Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
3682
 

Ben ölmedim baygınlık geçirdim!

Ben ölmedim baygınlık geçirdim!
 

Hoca cenaze alayının başında ve tabutun yanında yürümekteymiş. Birden tabutun kapağı aralanmış, defnedilecek kişi başını kaldırıp, Hoca'ya yalvarmaya başlamış,

- Hoca ben ölmedim, bir baygınlık geçirdim... Ama beni öldüm sandılar, yıkadılar, duamı ettiler, namazımı kıldılar, şimdi beni diri diri gömecekler. Durdur şu cemaati, beni kurtar!

Hoca şöyle bir etrafa bakmış. Sonra tabuttan başını kaldırıp, kendisine yalvaran adama dönmüş,

- Kardeşim, bu kadar kalabalık cemaate benim laf anlatmam mümkün değil, sana Allah rahmet eylesin, demiş.

Kıssadan hisse:

Günlerdir konuşulan ve ülkem insanının gündemine oturan Kılıçtaroğlu- Gökçek tartışmasında gündeme oturan diğer bir konuda, Gökçek’in yanlı olmakla suçladığı program yöneticisi Uğur Dündar’a yüklenmesiydi!

Sert kayaya çarpığını ancak ertesi gün anlayan Gökçek, yenilen pehlivan güreşe doymaz misali “kumpasa” getirildiğini öne sürerek tartışmanın yeniden yapılmasını istedi. Bu çıkışından sonuç alamayınca bu gün kanal kanal dolaşarak hazırladığı çok basit bir gösteriyle kendi üflediği balonları bir bir patlattı!

Ama kendi balonunun patladığından habersizmiş gibi davranması bile onun ne kadar büyük bir polemikçi olduğuna dair işarettir. Bir saat boyunca kendi tezini savunan, yorumlayan, hiçbir müdahale veya soruya muhatap olmayan daha doğrusu cevap vermeyen Melih Gökçek “ kendin pişir kendin ye” adlı basın toplantısı sonunda mutlu ve mesut olarak makamına döndü... Tabi şimdilik… Bundan sonra o makamda kalıp kalamayacağını başbakanın tercihinden çok Ankaralı ( bedava kömür alanları saymazsak) seçmenin kararı belirleyecek.

Sonuç olarak; bu program, iddialar karşısında buram buram terleyen, makul ve mantıklı bir cevap veremeyen ve bu yetersizliğini her tartışmada olduğu gibi agresifliği ile kapatmaya çalışan Gökçek’in bitişinin tescili gibiydi…

Bundan sonra ne yaparsa yapsın İ.Melih Gökçek kimseyi inandıramaz!

Ankara’da ki seçmene laf anlatmak artık mümkün olur mu onu ben bilemem.

Ama görünen o ki;

Her şey yalan bu gerçek,

Güle güle sana Melih Gökçek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biz de alıştık gelene "hoşgeldin" gidene "güle güle"...Peki yanına kar mı kalacak yapılan üsulsüzlükler ve dolandırıcılıklar ? Eh öyle olacak biliyorum hemşerim ona da alıştık....

Dilek Fuçucı 
 25.12.2008 11:38
Cevap :
Şimdiye kadar kime ne olduysa buna da o olacak. Burası Türkiye sevgili hemşerim! Belki de "zararın neresinden dönsek kardır" deyimi ile teselli buluyoruz ve sanki bir daha seçilmezse "oh cezalandırıldı" diye avunuyoruz. Sevgiyle kal...  25.12.2008 16:32
 

Ülkemizde objektif değerlendirme kriterleri yok. Sağcı medyaya göre gökçek, solcu medyaya göre de kılıçdaroğlu galip. Herkesin yorumu değişik. Her medyanında kendine göre değerlendirmesi ve fıkralarla olayı izah etmesi var. İşin özüne girmek ise kimseye nasıp olmuyor. Havanda su dövüyoruz. Nasreddin hocanın deyimiyle herkes haklı.

Hasan Ekim 
 22.12.2008 15:42
Cevap :
Yorum farkı ve sahiplenmeler olması bir ölçüde kabul edilebilir ama İ. Melih Gökçek mutlaka bunun dışında tutulmalıdır. Sağı solu umrumda değil...Böyle birinin Başkent Ankara'da 15 yıldır belediyeyi yönetmesi manken Aysun Kayacı'nın "benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir tutuluyor" türünden yakınmaların hiçte yabana atılmamasını ispatlıyor. Yanı 5 milyon Anlaralı Patagonyada mı yaşıyor allah aşkına? nedir bu adamın afrası tafrası? Nasıl tahammül ederler? Her toplum layık olduğu gibi yönetilirmiş...Sevgiyle...  22.12.2008 20:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 301
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5634
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Söz konusu Atatürk ve Laik Cumhuriyet ise; asla tarafsız olamam! Ben; İş ve özel hayatımda Cumhur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster