Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1192
 

Benim rengim gri

Benim rengim gri
 

Nereden çıktı bu gri renk diyeceksiniz. Bir yerden çıkmadı. Televizyonda bir milletvekili anlatıyordu: "Eğer bir insan bizim partiyi destekliyorsa beyaz, eğer desteklemiyorsa siyah" diyordu. Ben de düşündüm "Benim rengim ne olabilir?" diye. Sonunda gride karar kıldım.

Ben o milletvekilinin partisinden değilim. Siyah olmayayım da gri olayım diye karar verdim. Çünkü diğer partilerin de onay vermediğim davranışları var. Birine göre siyah, diğerine göre beyaz da olamıyorum. Öyleyse gri olmalıydım.

Ben renklerle uğraşırken televizyonda bir alt yazı geçti: "Öğretmen öğretmeni vurdu." Artık şiddet öğrenciyi değil öğretmeni de içselleştirdi.

İnsanlar şaşkın. İnsanlar çıldırdı.

Şiddet, kapkaç, töre cinayetleri, terör, savaşlar hızını gittikçe artırarak insanları tehdit ediyor derken bir haber daha: "Arılar kayboluyor" Bu da nereden çıktı şimdi. Neden kayboluyor arılar? Yoksa büyük abi mi yok ediyor arıları? Uzayda kendine yaşam alanı buldu da dünyayı yok mu ediyor?

"ABD Tarım Bakanlığı, New York’tan California’ya 27 eyalette yüz binlerce arı kovanının aniden boşaldığını belirtirken, ülke çapındaki 2, 5 milyon arı kovanından en az 600 bininin bu esrarengiz durumdan etkilendiği tahmin ediliyor.

Alman bilim adamı Albert Einstein, "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz" demişti."(1)

Bu haberi beni kooperatif yönetimine şikayet eden Gülay Erkmen'e duyurmak gerek. Beni ekolojik dengeyi bozmakla suçluyordu. ABD de gizemli biçimde yok olan arıların da kaybolma nedeni ben olabilir miyim? Bu kez beni Bush'a şikayet edebilir mi?

Şaka bir yana insanlar çıldırmış, gittikçe dünyayı daha çok tüketiyorlar. Yaşlandıkça dünyamız sürekli sinyal veriyor bize. Biz ise anlamamakta direniyoruz. Blog toplantısında "Direnen Mızıkacı" müzik topluluğunu anlayamadığımız gibi…

Pazar günü hava güzeldi. Boğazda bir gezi yapalım dedik. Aşiyan'dan Rumeli Kavağına kadar gittik. Her yer cıvıl cıvıldı.

Banklarda oturan insanlar, yürüyüş, spor yapanlar ve boğazın sularında nazlı nazlı yüzen martılar ve vapurlar.

Kaldırımlarla yol arasına dikilen rengarenk hercai menekşeler, çuha çiçekleri ve laleler bile beni etkileyip rengimi değiştiremedi. Gri renkte karar kıldım.

Ama erguvanlar açınca fikrimi değiştirebilirim belki...

1.http://www.milliyet.com.tr/2007/04/02

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Müyessser hanım, grinin o kadar çok değişik tonu vardır ki, beyazdan başlar siyaha kadar sürer. Hepimiz o grilerden birindeyiz. Bir de format önerim olacak. Dipnotta "1." ile "http" arasında bir boşluk bırakırsanız adres linki aktif olur. Saygılarımla

Aydın Tiryaki 
 04.04.2007 13:54
Cevap :
Teşekkürler. Ben henüz grinin siyaha yakın olanında mıyım, yoksa beyaza yakın olanında mıyım karar verebilmiş değilim diyeceğim de... Yine de gri renklerin en güzeli olsa gerek...  04.04.2007 16:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 222
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1302
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster