Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1379
 

Benim kızgınlıklarım, kırgınlıklarımın adresi tabii ki CHP’dir

Benim kızgınlıklarım, kırgınlıklarımın adresi tabii ki CHP’dir
 

Gürsel Tekin


6.Mayıs.2012

Benim kızgınlıklarım, kırgınlıklarımın adresi tabii ki CHP’dir

CHP Genel Başkan Yardımcısı İst. Milletvekili Gürsel Tekin’in görevinden istifa etmesi yurt çapında büyük ses getirdi.

Her kafadan ayrı söz çıkmaya başladı. En önemlileri İst.İl başkanlığı seçimi ile ilgili kendi istediği olmadığı için,  diğeri de kurultayda bir daha MYK ya giremeyecekmiş gibi komik iddialar ortaya atıldı.

Sn. Tekin’i çok iyi tanıdığım için bunlara güldüm geçtim. Tekin için kim ne derse desin o, CHP de gençlik kollarından başlayarak, partisinin iktidar olması için yıllarını vermiş, her kademede çalışmış bir kişidir.  O CHP’nin baraj altında kalıp meclise giremediği zaman dahi partisini bırakmamış,  asla partiye sövmemiş, başka partiye gitmemiş gerçek bir emektardır. Yükselişini çekemeyenler oldu elbette o da bir insandır hataları olmuştur belki ama hiçbir zaman partiye ihanet içinde olmamıştır.

Bugün (5 Mayıs.2012 )İstanbul’a geleceğini duyunca onu karşılamak için ben de Atatürk Havalimanı’na gittim. Önceki il sekreterimiz Sn. Uğur Afacan eksik olmasın beni eve yakın benzinciden aldı ve 4 araç Kadıköy’den yola çıktık.  İstanbul’un çilesi, trafik çok yoğun olduğundan arabalı vapur ile karşıya geçerken onu karşılamanın nasıl olacağını, ilginin yoğun olup olmayacağını düşünüyordum.

Malum, bazı arkadaşlarımızda koltuk sevdası, bir yerlerde olma hevesi bitmemişti henüz. Partinin içinde bulunduğu durumu ya anlamıyorlardı, ya da anlamak istemiyorlardı. Üstelik Kadıköy’de bir açılış vardı orayı Genel Başkan Sn.Kılıçdaroğlu’nun eşi Sn.Selvi Hanım açacaktı. Birkaç yerde İst. İl’e aday olan başkan adaylarının toplantıları vardı. Kısacası örgüt orada, burada dağınıktı.

Havalimanına vardığımızda saat 12.00 dı. Henüz 50 kadar partili vardı. Sonra gittikçe kalabalıklaştı, Tekin’i öven pankartlar açıldı, halaylar çekildi. Sanki genel başkan gelircesine herkeste bir heyecan vardı ki görülmeye değerdi.

Nihayet 14.30 sularında uçağın indiğini öğrendik.

Basın ordusu VİP salonunu tamamen doldurmuştu.

Tekin’in basına verdiği beyanat çok önemliydi. Kısaca söz edersem;

İç dünyamızda huzur ararken niye CHP’de huzursuzluğun adresi olalım?

Biz CHP’de ur muyuz, huzursuzluğun adresi miyiz?

Kim bizi neye göre tarif edecek? Sıkıntılarımızın peşinden gideceğiz ve çözeceğiz.

Bunun için 30 yıldır yollardayız.

Bu noktada gördük ki birikmiş toplumsal sorunları kurumsal kimliğe sahip olan bir CHP çözebilir.

CHP’de Türkiye adına bir heyecan duymak istiyorum.

Mutlu, güler yüzlü insanlar görmek istiyorum.

Siyasetin hedefinin normalleşme olduğunu düşünüyorum. Bu zeminin oluşmasında her zaman varım, Türkiye yoksa bizim ne anlamımız var. Hepimizden beklenen budur”.

“74 milyonu barış içinde yaşayan bir halk istiyorum”.

Gürsel Tekin genel gidişata ilişkin endişelerini dile getirdi. CHP'nin "Yeni" olma iddiasını hızla kaybettiğini ve "halkla kucaklaşma" konusunda sıkıntı yaşadığını ifade etti.”

Ayrıca dışarıda bekleyen örgüte de kısa bir konuşma yaptı.

Benim sorunum sadece parti içinde Ahmet Mehmet değil Türkiye’nin geleceğidir” derken Tekin’i İstanbul örgütü sevgiyle ve büyük bir coşkuyla kucakladı, bağrına bastı diyebilirim.

Konuşmaları parti disiplini içerisinde kimseye hakaret etmeden özeleştiriydi.

Daha sonra programı gereği Ümraniye’de iki nikâha katılmak üzere havalimanından adeta onu kaçırdılar. Oysaki oldukça uzun bir araba konvoyu onu bekliyordu. Bu arada Sn. Uğur Afacan’ın mükemmel organizesi biraz bozuldu ama kimse şikâyetçi olmadı. Kadıköy Kripton Curi Parkı’na yol aldık e orada onu bekledik.

Geldiğinde yine alkışlarla ve büyük bir sevgi ile karşılanan Sn. Tekin ile rahat bir konuşma yapabilme fırsatım oldu.

İstifa etmekte geç kaldığını söylediğimde gayet nazikçe içerideki mücadelesini anlattı. Kendisine partililerden yoğun şikâyetler geldiğini ve kendisinin delege seçimlerinde Sn. Kılıçdaroğlu’na;

“Benim hiçbir talebim yok. İl ve ilçe başkanlığı seçimlerine müdahil olmayacağım. Hiçbir yerde delege oluşturmak için de uğraşmayacağım. Yeter ki; partiyi bu işlerle meşgul etmeyelim. “dediğini anlattı. “Yeni CHP''nin halka güven verme konusunda başarılı bir sınav veremediğini söyleyerek bunun başlıca sebeplerinden biri olarak da "parti içi iktidar kavgasının olduğunu anlatırken üzgündü.

Özellikle Genel başkan yardımcısı Erdoğan Toprak'ın CHP'nin enerjisini tüketecek girişimlerde bulunduğunu ifade etti. Toprak ve birkaç arkadaşının CHP'yi ''DSP gibi yönetmeye çalıştığı''nı anlattı. Oysaki DSP nin tarihe gömüldüğünü bu anlayışla CHP nin ileri gidemeyeceğini söylediğinde çok haklıydı. Örgütün adeta biçilmesine çok üzüldüğünü söylerken yorgun gözlerinin dolduğuna şahit oldum. Parti yöneticilerinin görevi ayrıştıran değil, bütünleştirenlerolmaları gerektiğini partide nice emektarın yok sayıldığını ve küskünlüklerin olduğunun ve bunu yapmaya kimsenin hakkı olmadığını anlattı.

Kısacası ben onun partinin bu duruma gelmemesi için büyük bir mücadele verdiğine tüm kalbimle inanıyorum.

Edindiğim izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Gürsel Tekin netice olarak partiden ayrılmadı sadece MYK dan ve genel başkan yardımcılığından ayrıldı .Bu bazılarını sakın ha sevindirmesin. Onun mücadeleci ruhu partiyi iktidara taşımak için tüm hızıyla sürecektir.

Tünay Süer

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 766
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 783
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster