Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
381
 

Ben-sen-o üçlemesinin edebiyata ayna tutma meselesi...

Ben-sen-o üçlemesinin edebiyata ayna tutma meselesi...
 

“Biz kendini bilmez ruhlar, nasıl da savurduk bedenlerimizi oradan oraya…Yitik düşlerin serüvenci takipçileri olmak nasılda yormuyor hala bizi…Farklı memleketlerde başka başka bakan gözlerin içine baka baka anlattık inadına düşlerimizi…İnadına yaşamakla ve aşkla olan kavgamız hala kıran kırana onu gördük…Aynalarla barışık olmayan yüzlerimizi gözlerimizin içinde nasıl da sakladık yıllardır…Kendimizi görmekle ilgili dertlere düşmediğimiz için midir hala dimdik yürüyüşümüz hayatın derinliklerine…Memleketten memlekete taşıdığımız yüreğimizdeki yar onunla birlikte hayata baktığımızın haberdarı mıdır acaba kendi dertlerinin arasında…

İnsana kendisini taşımak zor gelirken bu zamanlarda iki kişilik görmek hayatı nasılda hafifletiyor insanı…Aşkın baskülü var mıdır acaba, tartılsak hep sıfır noktasında ağırlığımız, aşkın bu hayatta dengesini kurmak ve merkezinde kalmak gibi zoru başarmak ta var işin içinde…Bu maceracı yüreği aşkla beslemek ve taşımak ileriye zamanın çitinden atlatıp geçmek özgürleştirmek içimizdekileri düşlerimizin mahşer atlısı gibi…Şimdi memleketten memlekete biriktirdiğim onun içimdeki sıcaklığıyla baktığım Anadolu sokaklarının yorgunluğunu koynunda dinlendirmenin tutkulu ve onurlu zamanı…Hücrelerim sevgilinin teninde iştimayı bekliyor gönül avlusunda…Zaman kendini yitiriyor bu bekleyişte, bir rüya-yanılsama oluyor hayat…” “Siz kendinizi bilmez ruhlar, siz hayata tutunmaya çalışan yüreklerimizi modernizim ve demokrasi yaftalarınızla budamaya çalışanlar, yüz yıllık yaşanmış, tırnaklarıyla-yürekleriyle yazılmış tarihi kendi çıkmaz sokaklarla dolu aklınızla yeniden yazmaya çalışan gönül iktidarsızları…Kaybettiğiniz yolunuzu bu vatanın her karışında çiçekleri kanıyla beslemiş olanların üstünü çiğneyerek duruşunuzu onursuzlaştıran gepettonun bile bedenlerinize can vermek istemeyeceği kuklalar, düğümlenmiş akıl iplerinizi bu vatanın geçmişini düzmeye çalışarak çözmeye çalışan çaresizler…Gelecek dediğiniz kapitalist urganı boynumuza geçirmeye çalışan cümle cellatları…Size arkadaşın bir mısrasıyla siper ediyorum bu yazıyı…” “herkes kendi yorumunun celladıdır biraz da…”ARKADAŞ Zekayi ÖZGER Ve onlar… Aynaya bakın onların neresinde duruyorsunuz, kendinize bir sorun…Bugün aynı topraklarda birlikte nefes aldığımız tanımadığımız birisine günaydın deyin…

Çünkü 95 yıl önce CANAKKALE’DE birbirini tanımayan ama aynı toprağın ekmeğini yemiş insanların birbirlerine günaydın deyip bir daha gün ışığını görememe uğruna şehit düştükleri topraklar üzerindesiniz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 445
Kayıt tarihi
: 12.11.07
 
 

"Her umut bir olasılıktır" Her sabah evin eşiğinin kenarında duran çiçeğin her sabah orda olma ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster