Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
802
 

Benim bakkalımın belgeseli...

Benim bakkalımın belgeseli...
 

Alışveriş kültürümüzün dününe damgasını vuran en önemli ayrıntılardan biride mahalle bakkallarıydı. Tiyatro sahneleri ve kitaplara konu olan bakkallığın tükeniş sürecine bende hüzünlü bir köşe ayırayım dedim. Acı acı gülesiniz diye...

Çocukluk, gençlik ve olgunluk seyrimin günlüğünde çok önemli ayraçlara konu oldu bakkallar. Cam kavanozlardaki akide şekerleriyle tatlanarak başladı bakkallı çocukluğum. Albenili ambalaj yanıltmacasından uzak, sahtecilik korkusundan bihaber düşüncelerle bırakıverdik kuruşlarımızı, ahşap tezgahların üzerine. Golden ya da Kent markalı artistli sakızlarımızdan, peş peşe aynı resimler çıksa da, yeniden tazelenirdi minik yüreklerimiz. Ayhan Işık, Türkan Şoray, Ediz Hun, Filiz Akın, Yılmaz Güney, Erol Taş, Nubar Terziyan, Aysel Tanju, Suphi Kaner ve daha niceleri konuk oldu körpecik hayallerimize.

Bazen de bakkalın kocaman elleri dalardı misket kavanozunun içine. ‘ah bir mavi misketi çıkarsa şansımıza’ diye az mı içler geçirdik. Mahalle camisinin kıyısında toplanırdı çocukların tekmili. Akşam ezanları okunurdu misket oyunlarımızın üstüne. Kirlenen küçük ellerimiz yüzünden, büyüklerden işiteceğimiz azarları hazmederdik akşam yemeklerinde.

Birde baktık gençlik yıllarına gelmiş sıra. Büyüdük ya taleplerde değişti. Gözlerimiz sihirli kavanozlardan üst raflara kaymaya başladı. Kahrolası sigara paketlerini nasıl da güzel istiflemiş bakkal amcam. Birinci, Bafra, Bahar, Yenice, Kulüp, Yeni Harman, Yaka, paketleri cezbetti sivilceli yıllarımızı.

İlk deneme de zehir üflesek de, içiyor ya mahallenin abileri, ‘bizim neyimiz eksik!’ edasıyla başladık tütün kaçamaklarına. Vay be! filtreli Maltepe ile Samsun’da çıkmış. Allah, Allah, daha kim tutar bizi...”Uzat bir Samsun bakkal amca, dayım istedi de!” yalanlarıyla değişti raf tercihimiz.

Tabi güzel şeylerde oldu bakkallı gençliğin alışveriş seyrinde. Okuma tutkusunun önemli unsuru gazetelere alıştık. Tarkan’la, Malkoçoğlu ve Karaoğlan’la başlayan çizgi romanlarla başladı gazete sevgimiz. Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet’in tek sayfalık spor sütunlarında şekillendi futbol aşkımız. Aslan, kanarya, kimimiz de kara kartallı olduk, bakkalın şaşkın bakışları altında.

Veresiye defteriyle tanıştık baba evinin zor günlerinde. Deterjanı, Tursil, Fay’la, makarnayı Piyale, margarini ise Sana, Ufa ve Vita ile tanıdık. Marka tercihi de ne demek!? Neyi satarsa bakkal, marka oydu çoğu kez.

Hijyen, lıght, diyet, doğal ürün mü dediniz? Gerek yoktu bunlara. Her şey o kadar masum ve doğaldı ki.

Aşk, asker ve de bilumum gurbet mektuplarının ortak adresi oldu bu dükkan. ‘Bakkal Hasan Aslan eliyle’ nice sevdalar alevlenip söndü yüreklerde. Daha kepenkleri açmadan ‘mektup var mı?’ soruları oldu bakkalın ‘günaydın’ı.

Apansız eve gelişlerde kilitliyse kapı, bilirdik ki bakkaldadır anahtar. Hatta gaz ocağındaki yemeği ısıtmamızı söyleyecek kadar bizden biriydi. Kiralık evden, satılacak arabaya kadar, el yazması her ilanın panosu olurdu dükkanın camları… Görev bellemişçesine, karşılıksız ve severek asılırdı mahallenin taleplerini.

Derken evlendik, çoluk çocuğa karıştığımız yıllarda bir şeyler olmaya başladı mahalleye. Evler, sokaklar, caddeler değişmeye başladı, şantiye yılları başladı semtimizde. Cami, okul ve birkaç konak ve bir ulu çınar direnebildi büyük değişime. Devasa gökdelenlerin arkasında kaldı mahalleyi ısıtan güneşli günler.

Ve en sonunda kocaman afişler gerildi mahallenin orta yerine:

“Hipermarketiniz Açılıyor”

Ve bu büyük değişim küçük esnaf sayısını 10 yılda yarı yarıya azalttı. Bakkal, kasap, terzi, manav ve diğerleri el etek çekmeye başladı piyasadan. Giderken de dayanışma, tanışıklık ve biz bizelik kültürümüzden bir şeyler daha kopuvermiş. Duygularımızı, ucuzluğa kurban vermişiz elbirliğiyle…

Kemal Tipioğlu

(Fotoğraf: Elif Görgün Kaplan)

elta bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekten okuyunca bir yandan gülümsememe sebep olurken bir yandan da hüzünlendirdi beni yazınız.Güzel anektodlar hatırlamışsınız..geçmişe yaptığım hüzünlüde olsa tatlı yolculuk için teşekkürler

corcianaz 
 18.12.2007 9:07
 

Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten. Beni çocukluğuma alıp götürdünüz. Sevgiler saygılar

OKAN TINMAZ 
 17.12.2007 12:33
 

Tebrik ederim arkadaşım. Mazinin duruluğuna götürdün bizi. Selam ve sevgiler

murat ertaş 
 15.12.2007 12:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 99
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 27.11.06
 
 

Bir şirketin H.İlişkiler sorumlusuyum. Gündeme mizahi pencereden bakmak ve ürettiklerimi paylaşmak i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster