Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '13

     
    Kategori
    Kişisel Gelişim
    Okunma Sayısı
    295
     

    Benim yolculuğum

    Benim yolculuğum
     

    Birçoğumuz güne çalar saatin sesiyle uyanıp, günlük karmaşık ve yoğunluk içindeki hayatımıza başlıyoruz. İş telaşı, ev telaşı, okul telaşı, maddi sıkıntılar, yüreksel sıkıntılar, iş sıkıntısı, eş sıkıntısı derken kimi günün yorgunluğuyla kendini eve zar zor atıp rahatlatmaya çalışırken, kimimiz işten sonra ev işleri, çocukların ödevleri derken kendimizi rahatlatmaya fırsat bile yaratamıyoruz. Hatta bir çoğumuzun rahatlamaya fırsat bulduğu tek yer, uyku oluyor.. Etrafımda gördüğüm ve gözlemlediğim kadarıyla maalesef birçok insan hayatlarının gidişatından mutsuz ve bunu değiştirmek için ne yapacaklarını bile bilmiyorlar. Gerek arkadaşlarımla sohbet ederken, gerekse yaptığım seanslarda sorduğum en basit sorulardan biri olan “Peki sen ne yapmak istiyorsun?” sorusunu sorduğumda, aldığım yanıt genelde “bilmiyorum, hiç düşünmeye fırsatım olmadı” oluyor.. Hayat mücadelesine öyle bir kapılıp gitmişiz ki, aslında kendimiz için en önemli olan şeyi kendi mutluluğumuzu ve isteklerimizin ne olduğunu bile unutmuşuz.

    Aslında ne  istediğimizden çok daha önemli, sihirli bir soru var öncelik verilmesi gereken.. O sihirli soru ise “Ben kimim?” sorusu..Bu sorunun cevabını bilmediğin zaman, aslında ne istediğinin hiç bir önemi kalmaz çünkü.. Mesela bir şeyi elde etmeyi çok isteyip, elde ettikten sonra istediğiniz mutluluğu yakalayamadığınız oluyor mu? Bazen “Herşey bunun için miydi?” diye sorduğunuz? Ya da sonuçlardan yeteri kadar tatmin olmadığınızı hissediyor musunuz? Bunun asıl nedeni, bunu gerçekten isteyip istemediğinizde yatıyor… Peki, bir şeyi gerçekten isteyip istemediğimizi nasıl anlayacağımızı soracak olursakta, cevap gene aynı sihirli soruya çıkıyor.. “Ben kimim?”

    Eğer gerçekten mutlu olmak istiyorsanız, öncelikle gerçekten kim olduğunuzu bulmanız gerekiyor..

    Bir sonraki yazım: Ben kimim? Sorusunun cevapları ve kendi kişisel keşfinize nasıl çıkacağınızla ilgili olacak.. 

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    İnsanlar hep soru sorar oldu. Cevaplar büyüdü, sorunlar dağ gibi oldu. İlaçlar çok ama ilaç olan yok. Belkide bir çok derdimiz bir saçımızın okşanması ile gidecek. Sevgi kırıntılarını bile bulamazsan arayıp bir karınca gibi pişmanlık çok olur. Biz görmekten çok görmemek isteyen bir toplumuz. Biri soru sorsun ona soru ile cevap verenlerdeniz. Şuur denen şey yan cebimizde geziyor, kullanmıyoruz. Ön yargılarımız kama kadar keskin, bırakmıyoruz. Hoşgörümüz yerde sürünüyor. Bence sormaktan çok cevap vermek gerek... Nereye gittiğimiz ve nereye kadarını gittiğimizi soralım kendimize. Gittiğimiz yerde belki ben olacak ama biz olacak mı! Kendimiz için mi yaşayacağız sevdiklerimiz içinde yaşayacak mıyız? Alın beynimden biraz bu kırıntı düşünceleri. Alın karanlık tarafımı da lakin diikkat edip aydınlık tarafımı da hiç karartmadan el değmeden. Dokun bana haydi, hiç dokunmadan! Saklambaç oynadık şu hayatta hiç saklanmadan!

    Mehmet Beyazıt ATEŞ 
     10.12.2013 14:11
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 1
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 295
    Kayıt tarihi
    : 22.08.13
     
     

    ICF VE IAC sertifikalı Profesyonel Yaşam koçu ve Öğrenci Koçu, İlişki koçluğu, Aile Dizimi, NLP M..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster