Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
508
 

Ben olmam gereken yerdeyim

Ben olmam gereken yerdeyim
 

Siz de onlardan biri misiniz?


Yazıp çizdiklerimin, düşünüp ifade ettiklerimin kimilerini rahatsız ettiğinin, kimilerinin hoşuna gitmediğinin farkındayım.

Ama ne yapayım. Kahretsin ki olmam gereken yerdeyim.

Aslında herkes tam da olması gerektiği yerde değil.

Kimileri çekilip uzatılmış, yerinden uzaklaştırılmış ve koparılmış.

Bazen ikna ile, bazen zor ile, bazen sağlanan çıkarlar ya da doğru yanlış vaatler ile insanlar bir yerlere getirilmiş.

Çekilebilenler olmuş, çekilemeyenler olmuş.

Doğru yerinde ısrarla duranlar, taviz vermeyenler olmuş, yanlış yerini bir türlü terk etmeye yanaşmayanlar olmuş.

Ben şükür ki bugünkü aklımla, duygularımla kendi belirlediğim yerdeyim. Birilerinin hoşuna gitmek için bir şeyler söylemiyorum, yazmıyorum.

Kimi çıkarlar için, kimileri tarafından aldatıldığım için, doğru yanlış vaatlerden etkilenerek bulunduğum yeri terk etmiş değilim.

Neysem oyum.

Şu tarafta duranlardan da beni eleştirenler, bana dudak bükenler var, bu tarafta duranlardan da.

Onlar benim kendilerinden yana gitmemi, yer değiştirmemi arzuluyorlar. Ya da öyle olmadığım için benden uzak durmayı yeğliyorlar.

Ya da “bırak yahu, ondan bir şey olmaz” deyip geçiyorlar.

Şu an için yapabileceğim hiçbir şey yok.

Birileri istiyor, arzuluyor diye onlara yakın gitmeyi anlamsız buluyorum.

Ben de onlar gibi kendi içimde bir bütünlüğe sahibim ve benim bütünlüğüm burada olmam gerektiğini fısıldıyor kulağıma.

Hani siyasetçilerin seçim dönemlerinde yanlarına çekmeye çalıştıkları kitleler vardır bilirsiniz.

Hani o kitlelerin içinde okumuş, okumamış; genç, yaşlı çok sayıda insan vardır.

Hani o insanlar kıyamet kopsa bildiklerinden şaşmazlar, oyuna gelmezler sahte parıltıların ardına düşmezler.

Oylarını inanmadıkları adaylara, partilere vermezler.

Belki tam inandıkları da yoktur, kendilerince kötünün iyisini seçerler.

Ben de onlardan biriyim.

Onların çok olduklarını, kalabalık olduklarını biliyorum.

Onlar sağda, solda, ortada her yerdeler.

Taviz vermezler, kolay kolay oyuna gelmezler.

Onlar ağlıyorlarsa dalavere şaklabanlıklarla gülmezler. Gülüyorlarsa kaş çatmalarla, dalavere eylemlerle, taşlamalarla ağlamazlar.

Ben böyle iyiyim.

Biz böyle iyiyiz.

*

Peki ya siz?

Siz de onlardan biri misiniz?

 

01.10.2014 10:53  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorumum, sayfa dolduğu için yarım kalmıştı. Devam edeyim. Bakın. Yazınız BLOG hanesinde olmaktan dolayı 200 küsur okunmuş gözüküyor. Gelgelelim yorumlar, iki adet.Bununla üç olacak. Demek ki artık, eski şevk yok insanlarımızda. Benim bir yazım vardı. 300 bin adet okunmuşluğu var. Yorumu ise 10 adet. Reva mı? Bu üç yüz binlik okunma oranında çıka çıka 5-10 kişi mi yorum yapmalıydı? Değil mi? Bence yorum demek, yazı ile ilgilenmek demek. Okur geçer, fikir sahibi olursun. Bir de cevaplamak ihtiyacını duyarsın. Yazıdan nem kapmak ve karşılık vermenin adına ben YORUM diyorum. Yorum yazmak için, içlenmek, benimsemek, kabul etmek özümsemek gerek yazıyı. Demek ki insanların yapısı içten değil. Çok yazık. Eh böyle BURASI muğlak. Aydınlanmağa ihtiyaç var. 300 bin dile kolay. Bunların içinde fikri olan 5-10 kişi miydi kahraman? Diğerleri "ucuzcu" muydu? Sıkmayın canınızı. Böyle gelmiş, böyle gitmez deyin her seferinde. Tamam mı?

Muzaffer Cellek 
 06.10.2014 12:33
Cevap :
Muzo Kardeşim, Üç yüz bin okunmuş bir yazının yazarı olmanız da güzel değil mi? Bence gerisini düşünmemeli artık insan. Blog yazarının ille bir karşılık bekliyor olması da bana göre şart ve hatta gerekli değil. Adı üstünde blog. Biz düşündüklerimizi, hissettiklerimizi, değerlendirmelerimizi yazarız. Okuyan da sağ olsun, okumayan da. Yorumlayan da sağ olsun, yorumlamayan da. Moralinizi bozmayın, üç yüz bin okunmuşluğun keyfini çıkarın. Bakın biz üç yüz binin daha neresindeyiz ve hiç mi hiç dert etmiyoruz. :) Esenlik dileklerimle,   06.10.2014 17:38
 

Henüz 3,5 aylık blogcusunuz. Maşallah, BLOG hanesinin yolunu bulmuşsunuz. Biz, tam 2 yıl sonra bulabildik. Burası çok okunan iletişim kutusu. Ben "Habur" Sınır Kapısı diyorum. Bravo valla. Nasıl da bu işlek kapıyı buldunuz. Şanslısınız. Takıldığımız idari konular dışında teknik eksikliklerimizi bile idaremizden öğrenmek istediğimizde, sudan soğuk cevap verirlerdi. Böylesi ketum bir ortamda, bravo vallahi bu Habur kapısına dayanarak kılıcınızı sallayabiliyorsunuz... Buraların eski şenlikli havalarını da bilir misiniz? Eskilere dönmek bakmak okumak gerek. Buralarda cenk etmek, palazlaanmak sonra da ünlenmek isteyenlerimiz var. Bundan sonra da namınız " Ağır top" oluyor. Nice kıymetli arkadaşlar var sizin gibi. Ama, Blog kategorilerinde Mercidabıuk, Uhud Savaşları vermedikleri için, pek namlı sayılmazlar. O zaman siz " Düz" blogcu oluyorsunuz. Düz olunca da her an silinip tükenmek olası.9 yıldır Hanya ile Konyayı çok arşınladık.Tecrübemle konuşuyorum. Alınmayın. Şahsınızla bir iş değil

Muzaffer Cellek 
 05.10.2014 15:26
Cevap :
Muzo Kardeşim, Haklısınız, Milliyet Blog'da yeniyim. Bu benim yeni yazmaya başladığım anlamına gelmiyor. Birincisi bu. Bu önemli. İkincisi ben hiçbir kapıya dayanıp kılıç falan sallamıyorum. Gittiğim yerlerin eski şenlikli ya da şenliksiz zamanları da beni doğrusu ilgilendirmiyor. Ağır top olma derdinde de değilim. İyi yazan, güzel şeyler üreten insanların eninde sonunda hak ettikleri karşılığı alacaklarına inanırım. Buralarda o değerlendirmeyi yapacak nitelikte çok insan var. Biliyorum ki, en iyi kararı okur verir. Beğendiği yazıyı ve yazarı okur, beğenmediğini es geçer. İyi şeyler yazmamışsam, yetersizsem, es geçilmeyi de hoş görürüm. Yazımı okuduğunuz için, yorumladığınız için de teşekkür ederim.   05.10.2014 19:00
 

bizim hakkimizi yiyorlar hocam biz olmamiz gereken yerde degiliz hakkimi yemek cesaretinde olanlarin parmagi bukulu kalsin.

Newyorker 
 01.10.2014 22:12
Cevap :
Kıymetli Dostum, Öyle diyorsanız öyle olsun. Hakkınızı yiyenlerin gerçekten parmakları da, başka şeyleri de bükülü kalsın. Bütün kalbimle katılıyorum. Sağlık, esenlik dileklerimle,  02.10.2014 14:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 230
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster