Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
602
 

Benim ilk Öğretmenim. Hacer Taner....

Benim ilk Öğretmenim. Hacer Taner....
 

Yarın 24 Kasım. Bir öğretmenler Günü daha geldi. Her sene Öğretmenlerimizin bu gününü yazılarımla kutluyorum. Bu yıl bir değişiklik yapmaya karar verdim.

Bu yıl ben benim için çok önemli bir öğretmenimi, ilk öğretmenimi, Hacer Taner'ı anlatacağım bu yazımda.

Hacer Öğretmen, namı diğer Hacer Anneannem dedemin öz anneannem vefat ettikten sonra evlendiği son eşi idi. Dedem Zekai Bey Darülfünün mezunu, tam bir İstanbul beyefendisi idi. Çok kibar, güzel konuşan ama bir o kadar da çapkındı. Öz anneannem de 3 . eşi idi zaten. Anneannem vefat ettiğinde ben 4 yaşında idim. Bir seneye kalmadı dedem eş dost aracılığı ile kendisinden oldukça genç, hiç evlenmemiş bir öğretmen hanımla evlenmeye kalktı. Kızları yani annemle, teyzem önce karşı çıkmaya çalıştılar ama çapkın dedeme laf geçirmek ne mümkün.

Yeni anneannem 35 yaşlarında hani, eskilerin Hükümet gibi kadın dedikleri cinsten güzel, kuvvetli, karekteri çok gelişmiş bir hanımdı. İki erkek, bir kız kardeşini okutup meslek sahibi yapmak için o güne kadar evlenmemiş olan Hacer Hanım dedemin evlilik teklifini kabul etmişti nasılsa. Sanırım dedem tatlı dili, esprileri ile onu razı etmişti.

Hacer anneannem evliliğin ilk günlerinde kendisini istemeyen eşinin kızlarına fazla baskı yapmadı. Bir süre sonra kızlar Hacer anneannemi kabul ettiler. Zira Hacer Hanım annelerinin yerini almamıştı, Babaları onunla çok mutlu idi, Hacer hanım eşinin kızlarına çok iyi Hacer abla olmuştu sadece.

Oysa ki Hacer Hanım bizlere yani torunlara hem anneanne hem de bir öğretmen olmuştu.

5 Yaşlarında idim. Dedem ve Hacer Anneannem yeni evli saylırlardı. Anneannem eve uzak bir okulda görev yapıyordu. O zamanlar ilkokullarda eğitim tam gündü. Ben evde sıkılıyordum. Annem bütün gün  bir yıl önce doğmuş kardeşimle uğraşıyordu. Anneannem beni görev yaptığı ilk okula kayıtsız götürmeyi teklif etti anneme. Okulda hem okumayı öğrenirdim hem de çocuklarla eğlenip vakit geçirirdim.

Bana önlük, çanta alındı, Hacer Anneannemle birlikte sabah erken yollara düştük. Ben bir iki ay böyle güzel güzel okula gittim anneannemle. Ben güzel diyorum ama oldukça yaramaz bir çocuktum, okulda yapmadığım yaramazlık kalmadı. Anneannemi de oldukça yordum galiba. Bir gün bile şikayet etmedi. Yeni anneannem doğuştan öğretmendi.

Okul maceram arkadaşlarımdan aldığım bir kızamık mikrobu ile son buldu. Ama ben okula gittiğim aylar süresince okumayı, yazmayı harika öğrenmiştim. Daha sonra tekrar okula başlayana kadar anne annem bana evde epey bir eziyet uyguladı. Bana o zaman eziyet olarak gelen bu olayın sonradan bu kadar yararlı olacağını nereden bilebilirdim.

 Anneannem okuldan dönüp geldiğinde, yakın oturuyorduk, eline bir kitap veya dergi alır ve 'Gözlüğüm yanımda yok,bana bunları yüksek sesle oku, dinleyeyim .' derdi. Ben tabii içimden söylene söylene okurdum. Arada benim okumamı kesip kelimelere nasıl vurgu yapacağımı, vurgunun okuduğum yazının anlamını nasıl değiştirdiğini örneklerle açıklardı. Tabii bu kadar dikkatli dinlemeye gel de baştan savma oku bakalım.

İşte o yüksek sesle okumalar daha sonraki yaşamımda toplum içinde düzgün ve etkili konuşmamın, cesaretimin sebebi oldu.

Yaşım gelince okula kayıtlı başladım ama yaşıtlarıma göre o kadar ileri idim ki gene anneanemin önerisi ile sınavla bir üst sınıfa alındım ve daima yaşıtlarınmdan üst sınıfta okudum. İlk okul ikinci sınıfta idim. Hacer anneanemin bir öğrencisi Amerikan Kolejini bitirmiş. Bundan 60 yıl önce yabancı dilin insan yaşamındaki önemini fark eden anneannem İngilizce derslerine başlamam için öneri getirdi aileme. Ben şiddetle karşı çıktım bu ek derse. O zaman derslere kendisinin ve dedemin de geleceğini benimle birlikte onların da İngilizce öğrenmeleri gerektiğini söyledi. Biz üç kişi, iki yaşlı bir çocuk başladık mı İngilizce grup dersine. Ben bana oyun gibi gelen bu derslerde çaktırmadan İngilizce öğreniyordum.

Hala dedemin, anneannemim öğrenci gibi masa başında oturup benimle İngilizce çalıştığı, ev işi ve çalışma yaşamının yarattığı vakit darlığından ödevlerini yapamayan anneannemin işitiği azarları sevgi ile anımsarım. Oyun oynarken benim İngilizce öğrenmemi sağlamıştı anneanem.

Hacer anneanemin bana ve kardeşime gerek eğitim yaşamımızda, gerek sosyal yaşantmızdaki olumlu etkilerini anlatmak için sayfalar yetmez. Sadece şunu belirteyim. Kadın olarak kendine güvenen, maddi özgürlüğün önemini kabul eden, toplumda kendisine, ailesine, çocuklarına yararlı, üretici bir birey olabildimse bu Hacer Öğretmenimin eseridir.

Seni sevgi ile yad ediyorum Hacer Taner Öğretmen. Nurlar içine yat.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MERHABA YAZARIM, GEÇTE OLSA TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ CANDAN KUTLUYORUM. ARAMIZDAN AYRILANLARI DA RAHLETLE ANIYORUM. SELAMLAR.

Abdülkadir Güler 
 04.12.2013 20:07
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sayın Yazarım. Yazılarınızda başarılar dilerim. saygılarımla  04.12.2013 22:36
 

Oya Hanım, merhaba. Bu çok hoş ve güzel anılarınızı bizimle paylaştığınız için size çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla. Şen ve esen kalınız.

Dr Lokman Doğruöz 
 24.11.2013 4:45
Cevap :
Çok teşekkür ederim.Sayın Lokman Bey. Beni yüreklendirdiniz. Saygılarımla  24.11.2013 14:11
 

Sevgili Yazarım, ben de ilk Öğretmeniniz, Hacer Taner Öğretmeni kutluyorum sizi mükemmel yetiştirdiği için. Selam ve sevgiler. NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 23.11.2013 22:44
Cevap :
Sevgili Nahide Hanım, aramızda olmayan Öğretmenlerimizi rahmetle anıyoruz. Nurlar içinde yatsınlar. Sizi de ayrıca kutluyorum bu çok özel gününüzde. Sevgilerimle  24.11.2013 0:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1013
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster