Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '08

 
Kategori
Türk Mutfağı
Okunma Sayısı
379
 

Ben hasta değilim

Ben hasta değilim
 

eeee sevmek gerek


Hatırladığımda birisi keza seviyorum dese o an gülmeye başlıyorum ki, çenelerim sızlıyor .

Küçük bir odası , mutfağı , odunluğu olan evin içinde, bir ana bir oğul yaşarlar.Ana, oğul mütevazı gelirleriyle bir tavuk, bir horoz , bir de keneli ineklerinin geliriyle paşa misali geçinirlerken, oğul bir gün hastalanır , anası çok üzülür .Oğlu bir deri bir kemik kalır, yani gıdasızdır ama; oğul “amel “ denilen bağırsak hastalığına yakalanmıştır.

Anası sorar;

-Oğul canın ne ister?

Oğul düşünür gibi yapar, günlerdir horozu nasıl yiyeceğini hesaplarken , fırsat ayağına gelir

-Sana nasıl derim! canım horoz eti ister...

-Hemen pişiririm, der hazırlar oğul afiyetle yer.Yerde oğul anasının şefkat gösterisine hiç inanmaz , aklında plan yapar anasını deneyecektir..

Ana oğul memnun karınları tok yatarlar , oğul şeytani fikrini sahneye koyar . Sabahtan kalan az balı çıplak tenine sürer, yatağına yastık koyup yorganı örter, geri dönüp ballı cildine akşamki horozun tüylerini yapıştırır, loş ay ışığı odaya vurmuş, anası yorgun düşmüş, derin uykuda .

Anasını sarsıp

-Hele kalk!

Ana

-Sen kim ? Ben Azrail.

Ana;

-Kurban, ben hasta değil bak (oğlunun yatağını göstererek) İşte hasta o...

Oğul elini yüzünü siler;

-Ana hani beni her şeyden çok severdin.

-Oğul, can tatlı der .

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 966
Kayıt tarihi
: 13.02.08
 
 

Kısaca öğretmen ve öğretenim. Yaşamayı yaşarken öğrenmeyi ilke edinmenin dustur olduğuna inananla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster