Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
439
 

Benim Küstüm Çiçeğim

Benim Küstüm Çiçeğim
 

Hasretinden durdu duracak,
Çok dayanmaz artık yüreğim,
Yine mi küs olduk yoksa yine mi darıldık,
Benim küstüm çiçeğim.

Bir küsüp bir barışıyoruz,
Ayrılığa mı alışıyoruz,
Bence biz çok naz yapıyoruz,
Benim güzel meleğim,
Yine mi küs olduk yoksa yine mi darıldık,
Benim küstüm çiçeğim.

Bugün Küstüm çiçeğini konu alarak yazılarımla gönüllere girmek istedim… Ve  Orhan Gencebay'ın şarkısının sözüyle başlangıcı yapmayı uygun gördüm… Arabesk müziği sevmem ama Orhan Gencebay bana farklı gelir, duruşu, sesi ve yaşam tarzıyla...

Gelelim asıl konuya... İlkokuldayken öğretmenimiz Fen Bigisi dersi için bir bitki yetiştirmemizi istemişti. Annem yan komşumuzdan bir saksı küstüm çiçeği almıştı. İlk baktığım, büyüttüğüm sevimli bir çiçekti kendisi. Yaz tatili nedeniyle uzun bir süre evde olmayacaktık, leğenin içine su doldurup saksıyı içine yerleştirdim. (sanki o su buharlaşmayacaktı) annem çok ısrar etmişti yan komşuya vermek için. Ama çocuk aklı işte küstüm çiçeğini yuvasından çıkarmayı istemedim. Geldiğimde bulduğum şey tabi ki kurumuş yapraklar ve artık cansız olan çiçeğimdi. Çok ağladığımı bilirim ve hala aklıma geldiğinde kendimi suçlarım.

Küstüm çiçeği tropizma hareketinin bitkilerde en iyi gösteren saksı çiçeğidir. Yaprağına dokunduğunuzda aniden yapraklarını büzerek kapatır. İşin aslı, size falan küsmemiştir. İnce olan üst katman hücre zarları, dokunma etkisi ile patlayınca içindeki suyu bıraktığından, düşen turgor basıncı etkisi ile aniden kapanır.

Hani kırgınlardır hep kendilerine dokunan ellere..
Hani dokunur dokunmaz, bir saniye bile geçmeden, hemen bükerler boyunlarını, solarlar..
Böyle güzel bi görüntüsü vardır, hissetmek istersiniz ellerinizle, dokusundaki pütürlülüğü hissetmek.. Ama hissedemezsiniz..
Çünkü dokunur dokunmaz hemen solar gider.. Bu kadar kırılgan olmasa belki biri onu böyle sevebilecek, birazcık izin verse dokunmalarına... Ama incinmektende korkuyordur belki de;
''ufak bir dokunuşa izin verirsem yarın üstüme basacak''.  Korkusuyla belki de ..

Küstüm çiçeği birazda bana benziyor. Dokunulduğunda küsmesi trip atar gibi… Vaktinde birisi bana “Tripçibaşı” demişti… Oysa ki insan nazının geçtiği ve çok sevdiği insanlara trip atar.. Gel gönlümü okşa benimle ilgilen der gibi...

Küstüm çiçeği ne kadar küserse küssün yaprağı, çiçeği, hali, tavrı ne deyim, hani derler ya, şiir gibi.. Çekilir her derdi.. Böyle insanlarda vardır hani. Onların varlığı ve güzelliği toplumu aydınlatır..

Gece ışık saçan ateş böceği, gündüzleri hoş kokular saçan ıhlamur ağacı gibi..  Baharda uçuşan rengarek kelebekler gibi… Ya da kırlarda açan bembeyaz papatyalar gibi…

Yazın o çok sıcak olduğu bir günde içilen bir bardak soğuk ayran, acıktığınızda önünüze gelen köy fırınında pişmiş dumanı üzerinde tüten buram buram kokan bir somun ekmek gibi..

Nasıl anlatılır ki, böyle insanlar..

Çok sıcak bir günde öğle güneşinde dostlarla altında oturulan bir çınar ağaç gibi.. Ya da elimize alıp içindeki deryaya daldığımız kitap gibi...

Böyle insanların adı arkadaştan öte bir şeydir..

Dosttur, candır..

Bu çiçeğe gelince, belki de öyle insanların kırılgan yanını anlatır..

Onların, kolayca dostları tarafından ,YÜREĞİNİN NASIL YARALANDIĞINI yansıtır..  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu denli kırılgan ve ince bir insanın çocuklara karşı neden bu denli katı olduğunu anlamak zor. Sizin anlattığınız kadarıyla söylüyorum bunu, hani "gestapo" diye adlandırıyorlarmış ya :-) Yumuşarsanız disiplini mi kaybedersiniz, öğretmen olmadığım için bilmiyorum, eminim kendinizce geçerli nedenleriniz vardır. Bu bir eleştiri değil, meraktan sorulmuş bir soru. Başkalarının duygularını zerre kadar umursamayan, sadece kendi için yaşayan o kadar çok insan var ki. Bu yüzden fazla kırılgan olan insanları zor günler bekliyor. Diğer yandan bazı şeyleri değiştirmek neredeyse olanaksız, duygular gibi. Allah duygusal ve iyi insanların yardımcısı olsun.

Güz Özlemi 
 10.09.2014 11:59
Cevap :
Sevgili Güz Özlemi, öğretmenlikte daha çok yeniyim biraz tecrübesizliğin birazda idealistliğin verdiği bir sertlikti. Şu son zamanlarda yaşadığım sağlık sorunlarımdan sonra okula dönersem eminim yeni bir lakabım olacak :) Aslında sizinde belirttiğiniz gibi çok kırılgan ve duygusalımdır sevdiklerime karşı. Ayrıca size katılmamam mümkün değil Allah duygusal ve iyi insanların yardımcısı olsun. Saygılar...  10.09.2014 12:40
 

:) Aynı çiçekten benimde var gözünün içine bakıyorum harika bir şey.Paylaşıma teşekkürler selam ve sevgiler.

Şennur Köseli 
 10.09.2014 10:56
Cevap :
Sevgili Şennur Hanım çiçeklerde aynı insanlar gibi sevildiklerini hissettiğine şımarıyorlar değil mi? saygılar....  10.09.2014 12:46
 

Aydın'da halamların evinin koskoca bahçesindeki bir çok çiçek arasında hep bu çiçeğin yapraklarıyla şakalaşırdım. Esenlikler diliyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 08.09.2014 11:29
Cevap :
Değerli Şahin Özşahin, küstüm çiçeğinin yapraklarıyla oynamayı bende severdim. Aslında kendisi bahçe çiçeğidir. Tüm çiçekler gibi çok güzeldir. saygılar..  08.09.2014 14:08
 

Kıymetli Öğretmenimiz, Küstüm çiçeğini çok güzel bir anlatımla layık olduğu ilgiye sevgiye taşıdınız.Değerini katladınız. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 07.09.2014 13:42
Cevap :
Değerli Mehmet Burakgazi, küstüm çiçeği ve diğer çiçekler insanoğlunun sevgisinin ifadesi ve hepsinin bir dili var aslında. Beğenmenize sevindim. Saygılar..  08.09.2014 14:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1191
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 650
Kayıt tarihi
: 02.05.14
 
 

İnsanları ve yaratılmış tüm canlıları severim. Yazmak amatörce de olsa hayatımda bir süredir var...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster