Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '09

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
523
 

Benim hala umudum var

Benim hala umudum var
 

Bir Türkçe öğretmeni olarak bu konuya değinmem gerektiğine inanıyorum. Bu seneki SBS sorularını ben hiç beğenmedim. On dokuz tane paragraf sorusu ve beş konuyu kapsayan soru stili var. Bunun yanında bulmaca sorulması beni çok şaşırttı. Bu sene sekizlerde işlemiş olduğumuz eylem konusu ve edebi bilgiler hiç sorulmamış. En çok üzerine düştüğümüz anlatım bozukluğundan bile sadece bir soru var. Paragraflar uzun ve edebi niteliği olmayan bir içerik taşıyor. Hani Nurullah Ataç, Yunus Emre, Mevlana… Hani şiir hani deneme, makale…

Türkçeyi ayakta tutan dilbilgisi hiçe sayılırken sorulan sorular zaman sınırlaması olmasa beşinci sınıf çocuğunun yapabileceği sorular... Yazık! Ayırd edici özelliği olmayan bu sorular milli kültür taşıyıcısı olan dilimize yaraşmıyor. İnanın sorulara bakarken kendimi çok kötü hissettim. Daha düne kadar kitapların yakıldığı bir toplumda okuma yazma düzeyini yükseltmek istiyorsanız. Saat dokuzda başlayan okulu sekiz buçukta başlatarak yarım saat okuma saati koyup bunu başaramazsınız daha farklı yöntemler denemeliyiz. Öncelikle anne babanın okumasını sağlamalıyız. Anlama ve anlatımı geliştirmek okumak ile mümkün, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz müfredatımızın daha bilgi ağırlıklı olması gerek çocukları daha az çalışmaya yöneltiyor bu sistem. İnanın öğrencilerimin çoğu ”Bu sorularda bir bit yeniği var diye düşünmüş” Çok canım sıkıldı bu duruma. Her geçen gün müfredat içindeki bilgi ağırlığı azaltılıyor. Mesela 6. sınıfta ses bilgisinden iki ses olayı verilip altısı verilmiyor. Bu çok tehlikeli… Bilgisiz bir topluma doğru gidiyoruz. Bilgi olmadan yorum da yapılamaz.

Ben Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğini kazandığımda 42 Türkçe, 28 Matematik, 35 Sosyal 10 felsefe sorusu yaptım. Şu anda öğrencilerim test çözerken kendi alanım dışında takıldığı ingilizce, matematik, sosyal sorularını yapıyorum. Edindiğim hiçbir bilgi boşuna değildi. Çok yönlü bireyler yetiştirmek çıtayı yükseltmekle alakalı. Bu yıl üniversite sınavına giren kişi sayısı azaldı. Yeni açılan üniversiteler ve bölümleri katarsanız üniversiteye giriş iyice kolaylaştı. Çok merak ediyorum şu an Türkçe öğretmenliğine giren bir öğrenci hangi alandan ne kadar net çıkartacak? Kaliteli avukat, doktor, öğretmen, hatta anne, baba olmak için; bilgili, kültürlü, okuyan, araştıran, inceleyen bireyler olmak zorundayız. Bizim gücümüz çocuklarımızdır. Biz güçlüysek Türkiye’de güçlüdür. Çocuklar önce kendiniz sonra vatanınız için çalışın ve asla yetinmeyin!Sizleri çok seviyoruz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 13.08.08
 
 

17 Haziran 1982 Manisa doğumluyum. Türkçe öğretmeniyim. İzmir'de yaşıyorum. Yazmak yaşamak benim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster