Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1449
 

Benim Adım Kırmızı-Orhan Pamuk

Benim Adım Kırmızı-Orhan Pamuk
 

Alıntıdır


"Saf kalmak isteyenin yapacağı bir şey ve kaçacağı bir yer vardır her zaman."

Bu kitabı 3 yıl önce kayınpederim son günlerini yaşarken, yoğun ve korkuyla dolu karmaşık duygularla okumuştum. Ölüm, hem evin içinde dolaşıyordu, hem de kitapta en ince ayrıntılarla işleniyordu. O zaman fırsat bulup alıntılar yapamamıştım. Şimdi sakin kafayla tekrar okudum. Orhan Pamuk kitaplarının en güzeli bence, "Bir edebiyat harikası" diyebilirim. 

Roman farklı bir bakış açısıyla yazılmış. Kahramanlar ve olaylar, mekan ve zaman oldukça güzel betimlenerek işlenmiş. Olayları her şeyin kendi gözüyle, farklı açıdan görüyorsunuz. Renkler konuşuyor, eşyalar konuşuyor, nesneler konuşuyor... Karakterlerin isimleri de ilgimi çekti; alışıla gelmiş roman tiplerinden hayli uzak bir biçimde sunuluyor okura.. En çok aklımda kalan; kapı kapı dolaşan, dedikoducu, işbitirici ve çöpçatan "Bohçacı Ester'  mesela, yüzyıl geçse de onu unutmam.

Herkesin okuması gereken bir eser... Bir şaheser...

( Not: Bu cümleler 5 yıl önceki duygularımla yazılmıştı..kitapla ilgili duygularım aynen dururken, yazarla ilgili duygularım biraz değişti, herkeste olduğu gibi.)

Kitaptan Alıntılar:

"Biraz ilgi gören ve bundan başı dönen her vaiz, dinin elden gittiğini söylemeye başlar. En sağlam ekmek kapısı budur." (s.183)

"Sizden daha iyi ve ahlaklı olduklarına inanan yüce kişiler, sizden utandıklarında, gözlerinizin içine işte böyle bakamazlar. Belkide sizi ihbar edip işkenceci celladlara teslim etmeyi düşündükleri için." (s.189)

"Evlenmeden önce alevlenen aşk yangını evlilik ile söner ve geriye boş ve kederli bir yangın yeri kalır. Evlendikten sonra duyulan aşk da biter, ama onun yerini mutluluk alır. Buna rağmen bazı aceleci budalalar evlenmeden önce aşık olup yanyana aşkı tüketirler. Niye? Çünkü hayatta en büyük amacı aşk sanırlar." (Şeküre..s.221)

"Bütün katiller sanıldığının aksine, inançsızlardan değil, fazla inananlardan çıkar." (Üstad Osman s.296)

"Kitaplar insanın mutsuzluğuna teselli sandığımız bir derinlik katar yalnızca." (s.387)

"İnsan aslında mutluluk resmindeki gülümsemeyi değil, hayattaki mutluluğu arar. Nakkaşlar bilir bunu, ama resmedemedikleri de budur. Bu yüzden hayattaki mutluluğun yerine, görmenin mutluluğunu koyarlar." (Şeküre s.476)

"Saf kalmak isteyenin yapacağı bir şey ve kaçacağı bir yer vardır her zaman." (s.457)

Arkakapak Notu:

Orhan Pamuk'un, "en renkli ve en iyimser romanım", dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul'da birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını sakladığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı'nın gizlice yaptırdığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce, Şeküre'ye aşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul'da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikayelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt. "Genç Türk romancısı Orhan Pamuk, Avrupa'ya roman nasıl yazılır, gösteriyor."

Frankfurter Allegemeıne "

"Orhan Pamuk'u herkes okumalı." The New Statesman

----

Okuduğum tarih: 06-16.03.2002

Benim Adım Kırmızı-Orhan Pamuk

İletişim Yayınları 1. Baskı-1998

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Orhan Pamuk'un Kırmızı ve Kar haricinde tüm kitaplarını okudum. Beni en çok etkileyen " Kara Kitap " tır. Ayni okulda okumuş, benzer ailelerde ve ayni semtte büyümüşüz. Bundan çok hoşlandığımı itiraf ediyorum. Hep içinde yaşadığım İstanbul'un farklı çehrelerini yine içimde varolan benzer benliklerle buluşturması beni etkilemiştir. Bence Pamuk çok sevdiğim Marquez'den daha iyi bir romancıdır diyebilirim.

Mine Kavalalı 
 10.05.2007 15:17
Cevap :
Teşekkürler.Aslında siz en iyi olanları okumamışsınız.Okuyun derim.Ben ilk kitabı "Cevdet Bey ve Oğulları "dışında hepsini okudum.Beğenmediklerim de oldu.Ama yine de severim onu.Marquez konusunda da hemfikirim.Ne güzel aynı yerlerde yaşamış olmanız.Sevgilerimle..  10.05.2007 16:02
 

Vayyy...) ne güzel özetlemişsin.. öyle bir duygu veriyorsun ki... mutlak okumalıyım diyorsun..alıntılar da hoş..aslında telk kitabını okudum..yeni hayat..baymıştı beni..anlat desen..aklımda kalan bölük pörçük şeyler..ama senin okuduğun kitaplardan alıntı yapman ajandana notlar düşmen..çok hoş..kelimesi kelimesine okudum.. gönlüne sağlık..sevgiler

Halide 
 09.05.2007 6:58
Cevap :
Selam canım...Yeni Hayatı da okudum..belki birgün yazarım...Senin adın sadece bir renk olamaz..sen Gökkuşağısın...sevgilerimle..öptüm...  09.05.2007 10:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1970
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster