Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '16

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
121
 

Beni seveceksin…

Beni seveceksin…
 

Kirli ve kötülük kudreti ile dolu zihninle ruhumu sıkıştırıp en kıymetlimi, hazinemi çalansın. Bedeni yaşatmak telaşı benimkisi. Ruh çoktan mişli cümlelerle haşır neşir. Zihin itaat etmeye yatkınlaştı sayende. Sorgulamadan, düşünme ihtiyacı bile duymadan bedeni doyuruyor,yıkıyor,yedirip içirip sıklıkla uyutuyorum. uyumak ölmek ile kardeşlik ilişkilerini sıklaştırdı. Ara sıra ölmek iyi geliyor. Ceset olamadan ölmek ne demek öğrettin bana.

Ceset olmadan diyorum. Ölemiyorum. Ceset olamayan bedenimin içinde senden benden bir parçanın yaşama tutunması yüzünden bu halim. Yaratana yaşatana hürmetimden sana eşlik etmem. Ateşin içinde buz olarak, erimeden yaşamak gibi hayat. Buzun içinde eritmeden yanıp tutuşan intikam ateşi beni ayakta tutuyor. 

Kudretsizim. Zalimden zulmü öğrenemeden, zulme itaat eder oldum. Sustum. Teslim olduklarımın terk etmesi ile senin oldum ben. Senin. Aslında kimsenin kimseye ait olmadığı hayatın içinde bendeki canın yüzünden sana ait oldum.”

“Duygu’nun Vural acısıyla defterine sızdığı cümleleridir.”

“Beni Seveceksin”

Gözlerimi açtığımda burnuma iğrenç bir koku geliyordu. Eskiden tuvaletlerde kullanılan kokular gibiydi. Hatırlarsınız böyle renkli jelatine sarılmış kokulardan, sabuna benzeyen hani. Bu yaşıma geldim, kesinlikle onlardan evime almadım. Gördüğümde o anı hatırlatıyorlar bana. Beyaz derme çatma bir karyolanın üzerinde papatya desenli bir yastıktan kafamı kaldıramıyordum.

Vural, duvarın dibinde  yere oturmuş, sigara içiyor, bir eliyle de yerde parmağınla daireler çiziyordu. Doğrulmak istedim ama kafam kalkmadı. Vural hareketlenip yanıma geldi. Vural bana yaklaşırken, ayaklarımı hareket ettiremediğimi fark ettim. Basit bir kumaş parçasıyla ellerim ayaklarım birbirine bağlanmıştı.374a4175-0b6a-4827-8dde-16de690d527a

Bağırmadım. Neler olduğunu anlamaya çalışırken adeta donmuştum. Gözlerimi kaldırdım. Saçlarım yüzümü örttüğü için bir kaç tutamın arasından Vural’ın gözlerine bakıyordum.

Konuşmak istedim ama ağzımdaki kumaş düzgün bir kelime çıkmasına engel oldu. O anda aklıma gelen cümle ise Saçlarımı yüzümden çeker misin? Seni göremiyorum du. Söyleyemedim. Vural sanki içimden geçirdiğim o cümleyi duymuş gibi kocaman elleri ile saçlarımı yüzümden çekti. Yanıma oturdu.

-Sana bunu yapmak istemezdim ama bana başka bir şans bırakmadın. Beni dinlemedin. Aşağıladın. Önemsemedin. Bunu yapmak zorundaydım. Korkma sana dokunmayacağım. Benimle evlenmeyi kabul edesiye kadar sana dokunmayacağım. Merak etme babanın haberi var burada olduğundan.

Babanın haberi var dediğinde, kudurmuş köpek gibi çırpınmaya başladım. Ne elim ne de ayağım hareket etmiyordu. Çırpınıp durdum. Boğazımı yırtacak gibi bağırmaya çalışsam da inlemekten başka bir ses çıkmıyordu.

– Sakin ol lütfen. Sakin ol korkma. Hiçbir şey olmayacak. Sana zarar veremem ki ben. Sakin ol. Lütfen.

Sessizce gözlerine baktım, gözümle beni açmasını işaret ettim.

-Şimdilik bunu yapamam ama birazdan yemek gelecek sana söz o zaman açacağım.

46d888d5-b084-4f7e-a0aa-74e8720c0f45Ellerimi, ayaklarımı ovuşturuyorum ama bir türlü hareket edemiyordum. Birden kol altlarımdaki ipleri fark ettim kolumun altından geçirdikleri ipleri tıpkı bir kuklaymışım gibi uzatıp karyolanın demirlerine bağlamışlardı.

Kalbim artık normal ritminde atmıyordu. Nefesim yavaşladı. Korkudan titriyordum. Bir ara bayıldım sanırım. Yeniden uyandığımda bir masa iki sandalye getirdiklerini gördüm. Vural yanıma geldi.

-Sakin ol canım. Şimdi ellerini açacağım, ayaklarını da. Masaya oturasıya kadar ağzını açmayacağım. Yemek yerken kendin açacaksın. Şimdi lütfen durumu kabullen. Yayladayız. Etrafta kimse yok. Sesini duyuracağın tek kişi ben ve evde çalışanlar. Onlar da sana yardım edemez. Bu yüzden boşuna enerjini harcama. Sakin sakin konuşalım

Bir an düşündüm. Belki gerçekten sakin davranırsam onu ikna edebilirdim. Başımı onaylar gibi salladım. İnandı ve beni çözdü. Ayağa kalktım. Sanki onu öpecekmiş gibi yaklaştım. O daha ne olduğunu anlamadan suratının ortasına kafayı geçirdim.

-Seni lanet olasıca.

“İlginç Adamlar ve Kadınları” kitabımdaki “Beni Seveceksin” adlı hikayemden küçük bir hediye… “Pek yakında evlerinize sihirli kutudan misafir olacak Duygu ve Vural’ın hikayesidir…”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oldukça güzel bir anlatım. Detaylar harika. Son paragrafta ki Suratının ortasına kafayı geçirdim cümlesini okuyunca kahkaha attım :) Duygu kafayı geçiriyor demi. Bayanların kafa atmasına alışık olmadığımızdan okuduğum an komik geldi. Saygılar..

Beyazgolge 
 28.09.2016 16:36
Cevap :
Şiddetin cinsiyeti yoktur inanın. Canı yanan acil durum enerjisi ile neler yapabilir bilemezsiniz. Teşekkürler yorumunuz için.  29.09.2016 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 228
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster