Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '07

     
    Kategori
    İlişkiler
    Okunma Sayısı
    1020
     

    Beni ele güne rezil ettin

    Beni ele güne rezil ettin
     

    Annemin ‘beni ele güne rezil ettin’ sözcükleri çıkmıyordu kulaklarımdan; oysa ben hiç de böyle düşünmüyordum ve bunu nasıl dile getireceğimi de yıllardır bulamıyordum. Şimdi buldum; kimin kimsenin ne dediği, dışarıya nasıl bir profil çizdiğim, kimlere hoş görünmem gerektiği, kimi kırmamam gerektiği, herkes için üzülecek bir şey bulmam gerekliliği tam 40 yıldır yaşadığım hayatı neredeyse şekillendiren şablon olmuş. Hep dışarıya bakmışım, hiç dönüp kendi içime bakmamışım, kim mişim ben, aslında ne istermişim? Hatta içime dönmüş olup baktığım dönemlerde bile dışarıdan gelecek olan tepkileri bilerek beklemiş, beklemişim.

    Artık özüm sevgi olmak ister, hayatı pespembe akarak yaşamak ister... İster de bu çok mu kolaydır? Değildir, değildir ama bu, memleketin sorunlarından, küresel ısınmadan, medyanın çığırtkanlıkla körüklediği olaylardan değildir. Bu benim içimdeki korkuları bilemememden, neredeyse doğumumdan beri ektiğim dikenlerdendir. Her korku bir diken tarlasıdır ektiğim ve tabii ya hemen ya da yıllar sonra biçtiğim. Yüce Mevlana’nın da söylediğinin aynıdır söylediklerim; ’insanoğlu düşünceden ibarettir, gerisi et ve kemikten; gül ekersen gülistan olur, diken ekersen dikenlik.’

    Aslında her şey kabul ve şükürle son bulur, hayat oyununun senaryosunu bizler yüksek izinle belirlemişiz ve oyuncularını da tabii. Çok şükür her bir oyun arkadaşımıza; çok iyi oynadıkları rolleriyle neleri gösteriyorlar bize, ah bir de anlayabilsek; anlayabilsek de tekrar tekrar aynı hatalara düşmesek, eziyet haline getirmesek cennet hayatımızı.

    Farkına varıp içime döndüğümde, sorular sorduğumda alabilirim tüm yanıtları ama içimdeki dikenli tarla o kadar büyük ki, duyamam rehberlik eden asıl sesi, hep yüksek sesle konuşan, hep ‘BEN’ diye bağıranı duyarım, çünkü gerçekte benim de canım O nu duymak ister, O hep duymak istediklerimi söyler ve sonuç sevgili ego ma yenik düşerim.

    Şimdi özüm bana der ki huzur veren sesiyle, ‘sevgi ol ve ak hayatın içine, arın korkularından, olumlu düşün, gül ek, her yer gülistan olsun, herkes sevdiğin ve güle layık gördüğün olsun...

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    soluk almak güçleştiğinde, Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, Dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak.... Bilimç altındaki korkularınla tanışmaya başladığın bu seyahatinin sonunda kendini uçsuz bucaksız bir gülistan’ın içinde bulman dileğiyle.sevgilerimle

    Haşim Arıkan 
     06.04.2007 15:26
    Cevap :
    İçimdeki yolculuğa verdiğin destek için teşekkür ediyorum.Sevgiler..  06.04.2007 17:05
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 1
    Toplam mesaj
    : 1
    Ort. okunma sayısı
    : 1020
    Kayıt tarihi
    : 18.03.07
     
     

    1964 yılının sonbaharında doğdum, Trakya'da bir kasabadan İstanbul'a eğitimim için gelip işletme fak..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster