Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '07

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
914
 

Benim hiç bisikletim olmadı...

Benim hiç bisikletim olmadı...
 

Bu içimdeki çocuğun otuz yedi yıl sonra benimle dertleşmesi sonucu ortaya çıkardığım özlemidir. Henüz beş'inde yetim kalan yedi çocuklu bir ailenin ortancası olarak, "yalın ayak, başı kabak" büyüyen yavru canın ağlayışıdır.

O şimdi otuz yedisinde fakat beş'inden sonra zaman göstergesini sıfırlayan, hayat mahallesinin dertler sokağındaki 27 nolu, beyaz badanaya karıştırılan sarı toz boya ile boyanan iki katlı viranede yaşayıp, okumak adına çıraklığa giden, ustadan yediği tokada bile, alacağı haftalık ücret için razı olan yetimin sesidir.

Sıska bacakları ve çelimsiz vücuduna kendine büyük gelen; eş dostun eskiyenlerini giyerek okuluna gidip gelmiştir hep. (Allah cc razı olsun)

O çocuk bu gün bana dedi ki, benim hiç bisikletim olmadı... Yıllar önce ben okula giderken, beni hep kandırdılar "Sınıfını geç sana bisiklet alacağız", ben de bu sözlere inanıp, hem ders çalışıyor, hem de çıraklığa gidiyordum.

Okul tatile giriyor, karne alınıyor, yoksulluk yine sözünü tutamıyordu. Bende bir daha ki seneye inşallah diyordum, bir daha ki seneye...

Yoksul mahallemize gelen, zengin bir ailenin çocuğuna o yaz "vitesli bir bisiklet" alınmıştı. Ben dahil, diğer çocuklar, çocuk ne zaman bisiklete binmek için, sokağa çıkarsa... Bisikletin arkasından koşmaktan, nefes nefese kalırdık... Madem bir bisikletimiz yok hiç olsa, ona dokunmak için arkasında koşalım derdik... Koşturma çocuğun eve alınması ile son bulurdu. Bizde çaresiz geç kaldığımız evlerimize dönerken, "bir gün bizimde bisikletimiz olur, biz de bineriz" diye kan kardeşimle sohbete dalardık.

Akşam sofrası, ortada bir tencere mahluta çorbası ve yirmi çift göz, on kaşık hazır kıta beklerdik.

Ev ödevini yapıp, cılız vücuda çöken çırak yorgunluğuyla yatağa düşer... Ve "yemyeşil kırlarda bisiklet sürdüğüm" o rüyamı görürdüm.

Sabah olduğunda, Anne'ciğime rüyamı anlatırdım. O da rüyaların tersi çıkar oğlum derdi...
Anne'min rüya yorumu doğru çıktı, "Benim hiç bisikletim olmadı".

Not: Çocuklara karne ödülü olarak verilen sözler tutulmalı yada söz verilmemelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiç bisikletim olmadı biliyormusun. Bana bisiklet sözü de verilmemişti ama amcam tıpkı size yaptıkları gibi bana her sene çanta sözü veriyordu. Ben büyüdüm, çoçıklarım oldu, onlarda büyüdü ama ben o sözü hala unutmadım...

Ayrıntıda gezinmek 
 24.01.2007 3:20
Cevap :
yorum ve katkın için çok teşekkürler. Blog'un not bölümüne özellikle böyle bir söz verildiğinde mutlaka yerine getirilmesi aksi takdirde söz verilmemesini ilave ettim. Uzmanlar çocuk'ların kişiliklerinin 5-6 yaşları arasında şekilmeye başladığını ortaya koymaktadır. Benim için o yıllar zor olmakla birlikte, bisiklet veya adı her neyse; olgusu içimde ukte olarak kalmıştır. Bizler geçmişte yaşıyoruz galiba.. saygılarımla.  24.01.2007 13:24
 

Yaziniz cok onemli bir ders.Bana gore en onemli nokta bisikleti olanlara karsi en ufak bir negatif dusunce yok. Kotu bir yorum yok.Iste baris boyle olmali . Bu gunluk hayatimiz uygulamalarina ornek olmali olan olmiyan baris ve saygi icinde yasamali. Saglik sizinle olsun.

Newyorker 
 21.01.2007 18:52
Cevap :
Selamlar, Değerli yorum ve katkınız için, teşekkürler. Önemli olan kendimizde ki, eksikliği görüp, bunun içinde başkalarını suçlamamaktır. ''Hayat bize istediğimizi her zaman vermeyebilir ama bakın olmayan bir bisiklet; bana bir dost kazandırdı. Hoşça kalın. saygılarımla..  22.01.2007 12:50
 

bisiklet bir imgedir, herkesin istedigi, sahip oldugu yada olamadıgı... ben bisiklet tutkusu adlı yazımda bunu henuz anlatmıstım ki...http://blog.milliyet.com.tr/Arsiv.aspx?UyeNo=623942&KategoriNo=144 sizin başlığınız üzerine hemen atladım...Aama ben bisikleti olmuş biri olarak sizi neden mi anlıyorum? Epey zaman sonra enyakın cocukluk arkadasımla (-ki durumları bizden daha iyiydi) karşılaştığımızda içindeki bu yarayı paylaşmış ve bu olayın önemini anlatmıştı. Ben de mesleğim den ötürü bu olayı kişilerin iş yaşantılarıyla ilişkilendirmekten alıkoyamadım kendimi. Düşündüm, arkadasım bisikleti istiyordu ama; ya yeterince bunu belli etmedi, ya istediğini alabilecek gücü yoktu yada başka isteklerinin arasında bunu elde edemedi. Ben genellikle cocuklugumdan beri bir şeye yogunlaşır, onu elde edene kadar uğraşırdım. yazımda anlattığım gibi atılmış bisikleti alıp ugrasarak amacıma kavustum. Aslında tum karar anlarında ortaya cıkmıyor mu? bisiklet, hep başka imgelerle karşımıza çıkmıyor mu

ozgurdemir 
 19.01.2007 8:55
Cevap :
yorum ve görüşünüz için çok teşekkürler... benim hikayemde geçen bisiklet gerçeğin ta kendisi olup, bu yaşıma kadar içimde bir ukde gibi büyüyen bir olgudur. Ayrıca yazının not bölüme eklemiş olduğum, cümlede biz büyüklerin çocuğu motive etmek ve onun okul başarısını artırmak için beyaz yalanlar sözleme eğilimi için olduğumuzdan, böyle bir şeyin yapılmaması gerektiğini ve verilen sözlerin yerine getirilmesini belirtim. Çocuk güvenmek ister. Katkınız için ayrıca teşekürler. saygılarımla.  19.01.2007 12:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

1970 Tarsus doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım.Yüksek öğrenimimi Atatürk Üni..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster