Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1232
 

Ben ve ötekiye dair...

Ben ve ötekiye dair...
 

Öteki... Her birimiz, bir diğerine göre öteki değil miyiz aslında? Var mı birbirinin tıpatıp aynısı olan ? Madem ki yok, öyleyse; varlık dünyasında insana ilişkin yalnızca iki kavram var, ben ve öteki. Peki ya şu adını sık sık andığımız, üzerine fırtınalar kopardığımız kavram; "biz", nerede o zaman ?

"Biz" bir değerler skalası. Ya da diğer bir deyişle, ben ve ötekiyi bir araya getiren ve bir arada tutan ; ırk, dil, din, kültür, öğreti, tabiiyet, hobi, fobi, ilgi , bilgi ... gibi değerler çeşitlemesine "Biz" diyebiliriz kısacası. Değerler çeşitlemesindeki bu, ... ' nın ucu o kadar açık ki; bu ucu açıklıktan, sınırsız sayıda kombinasyonlar üretebilmek mümkün. Ve bu kombinasyonların her biri başlı başına bir, "Biz".

Öyle ise şu, "ucu açık değerler çeşitlemesi" nde "ben" in etkenliği nedir ? Kimdir, nedir ; "ben" ? Ya da daha doğduğu andan itibaren, "biz" i oluşturmada ne kadar özerktir ben ? Hangimizin elinde ırkımızı, dilimizi belirleyebilmek ? Sadece ama sadece şu ırk ve dil çeşitlemesinde bile; taraf olmak ya da bitaraf kalmak tamamiyle bizim dışımızda. Türk olmak, Kürt olmak..., ana dilimizin Türkçe olması, Kürtçe olması... bunlar madem ki bizim seçimimiz değil; insanlık adına bir zenginlik olan bu tür çeşitlemeleri, birbirleriyle çarpıştırmak niçin ? Kaldı ki sırf bu ırk ve dil çeşitlemelerinde bile "biz" olabilmek tam anlamıyla mümkün değilken; "ben" ve "öteki" nin bu tür savaşları ne kadar manidar ?

Şu son günlerde her "ben"in , öteki ile ilgili bir açılımı var neredeyse. Bireylerin, grupların, kurumların, partilerin, sanatçıların... açılımları, yol haritaları savrulup duruyor medyada bir süreden beri. Düşünüyorum da; her bir açılım, orijinalliğinin yanında ne kadar tarafsız ? Ya da tamamiyle tarafsız olabilmek mümkün mü bu tür açılımlarda ? Değil elbette ama bunun tamamiyle imkansız olması da, imkanlar dahilinde bir araya gelmeye engel değil.

Gündemdeki etkinliğine baktığımızda; açılımın ardındaki en temel etken, ötelenemez bir ihtiyaç olduğu. Bir ihtiyaç hissedildiğine göre; sistemin işleyen ve işlemeyen kısımlarının, bir araya gelmeye engel olmayacak şekilde ortaya konması gerekir ki ihtiyaç tam anlamıyla giderilebilsin. Ben ve ötekinin; her türlü hamasi duygulardan arınıp elini taşın altına sokabilmeliki taşın ağırlığı hissedilebilsin. Ağlayan analar ve akan kanlar gibi kutsiyetler her iki tarafta da o kadar çok ki, bunlar üzerinden açılımların önünü kesmeye çalışmak; yolu yokuşa sürmekten başka bir işe yaramaz. Öyleyse ana yüreği hassasiyetinin gölgesinde; mantık, empati ve vicdan üçlüsüyle bu işi çözmek gerekir ki yüreğine taş basan babaların onuruyla, bu işin içinden yüzümüzün akı ile çıkabilelim.

Hasan KAYA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir yazıydı dağarcığıma yeni şeyler katığınız için teşkkürler....

Hasan KAYA 
 26.10.2009 20:39
Cevap :
Beğeniniz için teşekkür ederim.  26.10.2009 23:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 191
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1538
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

Yazmak bir tutku içimde. Kimi zaman öyle zor ki içimdekileri yazıya dökmek. Bir kelime, bir kelime d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster