Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
672
 

Benim bir blogum var!

Blogger olmak

Kendimi bildim bileli yazıyorum. Mutluyken, mutsuzken, ağlarken, gülerken, bir şeyler izlerken ya da dinlerken, kızgınken ve daha nice farklı hâlet- i rûhiyemde aklıma yazmaktan başka bir şey gelmiyor. İlk yazı deneyimlerimi hatırlıyorum. Şimdi oldukça çaylak işi gelen o ilk duygusal tepkimeler ve Yılmaz Erdoğan ile Cezmi Ersöz dizeleri tadında sevmiş de kavuşamamışlara ya da geçmişinin ve henüz olmamışlığının duygusallığında yazdığım her bir satıra bazen kendime gülümseyerek bakıyorum. İlk günlük tutma çabalarımda her genç kız gibi yazdıklarımı birinin okuyacağı düşüncesinden utanırdım. Oysa şimdi arsızca yitip giden ya da beni bir anda esir alan duygularımı dile getirmekten zerre çekinmiyorum. Zaman geçtikçe ve kendimizi daha iyi tanıdıkça olgun bir meyve kıvamına geliyoruz belki de kim bilir.

Son yıllarda internet ve sosyal medya bildiğimiz birçok gerçeği altüst etti. Bence çok da iyi etti. Bu sayede bir çok alışkanlığımızı değiştirmemiz gerekti. Sosyal medya bize sadece kendi kendimize ettiğimiz cümlelerin esasında meraklı okurları olabileceği ve hatta bazen bir kişinin tek başına bir gündem bile olabileceğini gösterdi. Kendi için yazmak ya da ileride çocuklara hatıra kalsın bu satırlar diyenimiz de kalmadı. Ne varsa yazıyoruz artık. Kimse kimseye böbürlenmiyor üstelik. Sen yazıyorsun, ben yazıyorum, o yazıyor. Hepimiz birer yazar olduk.

Artık sadece yazıyoruz. Yazdıklarımızı paylaşıyoruz. Mümkün mertebe özgür olabileceğimiz platformlarda gerçek gündemi oluşturuyoruz. Son bir yıldır ülke gündemi ile ilgili olarak dur bakalım bu işin aslı neymiş dediğimde gazetelerin yazarlarının en son ne yazdığına gitmiyorum. Biliyorum ki gündem ile ilgili bloglarda beklediğimden çok daha fazlasını bulma imkanına sahibim. Açıkçası blogger arkadaşlarıma çok daha fazla güvenim var.

Editörler yazarların hızına yetişemiyor

Bazen yeni bir yazı için günlerce bekliyorsunuz. Bazen de hiç beklemediğiniz anda bir anda yazdığınız yazı yayımlanıyor ve hatta binlerce insan tarafından okunuyor. Ama sizin en sevdikleriniz hep göz ardı edilenler oluyor. Ülke gündeminin çok hızlı değişmesi gündeme dair yazıların çok okunurluğunu etkiliyor. Öte yandan benim de yazdıklarım dâhil olmak üzer tarihi yazılar Muhteşem Yüzyıl’dan dolayı çok fazla okuyucu buluyor. Ama o güzelim deneyimler, Andrea Palladio ve Antonio Canova’yı anlattığım o yazılarım neden aynı şekilde ben onları daha çok severken okunmuyor? Mimarlar, sanatçılar, heykeltıraşlar, ressamlar, edebiyatçılar neredesiniz? Politik gündemle mutsuz edilen insanların sanatla ruhlarını tedavi etmeleri gerekiyor. O nedenle gündemi kolayına değişmeyen günler diliyorum hepimize birden.

Takip edilmek ve takipçilerle iletişim

Bir çok yazı yazdım blog için. Yurt dışında yaşayan bir insan olarak deneyimlerimi aktardım. Bazen kendime ve bize yönelik öz eleştiriler yaptım. Tarihçi tarafımın verdiği sorumluluk gereği araştırmalarımı sadece akademik dergiler ya da kitaplarda yayımlamak yerine bloğumu takip edenler için de onların ilgisini çekecek şekilde burada paylaştım. Rehberlik ve çevirmenlik yaptığım için gözlemlerimi gezmeyi sevenlere yeni yerler keşfedecek cesareti olanlara ilham vermek adına yazdım. Bazı yazılarımda yabancı dil öğrenmek için çabalayanlara yardımcı olacak tavsiyelerde bulundum. paylaştım. Blog sayesinde bir çok insan bana yazdıklarım hakkında ne düşündüklerini ilettiler. Bazıları Venedik’e kadar gelip beni buldu ve onlarla birlikte keşfettik bir de masallar diyarı Venedik’i. Bir çok okuyucum zaman içerisinde arkadaşım oldu. Bazı yazılarımı tepki ile karşılayanlar da oldu. Elbette herkesten aynı tepkileri almayı beklemiyordum.

Zaman içerisinde okunur hale gelmek

Öncelikle kurgu yapmayı beceremeyen ama gözlemlerini iyi aktaran bir blogger olarak görüyorum kendimi. Malzemem tamamen deneyimlerimden oluşuyor. Elimde olan ile yeni bir şeyler üretirken bir şeyi yoktan var edemiyorum. İleride bir roman ya da basit bir kurgu ile hikaye yazabilir miyim bilmiyorum, ama blog için bir şeyler yazmalıyım düşüncesi bile çoğu zaman ihtiyacım olan ilhamın gelmesine yardımcı oluyor.

Erdal Ceyhan, abdurrahman balcilar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 5135
Kayıt tarihi
: 25.10.11
 
 

Dr. Serap Mumcu Geronazzo, Padova Üniversitesi Tarih bölümünde doktoramı tamamladım. Tarih, Sanat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster