Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
198
 

Benliğin doyumsuzluğunda...

Benliğin doyumsuzluğunda...
 

Doyumsuz benlik, dünyaya bebekle birlikte doğar. Küçük bir çocuk "hep ben yemeliyim, oyuncakların hepsi benim olsun" açgözlülüğünün arkasından koşar.

"Okulda en yüksek notu almalıyım, takdir getirmeliyim karnemin yanında" duyguları ile devam eder.

En popüler üniversite...

Mesleki yaşamda sıradan olmayı kabullenemez doyumsuz ego...

Üst makamlara da gelmiştir...

Yetti mi diye sorar kendisine,

Hayır, daha daha...

Daha ne?

ev(ler)im, arabam...

Evleri de olur, arabası da olur son model lüx guruptan...

Yetti mi diye tekrar sorar o doyumsuz egosuna...

Cevap alacağı sırada göğsünde bir sıkışma hisseder, boncuk boncuk da terlemeleri vardır...

Koskoca dünya küçülür gözünde,

Sahip olduğu tüm değerler sıfırlanmıştır artık,

Tek istediği "derinden güzel bir nefes" alabilmektir onun için...

Biraz geç de olsa "yetti, yeter artık" diye cevap verir o obez egosuna,

Sonra sakince gidip dilekçesini verir emekli olmak için...

Artık egosu da bırakmıştır yakasını...

"Şimdi bir şeyler yapmam lazım, böyle de boş durulmaz ki" diye düşünür,

Egosunun hegemonyasından kurtulmuş olarak özgür hisseder kendini...

Villasının geniş terasına kurduğu mini atölyesinde doğaya bakar ve o görkemli güzellik karşısında  "görmemişim bu güzellikleri şimdiye kadar, yazık!" diye hayıflanır.

Fırçası tuvalde en çok da yeşil ve mavi renklerde gezinir.

Ah bir de şu denizin küçük dalga seslerini de kaydedebilseydim diye içini çeker,

tuvaline doğa resmi yapan yaşlı kişi ile ilgili görsel sonucu 

Ruhlara sükûnet veren doğa ile yaşamanın bu kadar güzel olduğunu  geç de olsa yeni fark etmiştir...

Bu ve buna benzer yaşantılara fazla rastlanmaz,

Siz de birini veya birilerini hatırladınız mı?

Selam ve sevgilerle,

Yurdagül Alkan.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Denizin küçük dalga seslerini" aldık. Şahane. Elinize, yüreğinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 04.11.2016 12:38
Cevap :
Beğeniniz için teşekkürler İsmail bey, selam ve saygı ile...  04.11.2016 19:15
 

Merhaba Yurdagül Hanım, ne güzel bir yazı olmuş.. Yazacak çok şey var ama ben farklı bir açıdan bakıp mavi ve yeşil konusuna değinmek istiyorum. Bize huzur veren iki renk ve yaşamın en güzel anlarında hep bizimle olan bu renkler ile son bulur yaşamın son anları. Ömrümüzü güzel yaşayıp, elimizdekiler ile mutlu olmayı bilmekte geç kalmamak dileklerimle, sevgiler

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 04.11.2016 11:55
Cevap :
Sizi ve yazılarınızı tekrar görmek ne güzel, hoş geldiniz, evet, yeşil ve mavi, huzur veren renklerdir. Benim de yaşantımdaki temel felsefe, "elimizdekilerin kıymetini bilerek, onlarla yetinmek"...Teşekkürler Selma hanım, selamlar, sevgiler...  04.11.2016 19:20
 

Okudum..."Siz de birini veya birilerini hatırladınız mı?" diye sormuşsunuz. Çok zor soru. Ama ben de birkaç gün düşünüp böyle olamayan birisi var mıydı diye aramaya çalışacağım...Bulabilirsem haber veririm. Sevgiler...selamlar...

Recai Şahin 
 01.11.2016 10:02
Cevap :
Sayın hocam, hırs kişisini hipnotize ediyor olmalı. Eh, ülkemiz halkı da topluca hipnozlu olduğumuza göre bence siz aramayın zira yok egosu doymuş biri...Aslanlar bile avından doyuncaya kadar yiyor da geri kalanını başka aç hayvanlara bırakıyor bizde "hayır, olmazzzz, hep bana, hep bana" demek var. Şu doymaz ego var ya sayın hocam düşman insana, selam ve saygı ile...  01.11.2016 11:20
 

Hırs tehlikeli bir duygu Yurdagül hanımcığım, otokontrol çok değerli bir kavram dilerim herkes hayat dümenini doğru yönde kullanabilir. selamlar sevgiler

Cemile Torun 
 31.10.2016 23:44
Cevap :
Hayat dümenini doğru yolda kullanabilenler mantıklı ve akıllı kişiler Cemile hanımcığım, ama ülkemizde günden güne azınlığa düşme eğilimi var gibi bu kesimde. Sabah TV haber kuşağında izledim, adam internetten pompalı tüfek satın almış 350.- TL sına. Sonra da kahvehanenin önünde çuvalından çıkararak rast gele ateş etmiş sağa sola ve kahvehanedekilere, bir ölü ve yaralılar var. Sonra da gitmiş sosyal paylaşım sayfasına "ilk atışımı yaptım" diye paylaşmış. Tımarhanelik bir davranış değil mi? Daha bu gibi örnekler çok, selam ve sevgi ile...  01.11.2016 11:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 5767
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1662
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster