Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
795
 

Ben ülkemde Suriyelileri istemiyorum.

Ben ülkemde Suriyelileri istemiyorum.
 

 Bu bizim Pensacola'da Hampton İnn otelinde beşinci günümüz. Sabah her zamankİ saatimzde kahvaltıya indik.Daha kahvaltıya inerken asansörde bir sürü kara renkli adama rastladık. Burası bir sahil şehri.Genel de tatil için  mali durumu, iyi çocuklu Amerikalı ailelrin tercih ettiği bir yer.Kaldığımız otel Hilton oteller zincirinden . Bugüne kadar otelde hep sarışın çocuklu aileler görmeye alışık olan ben birden asansörde gördüğüm kara renkli adamlar karşısında şaşırdım.Gördüğüm adamlar zenci değildi.Aralarında konuştuları dil ingilizce değildi.

 Kahvaltı salonuna geldiğimizde çoluklu çocuklu bir sürü aynı tipten insan gördük kahvaltı eden. Amerikalıların aksine bağıra çağıra konuşan koloni gibi bir sürü adam. Konuşmalarından Pakistanli,Bengaldaşlı veya başka bir Asya ülkesinden olduklarını düşündüğümüz bu insanlar birden oteli mülteci kampına çevirmişlerdi.Amerlkalı tatilci aileler şaşkın bir şekilde bu insan grubunu seyrediyordu.Otelin kahvaltı salonundaki halılar birden tabaklardan dökülen  yumurta sarıları ile dolmuştu.

 Bu kişilerin Amerika'da yaşamadıkları, buraya kısa süre önce gelmiş oldukları davranışlarından ,ses tonlarından öyle güzel anlaşılıyordu ki. Zira dikkat ettim ister zenci, ister beyaz ne renk olursa olsun, hangi ırktan gelirse gelsin,Amerika'da uzun süre yaşayan kişi buradaki yaşama alışıyor ve başkalarının haklarına riayet ediyor. Belki küçük yaşta böyle eğitildiklerinden veya korkudan. Ama küçük çocukları bile saygılı oluyor.

  Sonra eşimle havuz başında oturup kahve içerken bu olayın tahminlerini yaptık. Böylesi pahalı bir otelde ya bir şirketin davetlsi olarak ülkelerinden gelmişlerdi veya bir turla turistik seyahata gelmişlerdi. Nitekim kahvaltı sonrası bir gece kaldıkları otelden havaalanına giden otel aracı ile ayrıldılar.

 Bu insanları görünce ülkem ve şu anda başında bulunan büyük sorun Suriyeliler olayı geldi aklıma.Ülkeme birden bire dolan 3 milyonun üstündeki Suriyeli mültecilerin yaratacağı demografik, sosyal ve ekonomik sorunlar uzun süredir zihnimi meşgul ediyordu zaten.Bir de bu kişilere vatandaşlık verilmesi olayı çıktı son günlerde.

 Biz zaten çok zengin bir ülke değiliz. Kenid vatandaşının sağlık, eğitim ihtiyacını tam karşılayamayan bir ülke başka ülkeden gelmiş sağlıksız, eğitimsiz bu milyonlarca insana nasıl bakar.Benim gelirimden kesilen vergiler eğitim ve sağlık olarak bana dönmediği gibi benim üç kuruşluk emekli maaşımdan bile kesinti yapılıyor bu mülteciler için.

  Okuyanlarım beni ırkçılıklı suçlayabilrler ama ben ülkelerinde kalıp ülkeleri için savaşmamış bu kişileri ,ülkemde daimi birey olarak istemiyorum. Sanırım onlar da istemiyor. Zira bayram tatilinde koşa koşa ülkelerine gidiyorlar.

 Herkes otursun ülkesinde.Bu vatan ancak bize yetiyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Konuyu yaşadığınız bir güncelle açıklamanız şimşekleri üzerinize çekmiş yazanlar haksız da sayılmaz sayın yazarım, aslında tüm yorum yazanlarda sizin gibi kontrolsüz bir şekilde Ülkemizi İstila etmiş bu niteliksiz insanları istemiyor. İstemiyoruzu ırkçı bir düşünce, söylem ikliminden ifade etmek yanlış kanımca. Ben onlar gelirse ne oluru kara kara düşünenlerdenim. Dışarıdaki Üst akıl içeriye bunun böyle olmasını talimatlandırdı. Kalem kırılmış, 3 milyon değiller en az 5 milyonlar ve şu ana kadar 100.000 çocuk doğurmuşlar. Ülkemizin durumu hiç iyi değil ve kötü parametreler sürekli yükseliyor. Ortadoğu Ülkesi, Arap toplumsal kodlarına evrildik zaten. Yasadığı çağa ayak uyduramayan, bilgisiz kara cahillerden oluşmuş toplumlar hedef olurlar, kaybederler, yok olurlar. 600 yıllık Osmanlıda ne bir askeri deha çıkmıştır ne de, toplumsal, bilimsel bir ekol yaratılabilmiştir. 15 yıllık Atatürk ve öncesindeki ittihadçı gelenek olmasaydı; simdi zaten bunları bile konuşuyor olmayacaktık. selamlar

Nizamettin BİBER 
 06.07.2016 11:17
Cevap :
Bütün yazdıklarınızda çok haklısınız Sayın Yazarım. Sanırım ben olaylara duygusal yaklaştım. Ama ben bir kadınım. Dikkat ettim hanım okurlarım beni çok destekledi yazım dolayısı ile. Hep beylerden tenkit edici yorumlar aldım.Tenkit demeyeyim . katı olur belki. Biz hanımlar olaya daha duygusal yaklaıyoruz onu fark ettim. Siz beyler daha akılcı. Bu kadar farkımız olsun değil mi.Bugün bir yazı paylaştım yeni. Vaktiniz varsa ve okursanız , hatta yorum yazarsanız sevinirim. Ne yapayım ben de kıskanıyorum işte. Kadınlar kıskanç olur. Kimi komşusunun altın bileziğini, benim gibiler de komşusundaki güvenli ve mutlu yaşamı kıskanır.Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla  06.07.2016 16:22
 

Değerli Büyüğüm; yıllardır sizi zevkle okur, evladınızın başarılarıyla gururlanırım; ancak siz ne kadar değiştiniz, düşünceleriniz ne kadar farklılaştı ve yakında Ku Klux Klan’ı öven bir blog’unuzu okursam da şaşırmayacağım! Şu anda medeniyetin beşiği modern Batı’dasınız. Irkçılık mı kaldı, Kenyalı Obama ABD Başkanı. Türkiye’nin “Suriyeli” sorunu ise ayrı bir konu ve -özünde ben de karşıyım- sizin verdiğiniz örnekle bir alakası yok; siz günübirlik otel manzarasından bahsediyorsunuz, mülteci sorunu ise derinlemesine incelenmesi gereken bir problem. Şimdi ABD de -sonradan vatandaş olmuş- siyah saçlı, kahve gözlü doğululara “Güle Güle” dese ya da ayrım yapmaya başlasa olur mu? Bence Pensacola size yaramamış, bir an önce dönün esmer milletinizin topraklarına da asansörde filan şaşırmayın, biz de güzel yazılarınızı okumaya devam edelim. Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 06.07.2016 8:01
Cevap :
Sevgili Ata Kemal Bey duygu dolu yorumunuzu sevgi ile okudum.Haklısınız belki çok değiştim. Bir zamanlar mutluluk yazıları yazan ben, neden bu hale geldim acaba.Yaşım 70. Ülkemde her gün terör, şehit, ölüm haberi duymaktan yoruldum, tükendim. Televizyonu açıyorsun hep kavga hep acı. İstanbulu terkettim inşaat ve trafik karmaşasından bunalıp.Nereye kaçacağımı bilmiyorum. Zira ülkemin her yanı sorun dolu. Bodruma yerleştim. Burada başka sorunlar.Artık bünyem sorun kaldıramıyor. Ağrıyan bacaklarım, uyuşan kollarım, tansiyondan bulanan zihnimle sanırım kurtuluş bana çok uzak.Ne beni bu hale getirdi. Çevremde yakın ve uzak herkes mutsuz ülkemde. Bir araya gelen iki kişi hemen dert yanmaya başlıyor. Mutluluğu unutturdular bize.Yorumunuz için çok teşekkür ederim.Saygılarımla  06.07.2016 9:09
 

Bayan Gokova, sanirim diliniz surtmus. Sizden boylesi irk ayrimi kokan dusunceler hic beklemezdim. Evet topluma uymiyan da vardir abd de ama sistem bir sekilde uydurmaya calisir onlari incitmeden! Ustelik ulke (Turkiye) sizin zannettiginiz gibi sirca saray degil. Sanirim dogu ve guneydoguyu layikiyla gormediniz. Bana birden bagdat caddesinde otururken eski evlerini verip apartmanda daire sahibi olan sonrada apartmani sahiplenme gudusuyle hareket edenleri hatirlattiniz. Sanirim yazdiklarinizi bir kez daha gozden gecireceksiniz! Dunya gibi dusuncelerde daha liberal ufuklara yelken aciyor artik.

Newyorker 
 04.07.2016 23:34
Cevap :
Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim Sayın yazarım. Size bugün Tolga Tanış'ın Mülteciler çilgın proje olmasın başlıklı yazısını okumanızı önereceğim. O zaman benim kalemimin sürçmediğini ve tehlikenin ne denli büyük olduğunu belki anlarsınız. Ayrıca ben Suriyelileri istemiyorum vatanımda. Pis , hastalıklı, eğitimsiz, kara suratlı insanlarla ülkemin Batılı imajından kurtulup bir Arap ülkesi haline geldiğinin farkında değilmisiniz. Sanırım siz ülkemden uzak yaşıyorsunuz ve durumu bütük açıklığı ile göremiyorsunuz. Durum vahim. Saygılarımla  05.07.2016 22:39
 

Türkiye'de birçok konu halka sorulmaz, halka rağmen yapılır. Suriyeliler ile ilgili durumun halka sorulduğunu, halkın görüşünün alındığını hatırlamıyorum. Sorsalar belki fikrimizi söylerdik. Ancak Türkiye'de öyle bir kültür yok. Siyasetçiler yapar, din eksenli, milliyet eksenli bir düşünce tarzı gelişir. Televizyonlar fikir alt yapısını kurar, olay biter. Aksi henüz gerçekleşmedi. Söz gelimi bize sordular mı Avrupa Birliği'ne girmek istiyor musunuz veya Gümrük Birliği anlaşması yapacağız siz ne diyorsunuz diye? Nato'ya gireceğiz.Şu kadar da asker göndereceğiz, şu kadarı ölecek bir daha ülkesine dönmeyecek, dönemeyecek, şu kadar çocuk yetim kalacak ne dersiniz diye sordular mı? Ama bence Suriyelilere yatırarak mı bakmalıyız yoksa çalıştırarak mı bakalım diye sorsalar kendine bakmaktan aciz bir halkın bu maliyeti karşılayamayacağını çalışmalarının daha iyi olacağını düşünürüm. Bu durumda emeğinden başka satacak bir şeyi olmayan büyük bir grup işsizlikle yüzleşecektir. Bu durum zor.

ilhan Aydın 
 04.07.2016 23:00
Cevap :
Bence bu insanları yatırmak veya çalıştırmak yerine en kısa zamanda ülkelerine postalasak daha iyi değil mi. Durum vahim.Bunu ben söylemiyorum. Eğer matah bir şey olsalar Batı ülkeleri alır onları. Neden kapılarını kapattılar. Yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla  05.07.2016 22:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1010
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster