Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

20 Temmuz '10

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
378
 

BEN SİZİN İÇİN YOKTUM..

BEN SİZİN İÇİN YOKTUM..
 

resimle.net


Yüzüme bak diye fısıldadı adam. Kadın duymuyordu. Gözlerime bak dedi adam. Kadın görmüyordu.Tükenmiş anlamlı yüzü karanlıktı.

Genç kız 16 genç erkek 17 yaşındaydı. Aynı lisede okuyorlardı. Boş ders onlar için mutluluk demekti.Teneffüslerde birbirlerine kavuşmaın heyecanını yaşıyorlardı zil çaldığında..

Ailelerin de birbirlerini tanıyıp sevmesini muziplikle gülümseyrek karşılıyorlardı..

Üniversite sınavına ilk önce delikanlı girdi.İl dışını kazanmıştı. Hüzünle doldurdular evrakları.Delikanlı gitti..Genç kız buruk kaldı.

"Ben de aynı şehri kazanmalıyım" diye düşündü genç kız..Kazandı da..Artık ikisi de aynı şehirde okuyup doktor olacaklardı !

Tıpkı anne babalarının istediği gibi !

Delikanlı cerrah olmak istiyordu. Kadın ise doğum uzmanı..Yeni bebeklere yeni hayatlara yardımcı olmalıyım diye düşünüyordu.

Delikanlı da

ben de yeni hayatlar vermeliyim ameliyatlarımla" diyordu..İstedikleri olmuştu. Evlenmeleri için engel kalmamıştı. İyi para kazanmaya bile başlamışlardı.

Doğumuna iki ay vardı kadının.Heyecanlıydı..Arada düşünmeden edemiyordu." Doğum uzmanı olduğum halde bu telaşım kaygım neden "

Sancıları artmıştı o gece..Ve eşi yanında değildi. Acil ameliyatı çıkmıştı.Annesi babası yanındaydı kadının.Hastaneye geldiklerinde sancılar artmıştı.

Sezeryana alacaklarını bildiği için hemen arkadaşı olan doktora "Epidural istiyorum " dedi..

Dediği gibi de oldu.Bebek doğarken sesini ilk o duydu..İlk o gördü gözlerini..

Hastane dönüşü evdeki hoşgeldin partisinden haberi yoktu yeni annenin..Yeni baba tüm dostlarını ve aileyi çağırmış mini bir parti hazırlamıştı.

Dört aylık olmuştu minik bebek..O kadar hareketliydi ki..O gece ilk kez ateşi çıktığında telaşlanmışlardı ikisi de..Çocuk doktoru olan arkadaşını aradı..

Getirmesini söyledi hemen. Tahliller yapılıyordu..Neden ? Ateşi çıktığı için bu kadar tahlile telaşa ne gerek vardı ki ..

Çocuk doktoru yıllarca aynı okulda okuduğu kadın doktoru ama şimdi sadece anne sıfatıyla karşısında duran kadına yaklaştı. Gözlerini gözlerine dikti..

"İşimiz uzun" diyebildi uzunca baktıktan sonra.."İşimiz çok uzun"..

Anne yıkıldı kaldı duyduklarından sonra..KANSER..Bu hastalık küçük bebeği için çok büyük değilmiydi..

"Tam 4 yıl oldu bugün hastaneye yatalı" diye düşündü kadın..Kocasının evi terk edişi de dört yıl olmuştu. O geceyi düşündü..Küçük bebeğinin hasta olduğunu öğrendiğin de yıkılmıştı..

Kocasının gözlerindeki paniği görmüş üzülmüştü..Ona ve kendine yardım dilemişti Tanrıdan..

Hastaneye gelemz olmuştu adam o günden sonra.. Telefon açıyor isteklerini gönderiyordu evden bir arkadaşı yada kargoyla.."üzüntüden görmeye gelemiyor" diye düşünüyordu kadın..

Adam çocuğunu ve karısını görmeyeli 2 sene olmuştu...Kadın umutsuzca bekliyordu..Kocasını..Çocuk babasını..Konuşmaya başlamıştı.."Ben neden yürüyemiyorum"..

diye soruyordu annesine..Cevabı duymak istemiyordu..Uyuyakalıyordu..

"Elimizden geleni yapıyoruz ama hiç bir gerileme yok..Tam aksine en başa dönüyoruz" diye konuşan doktorun gözlerine baktı kadın..O da anneydi

Nasıl da rahat konuşabiliyor diye düşünmekten kendinşi alamadı..

"Babam nerede ? onu görmek istiyorum " Tanımak istiyorum anne ! " diye ağlamaya başladı küçük ama büyük çocuk..

Anne sustu yutkundu.."Gelecek oğlum baban bugün gelecek.."

"Yüzmek istiyorum anne ben de televizyonda ki çocuklar gibi"..Kadın gülümsedi..

Hastane odasında ki küçük plastik havuzun içinde otururyordu çocuk şimdi..Kolunda ki serum şişesini tutuyordu özenle hemşire..

Adam içeri girdi..Gördüğü manzara karşısında irkildi..

Biricik oğlu,yıllardır görmediği oğlu kocaman aletin içinde nefes almaya çalışıyordu..Bir elini annesi tutuyordu. Diğer eli boştu..

Hemen gitti elini tuttu...Nefes almaya çalışan küçük bedeni inip inip kalkarken tüm ruhu titredi adamın..Ben ne yaptım ! "Ne den oğlumu yalnız bıraktım..Kendi bencilliğim uğruna

uğruna neden neden neden ..Anlatamıyordu adam neden yok olduğunu..Yıllarca beklediği konferansın onun için önemli olduğunu... Bu dört yıl içinde

profosör olduğunu söyleyemiyordu sevgili karısına..Çünkü çekip gitmişti apansızın..Ama hiç bir eksiklerini bırakmamıştı !!!Düzenli para göndermişti !!!

Kadın hıçkırıyordu..Adam sessizce ağlıyordu..Çocuk yorgun düşmüştü..Bir elinde yıllardır yanında olan annesi,bir elinde yıllardır uzakta olan babası hayata

gözlerini yumdu..Yüzüyordu, koşuyordu..

Çığlıklar yükseldi karanlık odadan..Aydınlandı birden ortalık..Adam ağlıyordu..Kadın susmuştu..Görmüyor duymuyordu..

Yüzüme bak diye fısıldadı adam..Kadın duymuyordu..Gözlerime bak dedi adam..kadın görmüyordu..Tükenmiş anlamlı yüzü karanlıktı..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O kadar iyi kurmuşsunuz ki her şeyi acaba gerçek mi bu olay diye düşündüm. Başarınızdan dolayı tebrik ediyorum. İyi yazmalar...

Altun 
 26.07.2010 12:57
Cevap :
teşekkür ederim..hayır gerçek değil..ama mutlaka vardır hayatın bir penceresinde diye düşündüm..  26.07.2010 17:15
 

uzun zamandır bu kadar hüzünlenmemiştim. çok içten bir yazı. teşekkürler

ece_ay 
 21.07.2010 17:23
Cevap :
Huzunlenmenizi istemezdim..sevgiler..  21.07.2010 19:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster