Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
195
 

Ben İzmir’e; ÜLEN demem…

Ben İzmir’e;  ÜLEN demem…
 

Ekip oldukça sempatik resim int. alıntı


En fazla bayramdan bayrama “GI” derim ben ona…

Kimse duymadan kulağına fısıldarım.

Egeliyim ama ne çare, bir has Egeli gibi konuşamam, eksikliyimdir bu konuda…

Görmezden gelir, güngörmüş Hatun: Yüzüme vurmaz uluorta.

Geçenlerde, geçenlerde dediysem “Ulan İstanbul” dizisi başladığında; biraz mırın kırın etti Güngörmüş: İyi hoş da dizi başlığı pek bir sert olmuş yıllanmış kereste gibi; hakaret boyutunda olmasa da – sözcük: Bünyesinde, anlam bakımından hakaret barındırmasa da- adı çıkmış dokuza inmez sekize…

“Len İstanbul, lo İstanbul, İstanbul Lolo” olsaydı bari”

“Valla ne desem İzmir’im bilemedim. Lolo’nun yamuk anlamında kullanıldığını varsayalım.

 O zamanda yamuk çarpık İstanbul olacaktı.

Ulen Len  Ulan formasyonlarını; İnternette   CelebRindal:  Öyle güzel açıklamış ki şaşırdım kaldım. Ben kendi yorumumu katarak örnekleyeme çalışayım.

Şaşkınlığı: “Deme len, essah mı”

Sevinci: “Ulen adamımsın, helal olsun”

Sabırsızlığı: “Lan oğlum bırak düş artık yakamdan”

Ümitsizliği: “İflah etmem ben gayrı, bakteriler sarmış her yanımı”

Son örnek: Güngörmüş’ün hoşunu gitmedi.

Sol kaşını öyle bir kaldır ki ödüm koptu.

İtiraf etmek zorunda kaldım.

“Son örnek külliyen bana ait CelebRindal ile alakası yok.

CelebRindal: Ulan’ı topluma kazandırmaya çalışıyor.

 Nasıl olsa günde ortalama 200 kez kullandığımız bu sözcüğün özgürlüğüne kavuşması için avukatlığını yapıyor.

 Benimkisi olumsuz kaçtı. Esasında öyle demek istememiştim.

Güngörmüş: “Madem öyle açık et gerçek maksadını” der gibi dik dik yüzüme bakınca…Dilim çözüldü.

Ben, çok klasik bir yöntemle dünyaya gelmişim.

“Sezaryen yöntemiyle dünyaya gelen bebelerin bağışıklık sistemi bir nevi zedelenirmiş. Türlü hastalıklara yatkınlık oranı, doğal yolla dünyaya gelen bebelere nazaran daha fazlaymış. Uzman bilge kişilerin yaptıkları deneyler, araştırmalar bu durumu kanıtlamış.

( Steril ortamda doğan, beslenen, yaşayan kobayların bağışıklık sistemi:

(Mikrop bakteri vs. karşı( tanımadığı için) hiçbir direnç göstermediğinden) işe yaramaz bir halde güçsüz kalıyormuş) 

Normal doğumda: Bebek kendini dışarı atmadan önce doğum kanalından geçerken türlü mikroplarla tanışıyor, mikroplar da bebeği sarıp sarmalayınca ; dirençli bir bağışıklık sistemi oluşuyormuş.

Rahat yolu seçen veya seçmek zorunda bırakılan insan yavrusu: Mikroplarla tanışma fırsatı bulamıyormuş.

Tıp dünyası hayati önem taşıyan bu gerçeği yeni yeni keşfetmiş gibi görünüyor.

  Dünyaya gelirken mikroplarla tanışmak elzem; ondan sonra bakteriler tarafından abluka altına alınmak pek hayra alamet sayılmıyor.

Örnek verirken; işte ben bunu dile getirmek istemiştim İzmir’im ama sen nerden bilebilirsin ki; sen doğduğunda sezaryen  mi vardı?

 O yüzden bakteri ve mikrobu iyi tanırsın.

İhtiyaç duyduğunda seçimini ona göre yaparsın.

Farzı misal: Ben seçimimi hep Türk dizilerinden yana kullanırım. Yabancı dizilerin, kostüm maske makyaj ve içeriği oldukça demode gelir bana; pek fazla katkısını da göremedim.   

Bir  “Ulan İstanbul dizisi” öyle mi?  Argomu tazeleye tazeleye yemyeşil oldum. Tek sıkıntım: Pazarlayamıyorum; kullanım alanım kısıtlı eksik olmasın tüylü çocuklarım bana kulak kabartarak destekliyorlar. 

Bakarsın bir gün lazım olur. Bir dil bir insan.

  Argo: Özel harmanlanmış baharat; anadil lâl olunca;  çanaklara; bolca serpiştirilir.

 Bir zamanlar dilini sevdiğim İstanbulca!

Büyümenin bedeli var; sen de biliyorsun. 

O nazenin ağzını tarihin sayfalarında yitiriyorsun.    

Ne gülüyon gı; kıs kıs öyle?

Beğenemedin mi döktürdüğüm edebiyatı?

 Onu bunu bırak; ne olacak bu kupanın hali?   

Brezilya kalesini 7 golle delik deşik eden Almanya:

 2014 Dünya futbol şampiyonu olur mu?

Sence

Arjantin mi var önlerinde?

Alev Meisel /Berlin

10 Temmuz 2014

      

Ohannes bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yorum saatine bakarsanız ne durumda olduğu anlarınız.19.46...)) ki bizim kafamız öğleden sonra çalışmaz....))) evet şaka bir yana beğenmediğim yazıya iş olsun diye yorum yazmam. Ben de Ulan bağlantınızı kendi açımdan daha önemli tutum ve yorumu onun üzerine bina ettim...serde erkeklik varya...))) sevgilerim ve saygılarımla....

Metin TOPÇU 
 12.07.2014 10:40
 

Çok çeşitli cehpelerden dolandınız,ramazan kafamla tartamadım yazınızı ama şunu diyebilirim.Düzey yükselmiyor aşağıya çekiliyor maalelesef...her konuda ama...Saygılarımla...

Metin TOPÇU 
 10.07.2014 19:46
Cevap :
Ben size yardımcı olayım Metin Bey, oruç tutmak aklı algıyı(melekeleri) zorlamaz diye düşünürüm hatta insan açken daha bir hassas olur ama susuzluk zorlayabilir. Ben yazımda ulan sözcüğünü masaya yatırdım. Bilirsiniz adı çıkmış masum bir sözcüktür ana konuya ulan bağlantısıyla girdim. Normal doğumla sezaryen yöntemini karşı karşıya getirdim. Bilimde şimdiye kadar fark edilmemiş ama şimdilerde farkına varılmış önemli bir noktaya dikkat çekmek istedim. Bu çok mu çok önemli konuyu araştırarak yazdım. O yüzden de okur da biraz emek vererek salim kafayla okursa faydalanır diye düşündüm çünkü doğumlar her zaman yaşamın içinde ve kadınlarımız sezaryenin tamamen iyi bir yöntem olmadığını da bilsinler istedim tabii ki bilenler var olmaz mı? kendinizi zorlamayın bu sayılı mübarek günler geçtikten sonra rahatlarsınız. Çabucak tüketilen yazılar(bir solukta okunan ve anlaşılan)belki Ramazan ayı için daha uygun olabilir lâkin bu önemli bilgiyi derhal paylaşmak istedim Yüce:Orucunuzu kabul etsin   11.07.2014 18:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 823
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster