Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '06

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
988
 

Ben şahsen bizzat kendim

Ben şahsen bizzat kendim
 

Hayatımızda her zaman “ keşke ” ler olmuştur. “ Keşke ” o okula değil ,diğerine gitseydim. “ Keşke ” biraz daha dayansaydım..” Keşke ” şu konuda biraz daha cesur olsaydım vs vs . Geriye dönüp , o anı daha farklı kurgulamak ve onun bize getirdiklerini yaşamak güzel olurmuş gibi geliyor değil mi? Acaba gerçekten vazgeçtiklerimiz , bizi, şu anda olduğumuz yerden daha iyi bir konuma taşır mıydı ya da daha mutlu olur muyduk?Hep sanki daha iyi olacakmış gibi geliyor insana. Çünkü yaşanmamışlığın bilinmezliği var…

“ Ben Şahsen Bizzat Kendim ” , tam da bunu sorgulayan bir film…Seyredeli oldukça uzun zaman geçti. Ama kafamda yer etmiş filmlerden birisi…Konusu, “ Sliding Doors ” ile paralel gidiyor. Yaşamımızın ,tercihlerimizle ve anlarla farklı yönlere akması konu ediliyor her iki filmde de…

30 yaş civarı bir gazeteci kadın.Kariyerinde üst seviyelerde.Başarılı.Ama yalnız… Üniversite yıllarında ona evlenme teklif eden bir adamı kariyer uğruna reddetmiş ve üstünden uzun zaman geçmesine karşın, onunla evlenmiş olsa ne kadar mutlu bir hayatı olabileceğini düşünmekten kendini alıkoyamıyor..

Bir gün karşıdan karşıya geçerken,kadına bir araba çarpıyor.Ve arabadan, kendisinin , üniversitedeki adamla evlenmiş hali iniyor!!!Olayların şaşkınlığı içerisinde karşısındaki “ kendisi”yle konuşmaya başlıyorlar.Görüyor ki, karşıdaki kendisinin de “keşke” si , evlenme teklifini kabul etmeyip kariyer yapmış olmak!!!

Bunun üzerine her ikisi de “keşke” lerini gerçekleştirmek üzere birbirlerinin yaşamlarına gidiyorlar…Evlenmiş olmayı isteyen kendisi, 3 çocuklu ve tuhaf ilişkilerin üzerine kurulu olduğu bir yaşamla karşılaşıyor.Hiç de beklediği gibi değil elbette..Kariyeri isteyen kendisi de, aslında bu özgür ve parlak başarılarla dolu hayatın hiç de ona göre olmadığını fark ediyor.Evini ve çocuklarını özlüyor.Ve en sonunda herkes büyük bir istekle kendi hayatlarına koşuyor!!!

Bazen , tıp fakültesi yerine , bilgisayar mühendisliğinde okusaydım , yaşamım nerelere giderdi diye düşünüyorum .Ya da üniversitede müzikle uğraşırken, İstanbul’a ileride çok da tutulacak bir programda şarkı söylemem için çağırdıklarında, fakülteyi bırakıp gitseydim?

Ya da geçmişte, bir çocuğum olsaydı?Geriye dönüp bunları değiştirmek mümkün olamadığından, daha iyi olup olmayacağını da bilemiyorum.Şu anda olduğum durumdan belki çok daha iyi, ya da kötü olabilir, kimbilir?Yaşam bize bir takım sürprizler hazırlıyor ve bize bunları yaşamaktan başka bir olasılık kalmıyor. Bazı durumlarda tercihlerimizi ortaya koyuyoruz.İstediklerimizi, istemediklerimizi...Bir takım olaylarda da ,bir yere kadar müdahale edebiliyoruz; o kendi bildiği gibi akıyor gözümüzün önünden.

Peki kader diye bir şey var mı?İşte onu hiç bilmiyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

vallahi süper bir film ben izlemedim ama sizin tavsiyenize uyup izleyeceğim.Gerçekten de hayatımızda hep keşkeler vardır.Aslında seçimlerin çoğu doğru yani kendimize göre. Aklımızda kalan başkalarının hayatları. SEVGİLER

Ebru Vatan Arda 
 23.08.2007 8:54
Cevap :
İzlemenizi kesinlikle öneririm Ebru Hanım. Hem eğlendirici, hem de her zaman düşündüğümüz "acaba diğer yolu seçseydim yaşantım nasıl olurdu?" sorusunun yanıtlarını bulduğumuz bir film çünkü. Yorumunuz için çok teşekkürler. Sevgilerimle...  23.08.2007 11:54
 

elbise dolabında asılı duran elbiseler gibi her askıda bir keşke her keşkede bir acabaveya nasıl.. aslında bir gün keşkeler dolabını çatıkatına taşımak lazım, nasıllar kalması için , teşekkürler.. ( Bende hala blogla ugraşıyorum, nasılll bir şey bu!)

erol aslan 
 29.03.2007 13:55
Cevap :
Dolapta asılı duran elbiseler gibi haaa...Ne kadar ilginç bir tanımlama , çok hoş:) Merak ettiğimizi alıp giysek, merakımızı giderince yeni bir elbiseye el atsak...Hımm bunu bir düşüneyim iyice:) Blog kurulumunda sana kolay gelsin tekrar... Görüşürüz:))  29.03.2007 16:50
 

Bu benim çok sevdiğim ve bana göre hayatı özetleyen bir sözdür! Seçim yaparken hep birşeylerden vazgeçeriz. Ve onların ne olduğunu asla bilemeyiz. Onun için ayaklarımızı uzatıp seçimlerimizin keyfini çıkarmak kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik bence

Feyhan 
 28.10.2006 4:44
Cevap :
Sevgili Biberiye! Seçimlerimiz diğer bir şeyden vazgeçmemize sebep oluyor haklsınız.Ama ne bileyim gene de insan,seçiminin doğru olup olmadığını ya da vazgeçtiğinin seni daha iyi bir yere taşıyıp taşımayacağını merak ediyor..Ya da ben biraz fazla meraklıyım,bilemiyorum:) Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.Sevgilerimle:)  28.10.2006 11:04
 

Keşke yoluyla hayatını değiştirebilen kimse yok. Keşke olabilse... :-) Hayat hikayemiz bizim oynadığımız bir senaryo. Bir bakıma kader. O fakülteye değil de bu fakülteye gitseydik, onunla değil de bununla evlenseydik, onlar da bir kader. Bu bizim hayatımız ve kendi istediğimiz gibi yaşıyoruz, ya da yaşayamıyoruz. Geçtiğimiz yollar, kenarı çitle çevrili tek kişilik patikalar değil ki, geri geri gidip başka sokağa sapalım. Yaptığımıza ya da yapmadığımıza pişman olduğumuz her olayın da kendi içinde binbir çeşit ihtimali vardır. Dolayısıyla en sıradan yaşayanımız bile, matematik hesapları altüst edecek sayıda olasılıklarla karşı karşıya. Onun için pişmanlık yok. Şu andan itibaren daha iyi şeyler yapmaya gayret edeceğiz.

Ahmet YILMAZ 
 21.10.2006 14:46
Cevap :
Haklısınız, "keşke" ler hiçbir işe yaramıyor ve hayatımızda bir değişiklik yaratmıyor.Değerli katkılarınız için teşekkür ederim..  21.10.2006 18:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1629
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster