Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '09

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
7517
 

Benyamin Sönmez'i tanımak ister misiniz?

Benyamin Sönmez'i tanımak ister misiniz?
 

“Bana viyolonsel almasa, popçusunu benden üstün tutsa, pasaportuyla vize kuyruklarında beklesem bile ülkemden vazgeçmem” Benyamin Sönmez

İki yıl önce yaşama veda eden 20. Yüzyılın en önemli çellistlerinden Mstislav Rostropoviç’in “Kuşağının önde gelen viyolonselcilerinden, tartışılmaz yetenek” diye tanımladığı Benyamin Sönmez, bu hafta Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın konuk sanatçısı.


...


Bremen'de doğmuş. Baba müzisyen, almış sazı eline Almanya’ya gitmiş zamanında. Sonraları anne de gitmiş ama, küçük Benyamin üç yaşındayken aile ; “Atatürk’ün çağdaş Türkiye’sinde eğitim alsın çocuklarımız” diyip geri dönmüşler. Çocukluğu ‘Nasrettin Hoca’nın Akşehir’inde’ geçmiş. “Yaşamı okulda değil, hayatın içinde öğrendim” diyor, bu kez genç Benyamin Sönmez.

9-10 yaşlarında sokaklarda börek satmış, çıraklık yapmış. Evde hazırladığı limonataları otogarlarda satmış. Kendi deyimiyle; ailesine yük olmadan bitirmiş ilkokulu.

13 Yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı sınavına girdiğinde şu değerlendirme ile karşılaşmış Benyamin Sönmez; “Sıfır yetenek, bu çocukta kulak yok!

Azimle çalışıp ertesi yıl sınavı kazandı. İlk fırsatta da yurtdışına çıkıp dünyanın önde gelen çellistlerinden Natalia Gutman’ın öğrencileri arasına girmiş... Moskova Konservatuvarı’nda okudu, Rostropoviç’in huzurunda bir yarışmada ödül ve övgüler kazanıp Türkiye’ye döndü. “Bu topraklarda yaşayıp, ülkemin yurtdışındaki kültür elçisi olacağım” diyor genç sanatçı.

Natalia Gutman’la yollarının nasıl kesiştiğini anlatırken bir ayrıntı dikkat çekiyor: “…Kültür Bakanlığı’nın bursuna hak kazandım, tam bursu alacağım sırada AKP iktidara geldi. Benim gibi pek çok müzikçinin burs hakları iptal edildi. Herşeyi göze alıp Almanya’ya gittim. İlk birkaç ay inşaat işçileri ve kamyon şoförlerinin kaldığı bir binada yaşadım. Ardından yurtta kalma hakkı kazandım.

Moskova günlerini anlatıyor Benyamin Sönmez: “… Sonunda sınıfta kalma noktasına geldim. Gutman araya girdi. ‘Çaykovski Konservatuvarı’ının en yetenekli öğrencisini sınıfta bırakamazsınız’ diye ağırlığını koydu. Yani sorun, viyolonselimle Gutman’ın peşinde koşmamdı. Konserlerine birlikte giderdik. Sahneye çıkmadan hep yanındaydım. Gözlemlerimle tecrübem artıyordu, müthiş bir fırsattı. 250 civarında konserini kulisten dinledim. Sonuçta konservatuvarın en iyi viyolonselcilerinden biri olmuştum. ‘Viyolonselin Paganinisi’ diyorlardı bana. Çalıştığım odanın kapısında toplanıp dinlediklerini, çünkü Gutman sandıklarını anlatıyorlardı.”

Rostropoviç’le yollarının nasıl kesişti; “Viyolonselin tanırısı… Ben ona bu ismi taktım. İlk kez Moskova’da 2005 Ağustosunda karşılaştım. Lokum ikram ettim. Hepsini silip süpürdü. Gutman’ın öğrencisi olduğumu öğrenince, ‘sen benim viyılonsel torunumsun, haydi çalgını alıp gel, yoksa bana çalmayacak mısın’ diye sordu. Şostakoviç’in ona adadığı Viyolonsel Konçertosu’nun kadansını çaldım. Pür dikkat, sonuna kadar dinledi. ‘Türk her yerde Türk’tür ama, ilk defa bir Türk’ten Rus gibi Şostakoviç dinliyorum’ dedi. Bana çok cesaret kazandıran bir deneyimdi bu.

Nasıl bir gelecek planladığı sorusuna ; “…Yeni Zelenda’da yarışmayı kazanınca vatandaşlık teklif edildi.  Elimde işçi pasaportuyla vize kuyruklarında beklesem de, bana viyolonsel almasa da, popçusunu yüceltip el üstünde tutsa da, bu topraklarda yaşamayı sürdüreceğim. Yurtdışında ülkemi sanat elçisi olarak en iyi şekilde temsil etmek için var gücümle çalışacağım.Belki, Türk deyince David Geringas gibilerin aklına dönerci figürünün gelmeyeceği günlere varmada bir katkım olur.” yanıtını veriyor.

06 Şubat Cuma akşamı Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’na saat 20.00’de AKM’de konuk olacak bir genç sanatçıyı tanıtmaya çalıştım sanatseverlere, müzikseverlere.

Benyamin Sönmez konser akşamında Haydn'ın 1 no. Viyolonsel Konçertosu'nu seslendirecek.

Aynı akşam, ADSO’nun programında; Suppe, Hafif Süvari Uvertürü’nün dışında büyük bir senfoni var; Beethoven 5. Senfoni.

Hiç değilse yaşam serüveni ve idealleri için gelip tanıyın bu genç ve başarılı sanatçımızı.

***

Kaynak: Andante, sayı: 34, Serhan Yedig söyleşisi

Mstislav Rostropoviç: http://tr.wikipedia.org/wiki/Mstislav_Leopoldovi%C3%A7_Rostropovi%C3%A7

Natalia Gutman: http://www.muziksoylesileri.net/cms/index.php?option=com_content&task=view&id=223&Itemid=44

Benyamin Sönmez: http://www.muziksoylesileri.net/cms/index.php?option=com_content&task=view&id=250&Itemid=44

Fotoğraf: http://www.akbanksanat.com/images/original/1662.jpg

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hani tırnaklarıyla kazıya kazıya gelmiş derler ya. İşte sahip olduğumuz nadir yeteneklerden biri ve kaybetmek çok acı.Huzur içinde, müziğin eşsiz ritminde uyusun.Sizin,ailesinin ve tüm müzikseverlerin başı sağolsun.Selam ve sevgiler dilerim.

Ay Şen 
 03.12.2011 1:42
Cevap :
Çok ilginç bir yaşam öyküsü vardı genç sanatçının. Geldiği noktanın her aşamasında büyük bir emek vardı, çaba ve azim vardı. Böylesi bir yeteneği,değeri kaybetmekten gerçekten çok büyük üzüntü ve acı duydum. Yorum ve dilekleriniz için teşekkür ederim. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun  04.12.2011 13:55
 

Hüseyin bey, ben bu yorumu yazdığım esnada siz Benyamin'i dinliyor olacaksınız. Bu anlamda sizi ne kadar takdir ettiğimi biliyorsunuz. Yazınızı okuyunca aklıme ilk gelen cümle ' Azmin zaferi ' oldu. Sonraki cümlem ise Pavarotti'yi de aynı gerekçelerle geri yolladıkları oldu haliyle. Şostakoviç'i ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Biri beni aradığı zaman cep telefonumdan Şostakoviç'in romanslarından birin duyar:) Selam ve sevgilerimle...

Tülin Aksoy 
 06.02.2009 22:42
Cevap :
Merhaba Tülin hanım, Saate göre ; konser bitmiş, yeni gelmiş oluyorum:) Bu genç yeteneği ilk kez dinlemenin heycanını yaşadım. Soliste tanınan yeteneği sergileme bölümleri (ister süsleme deyin ister kadans) gerçekten 'kişiye özel'di. Bir izleyici (bir genç viyolonselcimizin annesi) sahneye çıkıp ona çiçek verdiğindeki sarılışı bile, hem beni hem izleyenleri etkiledi. Bir de okul arkadaşının notu ulaştı elime yazımı okuduktan sonra (yorum değil uzun bir metin) konser yazıma yetiştireceğim sanıyorum. Ne kadar övgüyü hakettiğini o arkadaşından da okumuş olacağız. 'Azimle neler olurmuş'un yanıtını da veriyor sanıyorum. Selamlar, sevgiler efendim Asya'dan. H.H.Dulun  07.02.2009 8:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1063
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster