadeyle, İşverenler tarafından da, şirket kültürünün temelini oluşturan ofislerin ne kadar önem taşıdığı ortaya çıkmış olmaktadır.

Hiç kuşkusuz,  işverenlerin bu konuda yapacakları ciro ve kâr odaklı değerlendirmeler ve çalışanları kontrol için teknolojinin vereceği olanaklar, gelecekte evden çalışma şeklinin kalıcılığını belirleyecek gibi görünüyor.Umarım, işverenlerin sadece kendi istekleri doğrultusunda belirleyecekleri,şimdilik bazı çalışanlar tarafından olumlu görülen bu çalışma sistemi,çalışma koşullarını daha da kötüleştirmez. Her ne olursa olsun, evden çalışma sisteminin yaygınlaşmasıyla yeni yaşam şekilleriyle tanışacağımız bir gerçek. Bir öğle yemeğinde ya da bir toplantıda hayallerimizdeki eşimizle karşılaşma şansı bile azalacak...

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 794
Kayıt tarihi
: 23.01.11
 
 

1981 yılında Eğe Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden mezun olmuştur.1984-1992 yıllarında Türkiye Z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster