Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '09

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
29674
 

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın/Ümit Yaşar Oğuzcan

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın/Ümit Yaşar Oğuzcan
 

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın/Ümit Yaşar Oğuzcan

En güzel aşk ve ayrılık dolu satırları melankoli dolu bir ruhla şiirlere dönüştüren Ümit Yaşar Oğuzcan’ı bir başka pencereden tanıtmak istedim.

Ümit Yaşar; Babadan şair bir insan. Mersin’li olan Ümit Yaşar Oğuzcan'ın babası Lütfü Oğuzcan da şairdi. Şair Lütfü Oğuzcan oğlu Ümit Yaşar’a bir gün bir şiir yazar.

"Bak dünya ne güzel, bu sitem niye,

Ettim ben adımı sana hediye.

Mutluyum ey oğul babanım diye,

Çarptırma hicvinle cezaya beni."

Bir baba durduk yere oğluna sitem edecek ve bu sitemini şiirle anlatacak. Olacak şey değil !!! Baba Lütfü Oğuzcan'ın oğluna sitem etmesinin nedeni, Ümit Yaşar'ın sık sık intihara kalkışmasıydı. Yanlış duymadınız, büyük aşk şairinden bahsediliyor.

Yıllar sonra Umit Yaşar da intihar eden oğlu Vedat Oğuzcan’a iki şiir yazdığı söylenir.

- Birincisi yıllardır birçok ünlü Türk Sanat Müziği sanatçısının seslendirdiği şarkılardan ‘ Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın’ adlı şarkı kime yazıldığı pek bilinmese de aslında oğluna yazılmış bir şiir olduğu kabul edilmektedir. İşte Timur Selçuk’un ‘Babamın Şarkıları’ adlı albümde seslendirdiği, aslında Münir Nurettin Selçuk’un sesiyle tanınmış Oğuzcan’ın o ünlü şiiri:

“””

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.

””””

Oysa ki; bu şiirin yayınlanma tarihi ile oğlu Vedat oğuzcan’ın intiharı arasında tarih olarak fark vardır. Şiir daha önce yazılmıştır. Bence bu şiir Ümit Yaşar’ın bilinen usuldeki melankolik aşk şiirlerindendir.

Bu kadar az kelime ile terke dair ne varsa , ancak bu şekilde anlatılabilir.


- İkincisi ise daha uzun bir şiir.

GALATA KULESİ

”””

6 Haziran 1973,
pırıl pırıl bir yaz günüydü,
aydınlıktı, güzeldi dünya,
bir adam düştü o gün galata kulesinden. kendini bir anda bıraktı boşluğa;
ömrünün baharında, bütün umutlarıyla birlikte paramparça oldu.
bir adam düştü galata kulesinden;
bu adam benim oğlumdu gencecikti Vedat, ışıl ışıldı gözleri, içi,
bütün insanlar için sevgiyle doluydu
çıktı apansız o dönülmez yolculuğa
kendini bir anda bıraktı boşluğa,
söndü güneş, karardı yeryüzü bütün
zaman durdu.
bir adam düştü galata kulesinden
bu adam benim oğlumdu;
açarken ufkunda güller alevden,
çıktı, her günkü gibi gülerek evden,
kimseye belli etmedi içindeki yangını
yürüdü, kendinden emin
sonsuzluğa doğru.
galata kulesinde bekliyordu ecel,
bir fincan kahve, bir kadeh konyak,
ölüm yolcusunun son arzusuydu bu,
bir adam düştü galata kulesinden;
bu adam benim oğlumdu.
küçücüktü bir zaman,
kucağıma alır ninniler söylerdim ona,
uyu oğlum, uyu oğlum, ninni.
bir daha uyanmamak üzere uyudu Vedat.
6 haziran 1973
galata kulesinden bir adam attı kendini;
bu nankör insanlara
bu kalleş dünyaya inat,
şimdi yine bir ninni söylüyorum ona,
uyan oğlum, uyan oğlum, uyan Vedat.

“”””

Hayatını, duygularını şiirlerine yansıtma konusunda usta olan şair; bu acısını yine dizelere dökerek yenmeye çalışmıştır.

Melankoli dolu ruhu ve bunları satırlara döktüğü şiirleriyle tanınan Oğuzcan’ın şiirlerinde, aslında yaşadıklarının etkisi çok büyük. Ümit Yaşar Oğuzcan, bu kadar etkili aşk şiirlerini yazmasına rağmen , Çokça intihar etmeye teşebbüs edecek kadar karamsar bir ruh haline sahip bir şairdir.

Baba Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bu hayatı büyük oğlu Vedat Oğuzcan’ı olumsuz yönde etkiler. Babasının hayata bakış açısı ve bunu uygulama çabası , Vedat Oğuzcan’ın da aklında ‘intihar’ fikrini dolaştırır. Sürekli evde Ümit Yaşar’ın başarısız intihar girişimleri ve acı sonuçları konuşulur hale gelmiştir. Söylenenlere göre Ümit Yaşar 24 kez intihara teşebbüs etmişti! Ne yazık ki bu ruh hali nedeniyle evde huzur kalmamıştı. Baba Oğuzcan’ın bu hayatı büyük oğlu Vedat Oğuzcan’ı olumsuz yönde etkiler.

Bir gün... 17 yaşındaki oğlu Vedat Oğuzcan, Galata Kulesi'ne çıktı ve kendini aşağıya bıraktı. Rivayet odur ki, cansız bedeni yerde yatarken avucundaki káğıtta bir not yazılıydı: "Baba intihar öyle edilmez böyle edilir!"

Bu yazıda adı geçenlerin üçü de sağ değil, ama Ümit Yaşar’ın şiirleri hala yaşıyor.

Ümit Yaşar’ı çok bilenen “Ayten” şiiriyle analım.

MİLYON KERE AYTEN

Ben bir Ayten´dir tutturmuşum
Oh ne iyi
Ayten´li içkiler içip
Sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten´e beş var
Ya da Ayten´i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları
Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten´i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadehte sizinle içeriz Ayten´li İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok
Ayten´i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten´i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar
Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun

Ruhu Şad olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2034
Kayıt tarihi
: 02.03.09
 
 

15 yıldır denemeler yazmaktayım. İnsan yaşamı ile doğanın kurulları arasındaki benzerlik, kaos, d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster