Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
69188
 

Ben merkezci bir yaşam!

Ben merkezci bir yaşam!
 

Mevcut gerçeklerden yola çıkarsak, bu yaratılıştaki insanların duygulara kapılmadan hareket etmesi, 'menfi gibi görüneni değerlendirmesi' ham bir hayal olarak kalıyor ve bu arada resmen kişilik tescil ediliyor.


Şayet olaylar "istendiği gibi oluşmuyor, her şeyin elde edilemeyeceğini gösteriyorsa", bu durum bizedüzelmemiz için iyi bir fırsat yaratıyor diyebiliriz.

Böylesi fırsatları yaratanlara şükran borçlu olduğumuzu söyleyebiliriz.

Ama nedense inatla bazı koşullara ulaşmak için umursamadan kendimizi zorluyoruz.

Mükemmel görünmek adına bunu yapıyoruz.

Tabii, hiçbir şey planlandığı gibi gitmiyor. İnsanoğlu kendi hayal dünyasında kendini en başarılı, değerli, en yetenekli kabul etse bile durum değişmiyor.

Doğal olarak, beklenmedik olaylarla karşı karşıya kalınıyor.

Bazen yanlış uygulamalar, karşılarına bir tehdit olarak dikiliyor.

Ve sonuçta bir karalama kampanyası başlıyor.

Bunun yanı sıra, veri tabanımız, olmasını istediği durumlar için tiyatromsu durumları seçebiliyor.

Dolayısı ile kişiler egoist ve kibirli oluyor. Ben merkezci ve biraz çelişkili görünecek bir anlayış çıkıyor ortaya.

Ve zaman zaman tam olarak neden olduğunu bilemediğimiz bir panikleme devresi giriyor araya.

Belki, kilitlenmeden, özgüven eksikliğinden ötürü abuk sabuk fikirler oluşuyor.

Takdir edersiniz ki bunlar, üzüntü, elem ve ızdırap verici şeyler.

Bu arada,  kişi huy ve karakter yapısı gereği gözünü dört açacağı, kulağını “uyarılara vereceği” yerde,garip bir şekilde, bütün bunlar kendisinin değilmiş havalarına giriyor.

Bu kadarla kalmıyor.

Ne pahasına olursa olsun, ben merkezciliğin vurdum duymazlığı devam ediyor.

Büyük bir öfke ile saldırıya geçebiliyor.

Çünkü yenilgiyi bir türlü hazmedemiyorlar. Gerekli tedbirleri almak bir yana kazanmaktan başka bir şey görmüyor gözleri.

Nasıl bir anlayışsa, nasıl bir düşünce ise!..

Böylece vicdanlarıyla bile yüzleşmelerine gerek görmüyorlar.

Biraz zor bir kural ama, varoluş prensipleri, gerçekleri bu düzeyde tanımlıyor.

Ama diğer yandan, içten içe, “haykırışlarını duyacak birinin” kendisini kurtarmasını bekliyor.

Psikanalist Bion da"psikolojik olgunluğun, kendimizle ve hayatla ilgili, olumlu-olumsuz duyguları bir arada barındırabilme kapasitesi" olduğunu söyleyerek bu düşüncelere ışık tutuyor.

Haliyle, ilgi odağı olma gayreti ile yaşamayı sürdürüyorlar.

Sevgili dostlarım!

Yaşantımız birçok olaya gebe.

Bir iki istisnası dışında olumsuzluğa tahammülü olmayan, eleştiriye gelemeyen, ikazlara kulağını tıkayan, davranış bozukluğu içinde olan bu tür kişiler çoğunlukta.

Aslında, onlarbahsini ettiğimiz temel özellikleri ile her an kendileri ile çatışma halindeler.

Mevcut gerçeklerden yola çıkarsak, bu yaratılıştaki insanların duygulara kapılmadan hareket etmesi, 'menfi gibi görüneni değerlendirmesi' ham bir hayal olarak kalıyor ve bu arada resmen kişilik tescil ediliyor.

Dahası, yıllar kişinin sahip olduğu belli bakış açılarının kolayca değişmediğini de ortaya koyuyor.

Hele her olayda savunma mekanizmasına başvurup bu özgüven eksikliğine sarılanlar, kendileri dahil, toplumu da kandırmış oluyorlar.

Sonrasında ise geçici bir mutluluk, anlamsız bir tatmin olayı yaşanıyor.

Malumu ilam kabilinden söyleyeyim;

Bu kişiler için, "sanal bir rahatlama” önem kazanıyor.

 

 

Ahmed F. YÜKSEL

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eski ilim sahiplerinin bir deyişi var bugünlere kadar ulaşan: Allah bir kapıyı kapattıysa, bizim için açtığı bir yeni kapıyı aramamız içindir. Bu bilinçle olaylara yaklaşanlarda Ego,kibir ne gezsin. Onlar sistemin işleyiş mekanizmasını çözmüş, hayrın peşine düşmüş, şerri dahi hayır bilenler.

miray ecrin 
 27.06.2013 12:45
 

Çoğu insan için isteklerinin gerçekleşmemesi, arzu ettiklerini elde edilmemesi sanki ateşle dağlanmakla eşdeğer. Halbuki sizin bir yazınızda rastladığım bir sözünüz var: "Arınmak ateşle dağlanmak gibidir". Arınmak isteyenlerin hazır olması gereken bir sistem gerçeği bu anladığım kadarıyla.

osman sadi 
 27.06.2013 12:37
 

Dünya benim istediğim gibi dönsün; herkes benim istediğim gibi yaşasın diyen, yanmak için yaratılmıştır.(Ahmed Hulusi) Yazınızı okuyunca ilk aklıma gelen şu son günlerde duyup da çok beğendiğim bu değerli söz oldu. Teşekkür ederim pekiştiren yazınız için.

dağhan akalp 
 26.06.2013 23:51
 

Herkes cennete girmek ister ama kimse ölmek istemez" diye bir deyiş vardır. Yazınızda bahsettiğiniz birey tiplemesine sanki çok uyuyor. Cennete girmek istiyor, ister dünya cenneti ister ölüm ötesi, cennete giriş kapısı ölümü tatmak istemiyor. Özellikle dünya cenneti için ki ahiret ve dünya yaşamları eşzamanlıdır, ANda yaşayanlar için diye öğrendik- Başına gelen olaylarda duygusal tepkiler vermeye devam ediyor, kibir ve egosundan soyunup benliğini öldüremiyor ama huzur ve mutluluk hali, beğenilmek ve sevilmek istiyor. Cennet istiyor ama ölmek istemiyor!

servet yücel 
 26.06.2013 23:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 611
Toplam yorum
: 1979
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10240
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster