Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
456
 

Bensiz varoluşlar

Bensiz varoluşlar
 

İki gözümün oluşturduğu yuvarlak bir ekranın ardından bakarım dünyaya. Hayır, kör değilim. Karşısına vardığım, içten veya rastlantısal bir karar verişle önünde durduğum bir canlı, yaşayan herhangi bir nesne, hangi aşamalardan geçerek bir tanıma ulaşır benim gözümde?

“O bana ne kadar da yakın geliyor, şu ise uzak; ah bu ne kadar sevimli, oradaki dost; şuradaki gıcık(!); seni yıllardan beri tanıyor gibiyim. Sen orada mıydın? Fark etmemişim.”

Etkileşimim bu tarz tanımlamalarla açığa çıkabilir. Nesnelerin varoluşunu biçimlendiren olası tüm sıfatları baştan bilmek durumunda değilim. Sadece bir süreç gereklidir.

Olası günlük yaşayışımda, “kendim” ile “ötekiler” arasında açığa çıkan bu tarz etkileşimleri düşünürüm o halde. Biliyorum, o anlarda önemsediğim, vazgeçilmezler arasına koyduğum tüm değerlerim, başkaları için önemsiz olabilir. Sıradanlık yakıştırmasıyla burun kıvırdığım tüm kavramlar, bazılarından bir kaçı için sıradan olmayabilir. Hatta önemli olabilir de. Bu önemi anlayamam, bilemem; peki, bilmem, anlamam mı gerekir? Görerek, işiterek, koklayarak, dokunarak elde ettiğim ne varsa, tüm fark edişlerim, biyolojik öngörülerim, zihinsel tamamlayışlarım, benim için ayrı bir fark edişi ifade edecektir ancak başkaları için asla! Varoluşum, kendime koşulsuzca dikte ettiğim önemliliğim, diğerlerinin umrunda bile olmayabilir. Ben – ötekiler; onlar - ben, kendim – diğerleri; benden başka hepsi; bu sınıflandırmalar canlı olmanın doğallığı içinde açığa çıkan egoist boş verişliliklerin ilk adımlarıdırlar. Canlısın yaşamalısın. Bu kadar basit.

Şu anda, o canlının “benim için” ne ifade ettiğini düşünmeliyim. Sebebi önemsiz bir ani oluşla hem de; ardından ilk tepkim şöyle olur:

Sen, karşımda olan! Bensiz bir bedenin, gözümsüz bir bakışın var, zihnimsiz bir kavrayışın. Yüreğim olmadan bir çarpıntı yaşıyorsun. Nefesin burnumdan geçmiyor. Beynin benim kavrayışımdan farklı kavrıyor. Ancak hala varlığını sürdürüyorsun. Ben olmadan, beni hissetmeden, birbirimizi tanımlamadan; bir sıfatın olmadan. Ses tellerimden çıkan bir tını, parmak ucumla oluşturduğum küçük bir temas ya da uzaktan kaçamak bir bakış ile görürüm seni. Benden başka bir varlıksın “bak orada” diyebileceğim bir gerçeksin.

Sen senlesin, ben benle. Şaşırtıcı, ancak sen bensiz yaşayabiliyorsun.

-
Görsel : Pablo Picasso, Women Running on the Beach, 1922, 89x65

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

diye birşey yok. Bunu deneyimlediğimiz anları bir bütün olarak kavrama eğiliminde olan aklımız çıkarımlıyor. Tek bir "Ben" den değil, her an değişen, başkalarıyla etkileşerek dönüşen "sonsuz ben" lerden sözedebiliriz. Bu bizi "ben merkezci" bakış açısından kurtarabilir. yaşamımızı sürdürmek için bedenimizin dışımızdaki "bütün" den ayrıy-mış gibi görünen tekliği değil, içimize girip çıkan parçacıklardır yaşamı sürdüren. zihin açıcı yazı için teşekkürler. selamlar.

Başak ALTIN 
 02.02.2009 17:28
Cevap :
Zihin açıcı yorumunuz için teşekkürler...  02.02.2009 18:02
 

Birden senin ben dediğinin aslında sen olduğu, sen dediğinin de ben olduğu gerçeği ürkütücü geldi. Üçüncü kişiler için ikimiz de sen oluyoruz. Bu durumda iki "sen" nasıl oluyor da birbiriyle olmuyor ? Üçüncü kişi aracılığıyla benim açımdan bakıldığında, bir sen, senle.. bir sen de benle oluyor... Yine üçüncü kişi aracılığıyla senin açından bakıldığında da bir sen benle, bir sen de senle oluyor. Üçüncü kişinin kendisi açısından bakıldığında durum daha da karışık: iki senin ikisi de onla değil. Benim açımdan bakıldığında, üçüncü kişi ve sen.. kendi "sen"lerinizlesiniz, ben.. benleyim. Sevgideğer Hakan.. BİZ neredeyiz bu durumda? Yoksa biz diye bir şey yok mu yüz yıllardır... Yoksa biz diye bir şeyi de mi aldılar elimizden? Bu yüzden mi insanlık hep acı çekmekte? Bu düğümü çözse çözse felsefe çözer! Sevgilerimle..

zelinartug 
 28.01.2009 22:10
Cevap :
Müthişsin :). "Ben'in" tanımlanması sorunu çözülmesi gereken bir sorundur, dikkat çektiğin gibi; "Biz" tanımı çözümün anahtarı olabilir.. En derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum...  30.01.2009 16:56
 

Özellikle " Sen,karşımda olan! " ile başlayan paragraf çok çok iyi. Devam...

Sükrü Sahin 
 28.01.2009 14:35
Cevap :
Abi her zaman destekledin, teşekkür ederim...  28.01.2009 16:12
 

Merhabalar. Güzel bir metin. Anlamlı. Bana neyi düşündürdü biliyor musunuız? Yıllar yıllar sonra burada ya da öyküsel bir gezegen demek daha doğru olacak, öyküsel bir gezegende, havadaki EMD ile duygu ve düşünceleri yönlendirilen canlıları. Belki onlar da yazacaklar bloglara ama ben benim, sen de sensin diyecek kadar ilginç ayrılıklar olmayacak. Sözde Uyumlu bir gezgen ama hayal etmesi bile titreten bir gezegen. selam ve saygılar.

Ezgi Umut 
 27.01.2009 20:22
Cevap :
Ezgi Hanım merhaba; ortak bir bilinç oluşturursa ve bu ortak bilinçle tüm çelişkiller ortadan kalkarsa, barış dolu, sömürüsüz bir toplum açığa çıkartırsa neden olmasın, işte bu beni titretir :) saygılar benden size...  27.01.2009 21:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 97
Ort. okunma sayısı
: 1465
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

Yaşam ışığını 1968 yılında Bafra’da gördü. İnşaat Mühendisi ve aynı sektörde yazılım geliştiren bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster