Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
477
 

Benim eski ramazanlarım

Benim eski ramazanlarım
 

Ramazan'ın gelişini Annemin başladığı hazırlıklardan anlardım.

Süreya teyze Şerife hanım teyze.. Naime komşu ile ortaklaşa yaptıkları hazırlıklardan..

Evimizin bahçesinde yer ateşinde ramazanlık yufka yaparlardı toprak saçta.. yığın yığın kuru yufka..

Mahallenin erkekli kızlı çocukları bizler başlarında dölenip dururduk ki, arada bize versinler sacta hafifce pişirilmiş yufkadan.Yufkanın arasına tereyağını, peyniri gezdirip de yemeye bayılırdık. Bazen kovarlarlardı bizi ''Hadi bakiim, sizden yufka kalmıyo bize'' deyip de.. Şimdi bazen köye gittiğimde yapıyorum kuru yufkalardan, annemden devraldığım bir alışkanlık işte.. bir güzellik...

Ramazan başladığı ilk gün sıkı sıkı tembih ederdim anneme''beni de kaldır ne olur anne''.. diye...

O gece dogru düzgün uyuyamazdım.

Davulcunun sesini duyamayacagım diye ödüm kopardı. Nitekim, davul sesini duydugum anda gözlerim koca koca açılırdı. Köpeklerin havlamaları ile beraber davulcunun davuluna vurduğu ritmik tokmak seslerini dinlerdim ve pencere önündeki tahtadan sedirin üzerine atlardım sokağımızdan geçen davulcuyu görebilmek için..

Sokak ışıklarından parlayan taşların üzerinde koşarcasına, arkasından biri kovalıyormuş gibi, kaçarcasına hızlı hızlı yürüdüğünü görürdüm onun.

Kasketi olurdu başında daha çok.. siyah ceketinin yakası kalkık.. ince uzun boylu.. esrarengiz biri gibi.. hızlı hızlı yürüyüşünün sebebini de korkmasına bağlardım.. Ne de olsa gece ıssız.. karanlık.. O geçerken ışıkları tek tek yanardı evlerin.. ışığı yanmayan evin önünde çalardı da çalardı davulunu... sonra sessizce yatağıma yatar, pusuda beklerdim annemin beni kaldırmasını.

Mis gibi çay kokusu gelirdi burnuma. Ocak üstünde alt-üst böreği yapardı annem onun kokusunu alırdım.. Ve çay bardaklarının içine attığı çay kaşıklarının o güzel sesi...

Öksürürdüm uyandığımı belli etmek için. Sürekli ve ara ara öksürürdüm.. Bazen duyardı sesimi ''kalk bakalım hadi'' derdi. Bazen de duymamazlığa gelir ben de mecburen uykuma teslim olurdum.

Sabah uyandığımda ise lk işim mutfağa koşup alt-üst böreğine bakmak olurdu kaldı mı diye.. Annem ayırırdı mutlaka.. gülümserdim..

Oruç tutmuşsak, okulun bahçe kapısında biz oruç tutanlar birbirimize susuzluktan paslanmış dillerimizi gösterirdik. Ama genellikle tekne orucu olurdu bizimkisi. Akşamı bekleyemez, öğle saatlerinde bir ağaca bağlar bozardık..

İftar hazırlığı hazırlıkları başladığında komşularla tabak alışverişi olurdu sürekli. Herkes yaptığından bir tabak verirdi birbirine. Komşuda pişer,bize de düşer hesabı. Bayılırdım bu alışverişe.

İftara yakın;

Fırın başında pide beklemek bana düşerdi evin en küçüğü olarak. Takkesini başından hiç çıkartmayan Karadenizli fırıncı Ömer amca pidelerimi vermeden önce yanağını uzatırdı..''önce öpücük '' derdi.. gazete kağıtlarına sarmaladığı bol susamlı fırından yeni çıkmış pidelerimi aldığım gibi eve yollanırdım yana yana.

Oruç yoksa; daha fırından dışarı adım attığım gibi yolda yemeye başlardım pidenin bir ucundan.. evde devam ederdim. Sonra da sana yağını salıverirdim içine erir giderdi..

İftar soframız hazır olurdu eve gittiğimde.. pencerede oturup iftar topunu beklerdik ablalarımla.. camiye dikerdik gözlerimizi, ışıkların yanması ile beraber bir şölen başlardı.. pide ve zeytin yerdim daha çok yemekle işim yoktu..

Ramazanın sonuna doğru bayram telaşlarımız başlardı.. bayramlık giysilerimiz hazırlanırdı. Kızlarına elbiselr dikmeye başlardı annem... Bayram temizliklerine başlanır.. baklavalar yine komşularla birlikte hazırlanır, baklavanın şurubunu dökme işi en son güne bırakılırdı.. şeker-çikolata alma işi de en son güne bırakılırdı.. çünkü annem saklasa bile biz arar bulur gizli gizli yerdik.

******

Geçen zamanla beraber herşey değişiyor git gide..

Ramazan dendi mi sahur ve davulcu gelir benim aklıma.. Oysa artık insanlar sahura kalkmak istemiyor, sahurda davul sesi duymak istemiyor, rahatsız oluyorlar davul sesinden. Eski ramazanların unsuru olan davul tüm cazibesini özelliğini yitirmiş durumda. Zaman gösteren ve insanları uyaran onlarca teknolojik araç var insanlar için.. özlellikle kent mimarisinin değişimi davulu tümüyle gereksiz kılmış durumda. Bayramlarda neredeyse kimse kimseye bayramlaşmaya gitmiyor. Komşu komşuyla bayramlaşmıyor..

Amaç ramazanı yaşamak ise, onu paylaşımda hoşgörüde,sevgide ve saygıda ve yaşayalım.. Ramazanın manevi ve ulvi değerlerini bilelim.. Ramazanı gerektirdiği gibi yaşayalım.

Yardımlarımızı ise hiç kimseyi deşifre etmeden yapalım..

Hepimize hayırlı ramazanlar efendim...

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"nerde o eski ramazanlar" diye diye bu günlere geldik, bundan sonrada aynen devam edecek. Temmnileriniz önerileriniz ne kadar güzel. Galiba daha bir insan olmanın yeter şartları yazdıklarınız. Dileyelim ki daha kötüye gitmesin ramazanla gelen güzelliklerimiz... sevgilerimle...

Metin TOPÇU 
 14.08.2011 20:02
Cevap :
yoksa bu nesilden nesile söylenegelen bir söz mü bu? Bizim çocuklarımız da mı " nerdee?" diyecekler çok merak ediyorum. Bizler eski ramazanları yaşatabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Umarım bundan sonra da böylece devam eder.. çok teşekkür ederim:) selamlarımla...  14.08.2011 21:16
 

Cok guzel bayıldım, sız degılde ben yasıyorum sankı; dılımızı gosterırken bırde korku yasardık ogun oruclu degılsek beyaz gorunmıycek dıye, o yufkaları bız hala yapıyoruz tabı alt ust boregınıde...:) kalemınıze saglık unuttugum anıları yenıden yasattınız.tesekkurler.

zöhre TAHİR 
 14.08.2011 17:04
Cevap :
hem okudunuz, hem de paylaştınız:) ben teşekkür ederim, selamlar...  14.08.2011 21:17
 

diye başlayan cümleler duyardım hep büyüklerimden, şimdi ben bile kurmaya başladım... Bayram tadında bir yaşamınız olsun... sevgiyle...

sukriyekorkmaz 
 10.08.2011 9:36
Cevap :
kızım bile " eskş bayramlar" şeklinde başlayan cümleler kurmaya başladı eski bayramlarını anlatmaya başladı:) yaşamımız bayram tadında olsun Şükriye hanım:) sevgilerimle...  10.08.2011 16:05
 

Anneannemlerde olurduk. Davulcu para almaya gelirdi. Ablamla parayı biz vercez diye kavga ederdik. Ama davulcu para almaya geldiğinde korkardık davulcudan. Anneannemin arkasından uzatırdık elimizle. Sanki insan değil de başka bir varlıktı. Gece davul çalıyor ya :)

Nilay Yıldırım 
 05.08.2011 16:57
Cevap :
:)) benim kızım da davulcu geldiğinde davul çaldırıp mani söyletmeden vermez parayı:)) çocukluğumuza ait bambaşka bir varlıktı sanki değil mi?:) çok teşekkür ederim Nil, sevgilerimle.  05.08.2011 18:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1333
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster