Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '06

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
1230
 

Benim Güzel Uzatma Kablom, Ömrün de Uzun Olsun E mi...!!

Benim Güzel Uzatma Kablom, Ömrün de Uzun Olsun E mi...!!
 

O gün İstanbul karlar altındaydı, saat 15:00 gibi kötü hava koşulları nedeniylemesai erken sona ermişti.Aynı gün eşim için çok farklıydı. İlk defa yanında ben olmadan trafiğe çıkacak ve yeni işine kendi aracıyla gidecekti, mevcut ulaşım alternatifleri arasında daha iyi bir çözüm bulamamıştık. Günün sabahında kar yağışı vardı, ancak ben kötü bür tahminde bulunup karın tutmayacağını düşünerek, onu yüreklendiripişe aracıylagitmeseni söylemiştim. Şimdi aynı ben onu gidip Beşiktaş' tan almak zorundaydım. Saat 15:00'de başlayan Beylikdüzü-Beşiktaş serüvenimin ilk ayağı 20:00 gibi eşimin iş yerine varmamla sona erdi. Araba tamamen karlar altında kalmıştı. Onu karlardan kurtarmam bile yaklaşık yarım saat sürdü.

"YA ALLAH" diyerek çıktık yola, o gün aynı gün içerisinde yapacağım hatalarzincirinin 2.yapıp, benzin istasyonun önünden geçmeme rağmen, çeyrek depo benzinim var deyip yakıt almadım. Nasıl olsaE6' dangidecektim, bu benzin bizi eve 3-4 defa götürürdü,gerek yoktu. Oysa bugün çok farklıydı,en kötüye göre düşünmek gerekliydi.Ama ....

Göz gözü görmüyordu, yavaş yavaş ilerliyorduk. Bazen yavaş, bazen hızlı gidiyorduk. Tam yeri bilmiyorum ama Mahmutbey'e yakın bir noktada kalakaldık. Zerre ilerliyemiyorduk. Dışarıda kokunç bir fırtına vardı, yaklaşık 1100 kg' lık otomobilimiz kuvvetli fırtınanın etkisiyle "uçtu uçacak" gibi bizi ürpertiyordu. Hemen sağ yanınımızdaki bir TIR' ın gölgesine sığındık.

Kendime kızmaya başlamıştım, motoru durduramazdım, çünkü ısınmalıydık, dışarı -5 civarıydı. Ama benzinim de giderek azalıyordu. Ya sabaha kadar burada kalmamız gerekirse, asla benzin yetmezdi. Dışarıda insanlar bir oraya bir buraya koşuşturuyordu, kimi zincir takmaya çalışıyordu, kimi aracını saplandığı yerden kurtarmaya çalışıyordu. Aracı bırakıp gitmemiz de mümkün değildi, eşimle bu yolu yürümemiz bu soğukta imkansızdı. Motoru ara ara durdurmaktan başka çare yoktu. Öyle de yapıyoruk, 2 dakika ısınıp, 5 dakika motoru durduruyorduk. Dışarı çok karanlıktı, farları söndürmek istemedim, sileceklerdi de ara ara çalıştırıyordum. Sileceklerin her biri buzla kaplanmış yaklaşık 2kg' lık bir kütleye dönmüştü. O günkü son hatamı yaptım, son arayı olması gerekenden daha fazla uzun tutdum. En son marşa bastığımda tüm ışıklar sönünce acı gerçeği hemen anladım. Benzinim bitmemişti ancak aküm tamamen boşalmıştı.

" Ne yapacaksın bunu ALLAH aşkına, paramızı boşu boşuna veriyorsun böyle şeylere, yazık" bu sözler lazım olur düşüncesiyle, en kötüyü düşünerek aldığım akü uzatma kablosunu gördüğünde eşimin sözleriydi. Gecenin saat 23:00' ünde kar kış içinde ben kimden isteyebilirdim uzatma kablosunu. Akünün bittiğini anladığındaki o yıkılmışlığn yeriniı, bagajda uzatma kablosu olduğunu hatırladığımda tarifsiz bir sevinç aldı. Eşim bile mutlu olupsevindi.(Artık bu tür sözler söylemiyor:)) )

Yolda açılmak üzereydi,arabadan hemen çıkıpduran birkaç araçtanyardım istedim. Çok da birşey istememiştim. Sadece kaputlarını açacaklardı,gerisini ben halledecektim. İnanamadım, bu bizim yardımsever milletimiz olamazdı. Yoksa biz farklı bir ülkede mi yolda kalmıştık. Kimse yardıma yanaşmıyordu. En sonunda buldumo güzel insanı. Durumu anlattım, "Neden olmasın dedi, seve seve", dediğim gibi sadece kaputunu açtı. Ben aküleri kablolarla paralel bir şekilde (+<->+, -<->-) birbirine bağladım. Tek seferde çalıştı, canım arabam. Yolu tıkayan TIR' larkenara çekimiş, yol açılmıştı. Saat 03:00 gibi eve varmıştık. Benzinim bitmemişti, ancak benim ömrümden bayağı birşey eksilmişti.

Bu olayın üzerinden yıllar geçti. O gün bize yardım eden sevgili kardeşim, "ALLAH senden razı olsun" Umarım hayatın boyunca hiç darda kalmazsın. O günverdiğim kararlarda yanılmıştım belki, ancak tedbir olsun diyerek aldığım uzatma kablosu bizleri daha zor durumlardankurtarmıştı.

Şu an yaşadığım bu kötü tecrübeden sonra yakıt deposunun sarı ışığını görmemeye çalışıyorum. Aracımın bagajında uzatma kablosu, mini kompresör, benzin koymak içinplastik bidon, plastik huni, büyük reflektör, kalın çekme halatısigorta, far yedekleri vb.. birçok şey var. Yangın söndürücü, ilk yardım çantası vb..kanunen zorunlu saymaya bile gerek duymuyorum.

Şu an aldığım bu ekipmanların toplam maaliyeti yaklaşık100 YTL civarında.Sadece geçen patlayan lastiğimişişirerek lastikciye varmam,lastiğimin zarar görmemesi bile bu maliyeti karşılar. Yukarıdaki olayda 13 YTL' ye aldığım uzatma kablosunun kattığı değere herhalde paha biçemeyiz.

Yollar ve hayat süprizlerle dolu, en kötüyü düşünmek sizi mutsuz etmez, aksine her zaman hazırlıklı kılar ve de mutlu eder, neye ne zaman ihtiyaç duyacağımız hiç belli olmaz.

Hoşcakalın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 410
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 3173
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster