Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '11

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
875
 

Ben önemliyim

Ben önemliyim
 

Öncelik bende olmalı ben önemliyim.


Şikayetçi olacağım, onun görevi bana hizmet etmek. Rahatları beyde paşada yok, sabah sekiz, akşam beş, bir dakika geçmeyecek hemen kapatırlar. Ne var sanki beş dakika geç çıksanız, tabi devletin, işi boşa dememişler sırtını devlete dayadınmı iş tamam diye. Bak bire beş var, şimdi girdi içeriye, bir saattir bekliyorum bir imza için. Kızım bir imza atta gideyim şu evrağa dedim. Neymiş efendim dinlenme saatleriymiş, beş dakika daha beklemeliymişim. 

Kısa kumral saçlı ellibeş yaşlarındaki bayanla hastane rapor bürosu önünde, saatin bir olmasını, memurların işe başlamalarını bekliyorduk. Bayan inanılmaz gergindi, otomatiğe bağlanmış gibi aralıksız söyleniyordu, poliklinik sekreteri yüzüne bakmadan; 

- Sonuçlarınız çıkmadı demiş,  

- Nasıl olur üç gün önce çıkması lazımdı, deyince 

- Hanımefendi yalan söylemiyorum, çıkmadı dediysem çıkmamıştır 

diyen sekretere kızgınlığı geçmemişti. 

Saat bir olunca rapor bürosunun önündeki yirmi kişi birbirimizi itekleyerek içeriye daldık. İçerde altı memur vardı, önce kendi aramızda ufak bir tartışma yaşadık, konu sıranın kimde olduğu idi. Aksiliklerde kumral saçlı bayanı buluyordu. 

- Akhisar’dan geldik bir şey sorup yola çıkacağız, diyen beyamca, kumral bayandan bir güzel fırça yedi. 

- Sen soracaksın işin bitecek, biz yatıya kalacağız. 

Kumral bayan evrağına imzayı attırmış, imzayı atan memura teşekkür ederek dışarı çıkmıştı. 

Sonunda kendi aramızda sıraya girebilmeyi başardık. Bankonun arkasında rapor teslim eden memurları arka sıralarda olduğum için bir müddet seyretim. Yaşlı bayana sıra gelmişti. 

- Hangi bölümden çıkacaktı raporunuz? diyen görevliye 

- Ben ameliyat oldum kızım, raporum şekerle ilgili olacak, tansiyon ilaçlarım içinde yazacaklardı. 

- Tamam hanımefendi her bölüm yazabilir bu raporları, kimliğinizi verin bilgisayardan bakalım. 

- Ay ben evde unuttum kimliğimi, ismimle bulamazmısın evladım 

- Burada bir çok bölüm var, hepsine tek tek isimden bakmam imkansız. 

- Tüh çanta değişirdim herhalde diğer çantada kaldı kimliğim,  

- Hanımefendi sırada bekleyenler var, siz kimliğinize bakarken onlarla ilgilenmem lazım,  

- Biri kalpti herhalde, kalp damara bak sen kızım. 

Siyah klasörde soyadlarına göre dizilmiş raporları tarıyan memur; 

- Kalp damarda yok efendim,  

- Kardiyolojiye baksan birde kızım 

Kardiyoloji dosyasınıda aynı hızla taradı memur 

- Buradada yok 

- Neyse kızım sıradakilere bakda ben şöyle bekleyeyim sen sonra birde dahiliyeye bakarsın. 

Değişik bir kadındı, sıra yaşlı bir amcaya gelmişti. 

- Hangi bölümden çıkacak raporunuz 

- Can hoca çıkaracaktı kızım 

- Beyefendi Can hoca hangi bölümde 

- Çocuğum ben unutkan oldum, kafayla ilgili işte 

- Anladım nöroloji olabilir dedi memur 

- Buldum, kimlik lütfen,  

- Şurayı imzalarmısınız, geçmiş olsun 

Genç bir delikanlıdaydı sıra,  

- Hangi bölüm 

- Bölüm değil hanımefendi, evrak var imzalanacak 

- Baş taraftaki arkadaşlara imzalatın lütfen 

- On dakikadır buradayım söylemiyorsunuz imzalar bu tarafta diye 

- Beyefendi ben ne bileyim imza atıracağınızı 

Yaşlı bir çiftdeydi sıra, elele tutuşmuşlardı. 

- Bak evladım, benim kocamın hastanede yatmışlığı vardır, Manisa’dada yatmıştır ama deli değildir.Hastaneden kaçmıştır ama sor bakalım niye kaçtı? Yanındaki adam altına yapıyorduda ondan, amcan temizdir, dayanamaz kokuya, şimdi söyleyin yatırsınlar kocamı hastaneye, söz verdi artık kaçmayacak. 

Yaşlı adam konuşan karısını başı önde dinliyordu.Memurla gözgöze geldik biran. 

- Hanımefendi yanlış yere geldiniz.Burası rapor bürosu, hasta kabule gitmeniz gerekiyor. 

- Orayı tarif et kızım 

- Danışmaya sorarmısınız. 

- Tarif etsen ölürsün değimli 

Söylenerek dışarı çıktı yaşlı çift. Sıra bana gelmişti, vallahi işleri zordu. Hangi birine cevap verecekti bu insanlar. Herkes önce ben diyordu, sorular dayanılacak gibi değildi.Önceden hazırlasalardı evraklarını, hizmet eden memurlarda insandı.Bunları düşünerek kimliğimi uzattım. 

- Nefrolojiden raporum çıkacaktı, buyurun kimliğimi 

- Önce dosyada aradı memur sonrada bilgisayara kimlik bilgilerimi girdi. 

- Hanımefendi raporunuz bölümde henüz bize gelmemiş 

- Nasıl olur iki gün önce çıkacakı kasıtlı olarak geç geldim, güya garantiye aldım. 

- Bölüme sorun hanımefendi, henüz bize gelmemiş,  

- Buradan arayıp soramazmısınız, bir saattir aşağı yukarı çok yoruldum. 

Memur bana acıdı ve telefonla anabilim dalını aradı,  

- Hanımefendi telefon meşgul, siz bir çıkıp öğrenin, imza eksiktir onun için çıkmamıştır. 

- Olur mu canım neden bugün gelmemi söylediler ozaman. 

Kendimi tanıyamıyordum ama haklıydım.Bir hizmet veriliyorsa düzgün yapılmalıydı. Benim işimdi bu, ben önemliydim, bana yapılmamalıydı. 

Buraya oturan kişi hizmet etmek zorundaydı.Şikayetçi olmalıydım. Bana müdürün odasını tarif edermisiniz. 

Hep ben oluyoruz, karşımızdaki insanlardan ferdi detaylar bekliyoruz. Devlet dairelerinde hepimiz çalışanı taciz eden sorular soruyoruz. Kınadığımız davranışları konu kendimiz olunca, makul buluyoruz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kısmen böyle bir olayı yaşadım,önce eleştirdiğim bir olayı,içinde ben olduğum için farklı algıladım.Gerçekten iş bize döndüğünde önemliyiz.Güzel bir yazı,iğne ve çuvaldız meselesi.Tebrikler.

sevim gürlemis 
 21.05.2011 11:26
Cevap :
Teşekkürler,doğru olan empati kurabilmek,güzel bir ifade,söylediğiniz gibi iğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırın.  21.05.2011 16:22
 

Sevgili arkadaşım.yıllar sonra yeniden birbirimizi bulduk.Sanalda da olsa ,okul günlerimizdeki dostluğumuzun MB'de yazma keyfinde devam edecek olması bana müthiş keyif verdi :) Anlatım gerçekten çok hoş.Bir o kadar bizden ,bir o kadar samimi ve duru.Seni seviyor,öpüyor ve başarılarının devamını diliyorum.Emel'in :))

Ümit Emel Pusat 
 28.03.2011 1:20
Cevap :
Çok ama çok teşekkür ediyorum.  29.03.2011 8:30
 

AYSEGUL HANIM; YAZDIKLARINIZI OKUYUNCA BIR ANDA OLAYIN ICINDE KENDISINE YER ARAR DURUMDA BULUYOR INSAN. AKICI CUMLELER OLAYIN HER DETAYININ BIZE YANSITILMASI, OKUYANI SINEMA TADINDA KARE KARE GIRDAPIN ICINE CEKIYOR VE BIRAKAMIYORSUNUZ UMARIM DAHA UZUN YAZILARINIZLA BIZI FARKLI FARKLI NOKTALARA GOTURURSUNUZ... YAZI KONUSUNA GELINCE TAHAMMULSUZ MEMURLAR GERGIN SURATLAR VE HERKESIN BEKLEDIGI SEY ISININ SONUCLANMASI. AMA MEMURLARA GELINCE HAFIFDE OLSA HAKLARI VAR YAPILMASI GEREKEN HER YERDE YONERGELERLE TARIF EDILMESINE RAGMEN TUM INSANLARIMIZDAKI ORTAK DURTU BIR MEMURA YADA ILGILIYE YAZAN YONLENDIRMENIN DOGRULUGUN TEYIT EDILMESI... VE SONUNDA SIRADA GEREKSIZ BEKLEYEN INSANLAR SIRASININ KENDI HATASINDAN DOLAYI KAYBETMEK ISTEMEYENLER, HEP ACELESI OLAN KISILER, VE SIRALAMA KULTURUNE HALA HAIZ OLMAMIS KOCA KOCA BEDENLER...

AHMET YENER KARA 
 27.03.2011 20:15
Cevap :
İlginize teşekkür ederim. Yorumunuz, ifadeleriniz, tarzınız, bana yakışıklı damadımı anımsattı. Size ait bir blog bulamadım ama, kaleminizin gücünü kullanın bence.Sağlıkla kalın.  29.03.2011 8:57
 

Bir an Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanlarındaki diyaloglara gittim. Diğer bloglarınızıda okudum, sıkı takipçiniz durumundayım. Anlatım o kadar duru ve keyif vericiki, sizi kutluyorum.Miray Kılıç

Miray Kılıç 
 27.03.2011 14:04
Cevap :
Eleştiri ve övgülr her zaman amatör bir yazarı iyiye doğru yönde kamçılar.İlginize teşekkür ederim.  27.03.2011 15:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1065
Kayıt tarihi
: 12.03.11
 
 

Merhaba,ismim Ayşegül Adıbelli Çetin. 3 çocuğa ve onların muhteşem hediyeleri olan 6 toruna sahib..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster