Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '07

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
558
 

Bencil değil, bensizsiniz

Bencil değil, bensizsiniz
 

Değişiyoruz. Aklımızın alamadığı dertlerin, sevinçlerin içinde çırpınıp duruyoruz. Eskiden konuşurduk şimdi, susuyoruz; ama yine aynı şeyleri düşünüyoruz. Önceden sivrilmeye çalışırdık, şimdi sivrilen yanımızı biz kemiriyoruz. Eskiden, en çok da çocukken, sevmediğimiz şeye burun kıvırırdık, şimdi bize her sunulanı alkışlıyoruz. Kurduğumuz cümlelerde barındırılan hakimiyetimiz zamanla kendini yanlışlayabilme payı kazandı. Kendinden emin konuşmalarımızın yerini, kendini değil çevresindekileri inandırma telaşı kapladı. 

Eskiden vakit ayırdığımız şeyler bugün diğer zorunluluklar yüzünden ertelenmeye başladı. Gitgide yoğunlaştık, küçüldük üzerimize yığılan sorumlulukların yanında… Zamansız heyecanların yerini randevulu sürprizler, soluksuz koşmaların yerini mola saatlerine sıkıştırılmış sohbetler aldı. Eskiden biz zamanı harcardık, zamanla, o bizi harcamaya başladı. İstediğimiz saatte yaşamanın özgürlüğü yerini istediğin zaman dilimi arasına sıkışmaya bıraktı. Yoğun insanlarız, o kadar ki eski bize dönüp bakmak yerine, eski bizin gelip bizi bulmasını bekler olduk. ‘Ah… o günler’ diye iç geçirdiğimiz vakitleri; oturduğumuz yerden bekleme arzusu hareketsizliğimizi var etti. Hep yorgunuz, zaman dar, işimiz çok ve yalnızca bir tane ben olma kaygısı var herbirimizde. Siz kendinize yetmezken sizin olanların, sizinle yetinmesi ne kadar mümkün ki… 

Unutmayı öğrendik zamanla. Geçmişi gereksiz ayrıntılardan süzüp öyle yerleştirdik hatıra defterlerlerimize. Hatıraların gereklisi, gereksizi oldu. O kadar işimiz vardı ki, gereksiz saydığımız hatıraları kapattık bir sandığa. Oysa hatıralar zaten gerekli olduğu için yaşanmaz ki… Bunu anlamamız bu koşuşturmanın içinde pek de mümkün olmadı tabi; çünkü çok yoğunduk. Hayal kurmamaya başladık, hayal kurmakla zaman kaybetmek yerine o hayali gerçekleştirebilme arzusuna kapıldık. Oysa adı üstünde hayaldi onlar ve işte bu yüzden mükemmeliyetçi olduk. Hayallerimiz hep mükemmeldir, ne kadar uğraşsak da mükemmel olamayacağımız için arsızlaştık. Daha çok hayal istedik, içinde tüketilmek, hayallerimizin içlerini tüketmek için. Artık hayal kurmaz olduk, başkalarının hayalleri içinde var olma heyecanı istedik. Bu kez de kendi isteklerimizi değil, başkalarının emirlerini önümüze koyduk. 

Başkaları için yaşamaya başladık. Böyle bir süreç geçirdik işte. Uzun gibi görünse de her birinizin yaşı kadar bu yolculuk. Benim için 18 sene oldu. Ve inanın bu yolculuk bile beni çok yordu.Başkaları için gülümsemeye, ağlamaya, heyecanmaya başlayalı kendim için felç oldu zihnim. Bencilliğimizin yerini bensizliğimiz aldı. Şimdi başkaları için varız. Unutmayın siz artık bencil değil, bensizsiniz… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kalıplanmış bir hayatımız vardı. Evet. Başkaları için yaşamak. Çevre faktörünün bize nüfuz etmesi. Artık gelişmiş bir hayatımız olması için adım atmanın vakti geldi geçiyor bile. Bilgelik yolunda atılan her adıma ihtiyacı var hepimizin. Özgür ve özümüzle yaşamayı öğrenmek dileğiyle... Sevgiler....

Ersin Yalın 
 13.08.2007 12:46
Cevap :
umarım bu kalıplaşmışlıktan bir an önce kurtuluruz. hepimizin buna ihtiyacı var, hele ki bunu henuz farkında olmayanların... yorumunuz için teşekkur ederim. sevgiler:)  13.08.2007 20:29
 

yazdıklarınıza ek olarak bardağın hep boş tarafına bakmaya başladığımızıda ekleyebilir miyiz? Mesela yazdıklarınızı okuyunca insan sizi hep somurtan birisi olarak düşünüyor, zira sizi okuyanlarıda somurtturuyorsunuz (mesela beni somurttunuz) Ben bir karar aldım artık bardağın dolusuyla boşuyla değil içindeki suyun varlığıyla ilgileniyorum, herkesede tavsiye ediyorum. Sizin öneriniz nedir, bu kadar güzel bir tespitin ardından olumluya döndürecek bir çözüm öneriside getirmelisiniz kanımca. Çok başarlısınız yazmaya devam edin...

niklander 
 13.08.2007 8:17
Cevap :
haklısınız biraz da var olanla ilginlenmek gerekiyor. bence bu varlık meselesine gelmek için önce boş olanı da doldurmak gerekiyor. kendimizi başkalarına o kadar bağımlı hale getirdik ki artık ben varım demek yermiyorb bence. bağımsız bir ben yarattıktan sonra ben varım diyebileceğime inanıyorum. yorumunuz için teşşekkur ederim. amacımn sizi somurtmak değildi ancak biraz realist olmaya çalıştığımı da inkar edemem. gerçekleri gülümsenebilen hale getirmedikçe bu hale gülmek pek bir işe yaramaz zaten. önce kendimizi bulalım, bağımsız olalım:) şimdilik önerim bu...  13.08.2007 12:45
 

idealim yazar olmak demişsin ve bunu gerçekten istediğine inandırdın beni çünkü bir yazar başta kendini yansıtır ama aynı zamanda okuyucularına da ayna tutmak zorundadır.senin yazdıklarını okurken seni okudum ve beni,kendimi.teşekkür ederim

ligeia88 
 10.08.2007 19:22
Cevap :
gerçekten çok tesekkur ederim. yorumlarınız çok güzel. aslına bakarsanız amacım anlaşılabilmek, bunu başarıyorsam (ki öyle söylüyorsunuz) çok mutlu olurum. :)  11.08.2007 13:56
 

Çalışırken işin parçasıdır insan(benliksiz), iş bitince insanın parçası olur(eser,ürün,emek).

Özkan Salman 
 08.08.2007 23:34
Cevap :
yorumunuza katılıyorum. teşekkur ederim. ancak insan bazen kendini unutuveriyor:)  09.08.2007 13:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 720
Kayıt tarihi
: 18.07.07
 
 

Kişisel, deneme ve öykü türündeki yazılarımı bu sayfada paylaşıyorum. Yorum ve önerileriniz için şim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster