Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1024
 

Benimle ölüme gelir misin?

Benimle ölüme gelir misin?
 

Bugün gazetelerde bir haber var. Aşık bir çift akşam yemeğinden sonra süratli bir şekilde evlerine giderken trafik kazası geçiriyorlar.Araba önce kendi ekseni etrafında dönüyor, sonra takla atıp karşı yöne düşüyor.Kendi halinde yoldan gitmekte olan bir vatandaşla kafa kafaya çarpışıyor.Sonuç 3 ağır yaralı.Asıl, kazanın olma nedeni çok ilginç.

Kadın hızla giden arabada adama soruyor :

‘Benimle ölüme gelir misin?’

Adam da cevap veriyor;

‘Evet , gelirim.’

Ve kadın bu cevap karşısında el frenini çekiyor.

Bu nedir yani?

Aşk beraber ölüme gitmek midir?

Ya da güzel güzel yaşamak varken hadi biraz ölelim de nasılmış bakalım diye düşünmek midir?

Yoksa hastalıklı bir ruhun yansıması mıdır bu olanlar?

Be kadın madem beraber ölmek istiyorsun git bari Şile taraflarındaki kayalıklara.Hani eski Türk filmlerinde bolca gördüğümüz intihar sahnelerinin geçtiği mekana.Hiç olmazsa 3.bir kişinin canına kast etme.

‘Ben seni ölecek kadar seviyorum’ lafı yok arkadaşlar.Yaşamak , yaşarken sevmek, sevişmek varken ölümü tercih etmek niye ?

Kişi eğer ölümü düşünüyorsa zaten ruhen hastadır. ‘Ölüm’ fikri onun kafasına girmişse sonuna kadar da deneyecektir girişimlerini.Sadece kendine zarar vermekle kalmaz hasta ruh, sevdiklerini de bir şekilde cezalandırmış olur.’O’ sadece ölür, bedeni yok olur ama geride hep hatırlanacak ‘o anı’ bırakır.

Özdemir Asaf’ın sevdiğim dizeleri ile bitireceğim bu sefer.

Der ki,

Ölümü düşünmek yenilmek

Sevmek Ölümü yenmektir,

Onarmak zordur.

Evet onarmak gerçekten zordur…

Onarıldığında zaten ölüm arka planda kalacaktır.

Itır Arayıcı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kesinlikle bir hasta ruhun yansıması bu.. olcak şey değil. Dünyada onca açlık ve yıkım varken, hasta yatağında ölümle inatlaşan onca insan varken, ne mutlu bize ki; her yeni başlayan güne gözlerimizi açarken, 'iyi ki nefes alabiliyorum' diyebilecek lükse sahip iken, kendini bilmez birkaç insanın saçma sapan saplantılı halleri insanın sinirini bozuyor gerçekten.

adimadimoda 
 17.04.2007 14:22
Cevap :
Bence de Görkemim...  17.04.2007 21:11
 

Bu haberi okuduğumda benim içimden de böylesi bir isyan geçmedi değil. Hem başkalarının canına kast etmek, hem de bir anlamda duygusal baskı kurmak yolu ile sevdiğini iddia ettiğin birini ölüme götürmek...Ahkam kesmek kolay, bugünün koşullarında yaşamak her anlamda zor evet ama birbirilerini ölebilecek kadar çok sevdiğini söyleyen iki insanın, birbirlerine güç vermeye en beter anda bile devam etmeye çalışmalarnı sağlayack sevgiyi ölüme götüren sevgiden daha yüce tutarım..ellerinize sağlık..sevgiler...

özgün 
 07.04.2007 17:16
Cevap :
Teşekkür ederim, sayfama renk kattığınız için.....  09.04.2007 9:34
 

BİLİYORUM, KOLAY DEĞİL YAŞAMAK; / AMA İŞTE / BİR ÖLÜNÜN HALA YATAĞI SICAK, / BİRİNİN SAATİ İŞLİYOR KOLUNDA. / YAŞAMAK KOLAY DEĞİL YA KARDEŞLER, / ÖLMEK DE DEĞİL; / KOLAY DEĞİL BU DÜNYADAN AYRILMAK... diyor Orhan Veli...Pek de güzel diyor...Önemli olan İNADINA YAŞAMAK...Ne olursa olsun...İNADINA YAŞAMAK...

EVRİM KIR 
 06.04.2007 17:49
 

Ölmek kolaydır bir kurşunla ya da bir kaşık suda.Peki ya yaşamak...Yaşamak çok şey gerektirir.Mutluluk,sevgi,sağlık,para,iş,okul..... BİR SÜRÜ ŞEY.Esas meziyet ise bunlardan biri ya da bir kaçı eksikken yaşayabilmektir.İşte bunları sağlayamayanlar hayatlarının el frenini çekiyorlar işte.Sizin yazılarınızı okuyunca sözcük odamın kapıları açılıyor nedense?Yazılarınızın takipçisiyim.Sağlıklı günler Itır hanım.Saygılar...

TUĞÇE TAŞSINDIRAN 
 06.04.2007 11:13
Cevap :
Çok haklısın, ve inan mutlu olmayı bilmeyen o kadar çok insan var ki.Çok teşekkür ederim sayfama renk kattığın için Sevgili Tuğçe, sabah sabah keyiflendirdin beni güzel yorumlarınla:))))) Sevgilerimle  06.04.2007 11:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 276
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2006
Kayıt tarihi
: 23.01.07
 
 

Eski reklamcı, hatta her daim reklamcı, geyik, kokoş, alışverişkolik, biraz uçuk, bir zati-muhteremi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster