Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '14

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1392
 

Benim resmim hiç bilmediğim fakat bulmak için inatla uğraştığım bir yer / Turhan Ka

Benim resmim hiç bilmediğim fakat bulmak için inatla uğraştığım bir yer / Turhan Ka
 

Asıl adı Turhan Karayağmurlar olan sanatçı 2002 yılından itibaren resimlerini Turhan KA. olarak imzalıyor. İnegöl'de doğdu yüksek öğrenimini Niğde'de tamamladı.80, lerin sonunda İzmir'de reklam sektöründe çalışmaya başladı. Bir çok firmanın amblem, logo, fuar standı , cephe tasarımları ve uygulamalarını gerçekleştirdi.

1994 yılında reklam atölyesinde kendi çabasıyla resim yapmaya başladı ve hiç ara vermeden devam ediyor. Resim eğitimi almadı, her şeyi kendi atölyesinde çalışarak araştırarak, deneyerek öğrendi.

Seriler halinde çalışıyor, şimdiye kadar bitirdiği SOSYOMATİK serisi, KA serisi,T serisi, ALANLAR serisi, ÇİZGİLER serisi ve tuval üzerine kolaj ve boya ile hazırlayıp, sinema emekçilerine ithaf ettiği SESLERİ ALAN : MARKO BUDURİS ve BİR ( 1 ) PORTRE serisi var.

7 yıldırda yüzlerce fotoğraf çekip ön hazırlık yaptığı KEPENKLER serisi üzerinde çalışıyor. Resme katkısı olduğuna inandığı için kendini geliştirme adına fotoğraflada ilgileniyor. 500 adetlik GÖLGELER başlıklı bir fotoğraf serisi var.

2008 yılında gelen bir teklifle İstanbul Sürmeli otel ve Vakıfbank Ayvalık sosyal tesisleri odalarına resimler hazırladı. Resim ve farklı çalışmalarını İzmir'de kendi atölyesinde sürdürüyor.

Karma ve grup sergilerine katıldı, kişisel sergiler açtı, yurt dışında özel, yurt içinde resmi ve özel ve Türvak Sinema Tiyatro Müzesi, İzmir kağıt ve Kitap Sanatları müzesi koleksiyonlarında eserleri bulunan sanatçı kendi resmini şöyle tanımlıyor

''Benim resmim hiç bilmediğim fakat bulmak için inatla uğraştığım bir yer ''

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz ve resimlerinizin iç dünyanızla olan bağlantıları hangi noktalardadır?

Genelde soyut çalışmalar yapıyorum, belli bir üsluba bağlı değilim, beni mutlu ettiği için resim yapıyorum. Bu yüzden içimden geldiği gibi yapmaya çalışıyorum, benim için heryere ve herşeyle resim yapılabilir, seriler halinde çalışıyorum, şimdiye kadar bitirdiğim, KA SERİSİ, T SERİSİ, SOSYOMATİK, ALANLAR, ÇİZGİLER ve tuval üzerine kolaj ve boya ile yaptığım ve sinema emekçilerine ithaf ettiğim SESLERİ ALAN : MARKO BUDURİS ve son serim olan BİR ( 1 ) PORTRE olmak üzere 7 adet bitmiş ve hepsi henüz sergilenmemiş serim var......7 yıldır da yüzlerce fotograf çekip ön çalışmasını yaptığım KEPENKLER serisi için çalışmaktayım. Son 2 yıldırda X5,LER adını verdiğim ve yüzelli adet çalışma , çizim vs. hazırladığım bir yeni seri üzerinde çalışıyorum, resme katkısı olduğuna inandığım için fotoğraf da çekiyorum, GÖLGELER başlıklı sergilenmemiş 500 adetlik bir fotoğraf serim var.

Hep aynı şeyleri yaptığınız zaman bir süre sonra enerjiniz bitiyor tıkandığım zaman farklı çalışmalarıma yöneliyorum, bu bana yeni bir enerji ve güç veriyor. Resim yaparken kendimi sınırlamam, şunu yapıyım, bunu yapıyım diye kurallarım yoktur o an nasıl istiyorsam içimden nasıl geliyorsa resmimi öyle yaparım, çünkü bence her resmin kendi yaşamı, yolu ve soluğu vardır,

Sanatı bir yaşam biçimi olarak seçmeniz ve kendinizi varlık dünyasında yeniden var edebilmeniz hangi unsurların üzerinde temelleniyor?

Benim derdim resim yapmak değil, etrafımda en önemsizmiş gibi görünen herşeyden, akla gelebilecek bütün nesnelerden, ışığın farklı yansımalarından, bir böceğin izinden, yerdeki bir lekeden, parmağıma bulaşmış tozdan, yediğim bir meyvenin kesitinden, yerde akan sulardan, bir bardakta kalan tortudan, bir insanın öfkesinden, ağaçların hışırtısından, eski fotoğraflardan, sıvaları dökülmüş duvardan, kaldırımlardan, eski bir fırçadaki artık bir boyadan, gölgelerden, aşktan, kavuşmaktan, ayrılıktan, sıcak bir gülüşten, yağan kardan, esen rüzgardan, kederden, neşeden, kırgınlıklardan......

Herşeyden ama herşeyden yani yaşamdan kendimde biriktirebildiğim herşeyle birşeyler yapmak, , nereye kadar gidebilirim, kendimi nasıl daha iyi tanıyabilirim bende ne var, ne yok görmek.... bunun için herşeyi deniyorum ve hala denemek istediğim o kadar çok şey var ki.

Toplum, siyaset, ekonomi, günümüz dünyası ve içinde bulunduğumuz tüm bu değerler sisteminin sizi etkileyen açıları ya da yönleri nelerdir?

Toplum, siyaset, ekonomi, tüm bu değerler sistemine gelir dağılımındaki adaletsizlik, ırkçılık, sömürü, kadınlara şiddat, iletişimsizlik, vefa vs. bunlara daha birçok şey eklemek mümkün her insan gibi bu toplumsal kavramlar tabiki beni de etkiliyor fakat bunları resmimde bir konu olarak kullanmam fakat bu değerlerin insan yaşamına etkilerini vurgulamak için herhangi bir başlıkla bu konuya parmak basmak için seriler hazırlıyabilirim, fakat resmimde burda şunu anlattım vs. gibi bir anlam yüklemem resimlerimde her zaman olduğu gibi kompozisyon, renk, leke vs. vardır yoksa birşey anlatmaya çalışmam, izleyici resimlerimi ancak kendi birikimleriyle değerlendirebilir.

Örmeğin 2010 yılında izmir, 2011 yılında İstanbul'da açtığım SESLERİ ALAN : MARKO BUDURİS ve 2 Mayıs 2014,de İstanbulda açacağım BİR ( 1 ) PORTRE başlıklı sergilerim buna örnektir, SESLERİ ALAN : MARKO BUDURİS sergim çocukluğumda yazlık sinemalarda çocukken seyrettiğim filmlerde jenerikte gördüğüm ve hiç tanımadığım MARKO BUDURİS'in şahsında tüm sinema emekçilerine ithaf edilmiştir ve bir vefa duygusuyla sinemaya çok emekleri geçen fakat çoğumuzun tanımadığı sinemanın mutfağında çalışan insanlar için yapılmıştır, serginin basında çıkan haberlerinden sonra MARKO BUDURİS'in ailesi Yunanistan'dan beni aradı ve yıllar önce Türkiye'den giden bu insanlar eşi ve dostlarıyla sergim için Yunanistan'dan istanbul'a geldiler ve bu sergi sayesinde yıllar önce ayrılıp birdaha hiç görüşemedikleri dostlarıyla, komşularıyla, çocukluk arkadaşlarıyla buluştular işte bu sanatın doğru projeler olduğu zaman ne kadar büyük bir güç olduğunun göstergesidir.

Ayrıca 2 Mayıs 2014,de İstanbul'da açacağım BİR ( 1 ) PORTRE başlıklı sergim ORHAN ZAFER adlı bir sanatçı arkadaşımın adına yapıyorum ve Dünya'da bir ilk sadece tek bir potrenin farklı versiyonlarda yapılmış çalışmalar bütün olarak bir vefa örneği ama resimlerde burda şunu anlattım vs, diyemem gene bana ait kendi anlayışımla yapılmış resimler.

Sizce eserlerinizde kullanmayı tercih ettiğiniz imgeleri, sembol kavramı ile açıklamak ya da tanımlamak söz konusu olabilir mi? Böyle bir şansımız var mı?

Yaşamımızda geriye dönüp baktığımızda bazı olayları daha dünmüş gibi hatırlarız, bunları bize hatırlatan genellikle küçük şeylerdir, bir yazı, bir rakam, eski bir mektup, bir renk, bir anahtarlık,veya buna benzer küçük ayrıntılar, yaşadığımız çevrede veya çalıştığımız yerlerde biz birden farketmesekte aslında hemen herşey hiç durmadan değişir, yaşamımızdaki herşey durmadan değişse de bazen çok ufak, ufacık şeyler unutulduğunu sandığımız gerilerde kaldığını sandığımız bir çok durumu, daha dünmüş gibi bize hatırlatıverir. Bir yazı, bir rakam, bir renk bir sembol, ve birden çoook gerilere gideriz, kayıp zamanın izleri işte bunları bize hatırlatır....bunlar aslında bizi derinden etkiliyen yaşamımızın çeşitli anlamlar yüklediğimiz sembolleridir. Ve resimlerimde çokca kullanırım fakat nedenini bilniyorum, resim yaparken elim kendiğinden bunları yapar yoksa işte şurayada şunu koyuyum diye düşünmem, zaten resimlerimi yaparken hiç bir kaygı duymam.

Sizce eserlerinizde kullanmayı tercih ettiğiniz renkleri, sembol kavramı ile açıklamak ya da tanımlamak söz konusu olabilir mi? Böyle bir şansımız var mı?

Resimlerimde kullandığım renkleri sembol kavramı ile açıklamak mümkün mü ? kesinlikle hayır ben resme mesleğim olan çalıştığım reklam atölyesinde başladım, ve hiç bir özel boyam, fırçam, paletim olmadı gün geldi kocaman bir badana fırçası veya süpürgeyle resim yaptığımı hatırlıyorum, neyi bulduysam resimlerimde onu kullandım, sanayi boyaları, plastik boya, oto boyası, artık boyalar, pastel, ayakkabı boyası, textil boyası kurşun kalem vs. hiçbirşey bulamadıysam eski gazeterden, dergilerden kolaj çalıştım yani elimde ne varsa onunla resim yaptım ve kullandığım o renklerin herhangi bir sembolle uzaktan yakından ilgisi yoktur, ayrıca resimleri her yönüyle açıklamaya çalışmak bence anlamsız, resim benim için normal yaşamımda olan birşey değil genellikle bu işleri yaparken kendim olmamaya, kendimden kurtulmaya bambaşka bir kişilikle yapmaya çalışırım, yoksa oturup bi resim yapıyım deyip resim yapmam o çok özel bir zaman dilimi o anı yakalarsan çalışırım yoksa üretiminizde kendinizi tekrar edersiniz.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 157
Kayıt tarihi
: 11.01.14
 
 

Kırklareli doğumluyum. Resim mezunuyum, yirmi yıldır aktif şekilde; sanat ve eğitim hayatının içi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster