Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
454
 

Beni'i kaybettim / Buldum

Bir çığlıktı duyduğum, yürekten gelen bir çığlık. “Ben’i kaybettim!” diye haykırıyordu. Şaşkın, korkak, kaybetmenin acısını yaşayan, anlamsız bakan gözlerdi karşımdaki. Yaşamla ölüm arasında gidip gelen zihniyle. Titriyordu elleri, dudağında titreyen kelimeler gibi. Sayıklıyor gibi o cümle dökülüyordu dudağından “ben’i kaybettim!”. Hem ne dediğinden çok emin bir vurgu vardı sözlerinde, hem de bir girdaba kapılıp gidenin ümitsizliği.

Hayatın, toplumun ona verdiği rolü oynadığı sahnede şimdi ne oynayacak rol kalmıştı, ne de kendi. Boşlukla kucaklaşmıştı, özgürlüğe kanatlanan ruhu, tutsak düşen yüreğiyle. Herkes için yapması gerekenler vardı. Ondan beklenenler vardı, ya onun bekledikleri, zevk aldıkları. Yaşaması, hayata bağlaması için gerekenler. O da belliydi de seçme şansı hiç olmamıştı. Seçmediği bir rolü zoraki oynayan, yavaş yavaş içine kendi sözlerini, mimiklerini, hareketlerini katan bir oyuncuydu. Belki bir gün onun yaptıkları baskın çıkar, daha çok beğenilir de yazılan rol unutulur, değişir diye bekliyordu, ümit ediyordu.

Bir hayal miydi beklediği, hayal peşinde mi koşuyordu? Şimdi ona verilen rolü unutmuş, kendi istediklerini oynamaktan da vazgeçmesi gerekiyordu, yine bir başkası için. Bu hayatta artık oynayacak bir rolü kalmamıştı. Ne yapacaktı, ne için yaşayacaktı? Artık ona yer yoktu bu sahnede. Oysa mutluluğu yakalamıştı, tatmıştı. Nasıl vazgeçmişti kendinden, kendi sonunu da kendi mi yazmıştı, ona verilen rolden kaçarken. Düşünürken bunları, bedeninde, zihninde bir uyanış oldu aniden. Hayattan yeni bir rol almak, belki de kendisini oynamak için sahnede olması gerektiğini anladı. Sahnede olduğu sürece hep bir ümit olacaktı. Gözleri anlam kazandı birden, artık peşinde koşacağı ben’i vardı, onu bulup yaşayacağı bir sahnesi. Haykırdı, ne istediğini bilen gözler ve hayat bulan bedeniyle "Ben'i buldum!"

Onu hayattan koparmaya çalışan duygulardan sıyrıldığında sorgulamaya başladı yaşadıklarını. Neden "ben'i kaybettim" diye haykırıyordu. Ben kimdi, ne yapardı? Ondan beklenenler, onun bekledikleri... Yapmak istediği değişim neydi, yeniden doğabilirmiydi?

O anda Yunus Emre'nin dizeleri çınladı kulağında;
"Beni bende demen, bu ben değilim,
Bir ben vardır bende, benden içeri"

Ne diyordu Yunus, neyi anlatmak istiyordu?
Bu ben, ben değilsem ben kimdi? Çocukluğundan beri yaşantısını düşündü. Ona öğretilenleri... Doğruyu-yanlışı, sevabı- günahı... Annesinin, babasının ardından babaanne, dede, hala, teyze derken komşular, öğretmen derken, çevresindeki herkesin ona öğrettiklerini, ondan beklediklerini...
Herkes ona doğruyu yanlışı anlatıyordu. Kimin dediğini yapsam diye herkese şirin görünmek için çabaladıklarını hatırladı. Annesinin şımarık çocuğu, babasının akıllısıydı. Babasının annesine yaptığı şımarıklıkları görmesini istemezdi, bana olan sevgisi azalır diye. Düşündü... Düşündü... Acaba beni sevsinler diye mi böyle davranıyordum dedi kendi kendine... Onu sevmeleri bu kadar önemlimiydi? "Bu sevgiyle içimdeki boşluğu dolduruyordum" diye düşündü. Sevilmediğini hissettiğinde huzursuz olup, çabalıyor, çabalıyordu. Çok sevdiği, güvendiği arkadaşları, dostları bir bir gidiyordu hayatından. Kaybetmeyeceği bir sevgi, aşk olmalıydı hayatında bunu anlamıştı artık. Hep çabalıyor, ulaşmaya çalışıyordu ama olmuyordu. Kendini kaybediyordu yavaş yavaş...Kaybetmeye dayanacak gücü kalmamıştı. Kaybetmemek için elinden geleni yapıyordu, gene olmuyordu. Bu kaybedişler çığlığa dönüşmüştü... Onu sevmeleri bu kadar önemli miydi? "Bu sevgiyle içimdeki boşluğu dolduruyordum" diye düşündü. Sevilmediğini hissettiğinde huzursuz olup, çabalıyor, çabalıyordu. Yalnızlığını ve kaybettiklerini haykırıyordu.Uzun süredir kaybettiklerinden sonra elinde kalan neydi, onun cevabını bulmaya çalışıyordu. Konuşuyordu, gülüyordu ama hep bir arayış içindeydi. Bu arayışlar onu bir yere götürecekti, bunu biliyordu. Bu yüzden hiç vazgeçmedi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 29.01.09
 
 

Kelimeleri ardı sıra ekleyerek ve içine yüreğimden gelen sesi katarak yazdıklarım anlatır beni si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster