Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '12

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
362
 

Ben Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, ecinliyim ve yeraltından bildiriyorum

Ben Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, ecinliyim ve yeraltından bildiriyorum
 

İnsanlık aleminin en vicdanlı ve en büyük yazarlarından Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821 - 1881) 131 yıl önce 9 Şubat günü kan kusarak ölmüştü.


Ben Fyodor Mihayloviç; Yaradan’ın lânetli kulu, aksi ve hasta Rus yazarı ve baba katili; bu yüzden işte cezalandırdı Baba’m beni, illetliyim ve ecinli ve işte yeraltından bildiriyorum. 

Talihsiz bir çocuktum ve kötü; babasının durmadan kendisini ve annesini dövüp sövdüğü bir çocuk. Kötüydüm, zira ölmesini istedim hep babamın. Ve öldü nitekim babam. Baba’m, hangi çocuk istemişse ölmesini babasının, o çocuğunu cezalandıran bir Baba’dır.

Babam ölsün istedim, öldü; söyleyin, böyleyse bu, ben babasını öldüren bir katil değil de neyim? Ve Baba’m bütün bunları gördü, bildi Baba’m; ben baba katiliyim. Baba’m beni cezalandıracaktı, bu mukadderdi, kaçınılmaz kaderimdi ve oldu bu: illetli kıldı ve hasta etti Baba’m beni.

Sadece babama mı? Çar Baba’ya, milletin babasına da ihanet ettim, istedim ki ölsün o da. Baba’mın lâneti daha da katmerlenir bu gidişle ve nitekim kan tükürür oldum işte,

Ben Fyodor Mihayloviç; Yaradan’ın lânetli kulu, aksi ve hasta Slav yazarı ve baba katili; illetli ve ecinli ve yeraltı curnalisti.

Yazdım, yazmaktan bir şeyler umarak. Bir derin teessürde boğuldu ümit; kader, irade ve merhamet; alıştığım bir şeydi cehennem; yazdığımdan ibaretti yazgım ve yazdım.

Hep yoksuldum ve ancak doydum ki sadece patates ve şarapla mutlu oldum. Kumar aldığında beni benden, daha çok yaz, daha çok yaz ve kurtul şu borçlarından diye sıkıştırırdı yayıncım beni. Kurtulamadım borçtan, kurtulamadım alacaklılarımdan ve haris yayıncımdan. Bu yüzden yazdım, yazdım, yazdım ve ama hep yoksuldum ve sadece patates ve şarapla doydum ve mutlu oldum.

Ey merhameti yüce Baba’m, suçluların suçlusu Fyodor’unu nasıl da kolladın. Babasını öldüren, Çar Baba’sını da öldürmeye teşebbüs eden mücrimler mücrimi şu hakir kulundan nasıl da mağfiretini esirgemedin! İşte bu yüzdendir ki, Fyodor Mihayloviç de ömrü boyunca merhamet, suç, ceza, ödeşmek ve adalet ve tabii bir de Baba’sı, Yaradan’ı üzerine yazdı durdu.

Şimdi ben, henüz az önce kan kusmuş ve bayılarak nöbet geçirmiş olan ben diyorum ki; ey yüce Baba’m, içimdeki cehennemle içinde olduğum cehennemi taşımaya elbet razıyım. Ebedi alemdeki cehenneminden kaçışımın da olmadığının farkında olan ben, tek bir şey diliyorum senden: okunulası şeyler yazmama vesile ol, sonra, varsın kan kusarak gideyim o cehennemine yine ben.

Ben Fyodor Mihayloviç, yani, Dostoyevski ben. Yaradan’ın lânetli kulu, geçimsiz ve hasta Slav yazarı ve baba katili; illetli ve ecinli ve yeraltı curnalisti. Ecinnilerin arasından, yeraltından bildiriyorum ve umarım okunulası şeyler yazmışımdır diyorum.

Nil ALAZ, Nurbanu Kablan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben karaltında kalan çiçeklerden birisi. Okudum, okunalısı şeyleri... Bu sözlerle usul tutulur.......Saygılar......

Nil ALAZ 
 10.02.2012 12:48
Cevap :
bu nasıl bir yorumdur Allahım! adeta, hayır hayır, adeta değil, doğrudan ve resmen bir şiir bu. nil hanım, kıymetli katkınız beni benden aldı:-) sağolunuz değerli dostum....  10.02.2012 15:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1400
Kayıt tarihi
: 29.08.11
 
 

1958 Fatih / İstanbul doğumlu. Etiler Lisesi ve İTÜ Maden Fakültesi Petrol Mühendisliği Bölümü me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster