Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
485
 

Beni Affet'in Yılmaz'ı Can Arpacı ile Dolu Dolu

Beni Affet'in Yılmaz'ı Can Arpacı ile Dolu Dolu
 

Beni Affet'in her yıl yeni bir ödül alan ve 8 sezondur başarıyla devam eden günlük dizisi Beni Affet'in setine yaptığım keyifli bir ziyaretten sonra, diziye yeni eklenen başrol, Müjgan-Yılmaz aşkının Yılmaz'ına hayat veren sevgili Can Arpacı ile dolu dolu ve çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Malumunuz, Yılmaz diziye birden hızlı bir giriş yaptı ve genç kızların ilgisini hooop diye üzerine çekmeyi başardı.

Söyleşiyi her ne kadar mesafelerden dolayı daha sonra kayda geçmek zorunda kalsam da, kendisinin içten yaklaşımı, oyunculuktaki yükselen başarısı ile ekranlardaki duruşu için kendisini yürekten tebrik ediyorum. Yılmaz karakterini canlandıran Can Arpacı, adı gibi candan, güleryüzlü, samimi ve sanıyorum duygusal. En azından bende bıraktığı ilk izlenimler bu yönde... Yazarların hisleri kuvvetli olur söylemedi demeyin...

Bu arada, Beni Affet'in 8. sezonu itibariyle sevgili Can ve Aleyna, yepyeni bir aşk ikilisine hayat veriyorlar. Türk toplumu olarak da, aşkı taçlandırdığımız bir dönemden geçerken, ekrana taşıdıkları aşk hayliyle gerçekçi, bir o kadar tutkulu, imkansız gibi görünüp tutup avucunuzda taşımak istediğiniz cinsten. Gururu, aşkı, insanı, gel giti, güveni, korkuyu, ama her şeye rağmen taşların arasından filizlenen umudu ekrana taşıyor onlar.... Kelimeleri çok uzatmadan bu keyifli röportajla sizleri başbaşa bırakıyorum ve sevgili Can'a yolunun ışıl ışıl olmasını diliyorum.


Beni Affet kadrosuna dahil olma sürecin nasıl oldu?
Beni Affet'e dahil olma sürecim Büyü 2 filminden sonra Samet Polat abimizin bana ulaşmasıyla başladı. Başka bir proje için gelip tanıştım, daha sonra yazın bir başka iş için beklerken telefonum çalıp tekrar davet ettiler Ankara'ya ve böyle başladı.

Can Arpacı'nın Yılmaz karakteri ile benzer ve farklı yanları var mı?
Varsa neler? Bize biraz Yılmaz karakterini anlatır mısın?

Yılmaz karakeri bana yakın bir karakter. Karakteri içselleştirirken çok fazla zorluk yaşamadım bu yüzden.Yılmaz da Can da sevdiklerini sahiplenen, ailesine çok düşkün, sevdigini kıskanan, duygusal ama bunları çok fazla belli etmeyen, korumacı biraz dediğim dedik, insanlara zor güvenen ve işine çok düşkün iki karakter. Ayrıldığimiz noktalar ise Yılmaz'ın çok fazla duvarları var; çok daha sert insanlara karşı, çok fazla güleç değil, daha sakin genelde duygularıyla değil mantığıyla haraket eden biri. Ben biraz tezcanlıyımdır yeni insanlarla tanıştığım zaman kendimi açarım; zamanla karşımdakilerin hareketlerine göre örerim duvarları.

Yılmaz daha öncesinde çok fazla güvendigi inandığı ve çok sevdigi birinden çok büyük bir kazık yemiş. Bunun detaylarını ilerde öğrenebiliriz belki. Bu yüzden de hayatına birini sokmak tekrar bu hataya düşmek istemiyor. Çünkü korkuyor; yeniden inanmaktan, güvenmekten, sevmekten ve sonra aldatılmaktan korkuyor. Bu bir erkek için hele ki duygularını kendi içinde yaşayan zor güvenen sevgisini laflarıyla değil hareketleriyle ifade eden biri için çok zor bir durum. Çünkü öyle büyük bir sevgiyle sevince bir kadını saçının tek teline zarar gelmesini istemezsin üzmek istemezsin hep mutlu olsun istersin. Burda Yılmaz'la benzer özelliklerimiz var :)



Yılmaz'da değişmesini istediğin yönler var mı? Varsa neler?
Pek yok açıkçası. Belki bazen kaba gibi gözükebiliyor ama alt metnini az önce anlattım bu adam o yüzden böyle sert çünkü severse sevdiği için yakar bu dünyayı. Ama arada espiri yapabilir bu değişebilir :)

Can Arpacı'nın en büyük hayali nedir?
İki ayrı hayalim var; biri işimle biri de özel hayatımla ilgili. İşimle ilgili hayatım boyunca hep sahnede kalmak yeni şeyler öğrenmek, bana ilerde insanların tek düze poz kesen bir oyuncu gözüyle değil, eser yaratabilen ve bu eserleri hep farklı şekilde ama doğru bir şekilde  ifade edebilen bir oyuncu gözüyle bakması. Yurdışında da ülkemizde de farklı projelerde yer almak; sinema olsun, dizi olsun, tiyatro olsun devamli oyunculuğumu geliştirmek, hep birşeyler öğrenmek için bu projelerde yer almak. Hani tabir-i caizse sahnede bu işi yaparak ölmek istiyorum, öyle bir tutkum ve azmim var. Özel hayatımla ilgili hayalim de mutlu bir evlilik ve çocuklarımın olması. Bu saydiklarım olursa daha başka ne ister ki insan? Mutlu aile, severek tutkuyla yaptığı iş; bu en büyük hayalim.

Can Arpacı'nın en büyük korkusu nedir?
En büyük korkum sevdiğim insanların başına kötü birşey gelmesi; tabii bu hastalık derecesinde değil. :)

Can Arpacı'nın en sevdiği kitap?
İşim gereği çok fazla okudum kitap genelde oyun veya öykü okurum. Haldun Taner'in bütün öykülerini okudum; en sevdiğim kitap o. Murathan Mungan'ın Geyikler ve Lanetler kitabını da çok beğenmiştim.

Can Arpacı'nın bir hobisi var mı?
Çok var. Araba kullanmak özellikle uzun yol yolculuğu, film ve dizi izlemek, spor yapmak,  seyehat etmek ve Playstation oynamak. Onun yeri çok ayrı; ben nereye playstation oraya :)

Can Arpacı'nın dizide kendisine en yakın bulduğu karakter hangisi? Neden? (Dizi karakterlerine göre)
Yine Yılmaz. Ben orada biraz Can Arpacı'nın aynası oluyorum çünkü. O yüzden onu yaşatmak çok hoşuma gidiyor. Bu dizide oynamasaydım da yine Yılmaz derdim.


Dizi setinde unutamadığın bir anı var mı? Paylaşır mısın?
Bu kadar kısa sürede o kadar çok anım olduki ama en iyi ikisi... Aleyna ile sahne çekerken dış çekim kolundan tutup Yılmaz yine sarsıyor ve bağırıyor, ekip içeride biz dışarıdayız,  bir araba durdu kadın bağırıyor bana "bırak o kızı utanmaz adam ne hakla böyle birşey yaparsın?" diye, arada dabir kaç ufak hakaret :) Kocasıda indi yürüyorlar üstümüze doğru ama ben oyunumuzu bozmuyorum. Daha da çıldırdılar tabii en son kestik dediler bizim ekip geldi hemen kadın da meğersem çok ünlü bir avukatmış :) Bir diğeri ise at kovaladı! Çiftlik çekimi uzun sürmüştü at artık huysuzlandı tabii ve bana da alıştı bir sahnede atla yürürken Müjgan'ın flarını bulup koşmam gerekiyor. Ben koşmadım hocamız "Can koş" dedi, neyse bıraktım koştum, ekip kamerayı falan bıraktı; arkamı bir döndüm at şaha kalktı üstümüze geldi, sonra kaçıp gitti :)

Can bir renk olsa hangisi olurdu?
Siyah ama içinde ince kırmızı çizgileri olan bir siyah...

Can bir şarkı olsa hangisi olurdu?
Sözü olmayan melodisiyle birşeyler anlatabilen, duyguları anlatan her şarkı olurdu.

Müjgan ve Yılmaz ikilisine baktığında bu ikiliyi nasıl tanımlarsın?
Objektif olarak söylüyorum, ekranda yakışıyorlar gercekten. Bu ikiliyi asşkın iki dengesi olarak görüyorum. Bir elmanın iki yarısı olarak tanımlayabilirim.

Müjgan ve Yılmaz cephesindeki aşkın tanımını yaparsan?
Tutku ve ihtiras sonuna kadar var. Bahsettiğim Yılmaz'ın durumu Müjgan'a olan tavrını etkiliyor tamamen ama gerçekleri öğrendiğinde çok büyük bir aşk yaşayacaklarına eminim tabii ki yine anlaşmazlıklar, kavgalar olacak ama o da bu tutkudan kıskançlıktan dolayı olacak.


Dizi sektörünün en keyifli/en zor yanları neler?
İnsanın istediği, sevdiği, hayal ettiği işi yapması çok büyük şans. O yüzden her yönü keyifli geliyor bana. Sabah kalkıp ekipce sohbet sonra çekime gitmek oradaki yorgunluk, yoğunluk telaşe sonra akşam gelip eve diziyi izlemek kendini eleştirmek, akşam yatmadan ertesi günkü sahnelere bakıp çalışmak, insanların sana sokakta sosyal medyada verdiği tepkileri görmek ve okumak, hepsi çok keyifli. En zor yanı ise bazen saatler çok yoğun olabiliyor ve aşırı sıcak ve soğuk havalar. Aslında bir çok zor yanı var hem oyuncu hem de ekip için ama insan severek yaptığı zaman o zorlukları pek umursamıyor. O yüzden de bence dünyanın en zor işlerinden biri ama en keyiflisi.

Can Arpacı'nın en çok oynamak istediği karakter/rol nasıl bir karakterdir? (Bundan sonrası için)
Hayalimden bahsederken biraz değindim bu konuya, farklı roller hem gelişim için hem de benim için denemek istediğim durumlar. Mesela bir komedi filminde veya dizisinde yer almak isterim olmazsa önümüzdeki sezon bir oyun koymak istiyorum. Farklı sürprizli bir oyun olabilir.

Can Arpacı'yı 3 kelime ile anlatırsan?
Azimli, duygusal, samimi

Dizide zorlu bir aşkın baş kahramanı olarak milyonlara ilham veriyorsun.
Peki ya gerçek hayat… Kalbini çalabilecek ya da çoktan çalmış kişiyi tarif etsen?

Çalan kişi benim için çok özel biri, çok fazla tanıtmak istemem dediğim gibi kıskancım :) İnsanın sevdiği biri için destan yazası gelir anlatırken çünkü her özelliğini bilirsin ama ben onun sadece yüzünü, gözünü, saçlarını, fiziğini sevmedim. Kalbini çok sevdim, seviyorum bu hayatta tanıdığım en içinde kötülük olmayan kalp o kalp. Yardımsever, düşünceli, iyi niyetli, masum, beni hep seven. Herzaman güvendiğim ailem o. Yani biz aile olarak çok az kişiyizdir, o yüzden o çembere giremez herkes.

Dizide 8. sezon itibariyle birden başrole yükseldin, bunun gerçek yaşamına etkileri nasıl?
8 senedir bu işin içindeyim bir çok tiyatro oyunum oldu, reklam, dizi, sinema hem ekran önünde oldum hem arkasında. Benim hocam Devrim Saltoğlu, ben onun çırağıyım o da benim ustam. Oyunclukla ilgili ne öğrendiysem ondan öğrendim. Hayatla ilgili bana öğrettikleri zaten apayrı şeyler, birkez daha bu sayede tekrar teşekkür etmek istiyorum. Hocam ellerinizden öperim :) Geçen sene oynadığım sinema filminde de başroldüm. Orada da çok tecrübe edindim sağolsun yönetmenimiz Adnan Güler hocam çok şey kattı bana. O yüzden gerçek yaşama etkileri takipçilerim arttı sağolsun, bu kadar kısa sürede beni benimsediler. Bu konuyla ilgili çekincelerim vardı çünkü. Onun haricinde oyuncu kimliğim dışında bi dizide başrol olarak oynamak gurur verici birşey tabii ki, bana bu konuda fırsat veren yapım şirketimize çok teşekkür ediyorum.

Beni Affet fanlarına bir mesaj vermenizi rica etsem...
Fanlarımıza tekrar tekrar teşekkür ediyorum insanların saygısını, sevgisini kazanmak çok güzel bir duygu. Bu durum sadece beni değil benim yanımda olan beni seven insanları da çok gururlandırıyor. Bana gelen mesajları elimden geldiğince cevaplamaya çalışıyorum, destekler icçin çok tesekkürler ama şunu unutmayın lütfen, biz bir ekibiz, özellikle "kadmur", "feryam", "mujyil" bir cephe yok :) Yeter ki seyircimiz keyif alsın mutlu olsunlar biz burada güzel dostluklar kurduk, enerjimizi ışığımızı ekrana yansıtmaya çalışıyoruz. Umarım bir gün de bizi sevenler izleyenlerle bir araya gelir sohbet ederiz.

Beni Affet'in yönetmenlerine bir mesaj  vermenizi rica etsem...
Mihri hocam, Buket hocam ve Bergüzar hocam gerçekten çok şanslı hissediyorum böyle güzel  mutlu olduğum hocalarımla beraber çalışmaktan. Burasi bir okul ve bana çok şey katıyorlar hocalarım. Üçünü de ayrı ayrı çok seviyorum ve çok saygı duyuyorum. Sizlerle çalışmak çok keyifli.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 22.03.18
 
 

18 Haziran 1985 İzmir doğumludur. İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimini Özel Çakabey Koleji'nde tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster