Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
881
 

Benzerliklerine, siyasi bir mizahsen. Çok mu benziyorlar ne?

Benzerliklerine, siyasi bir mizahsen. Çok mu benziyorlar ne?
 

Hilkatinden mi? yoksa..!


Bir büyük mizahsen yapmak istiyorum aslında, tam da siyasetin merkezine.

Sayın Recep'lerin (İvedik ve Erdoğan) benzerlikleri, Tavuğu mu ? Günah Keçileri mi diyerek başladığım satırlarımın amacı, bloglarda sıkışıp kalması değil. Sayın editörlerimizden geçebilirse, herkes tarafından rahatça okunması.

"Hani benim Recep'im, Recep'im sana sarı lira vereceğim" dediğimiz eski günlerden bugüne artık, ülkemizin gündeminde iki adet çok sayın Recep'imiz var.

Biri her ne kadar güncel olsa da hayal karakteri, biri lider gerçek hayatta.

Aslında, çok benzer yanları var gibi.

En çok konuşulan her kahvede, her evde ve her mekanda. Birini yeni tanıyoruz, ancak diğerinin ikinci dönemi siyasi iktidarda.

Herkesin balık hafızalı diye yorumladığı, fakat benim asla kabul etmediğim güncel hafızalarımızla, bir bakalım filme isterseniz şimdi;

Cımbızla seçersek benzerlikleri, birazda nakış ayarı, ölürsünüz gülmekten. Yaslanın koltuklarınıza.

Biri şişe deviriyor aldığı gazla, diğeri söyledikleri ile koca çamlar. Cumhuriyet Tarihinde hiç bir siyasinin millete sarf etmediği, enterasan mecazi sözler. "Ananı da al git..!" gibi takdirinize bıraktığım köşeli ancak bir o kadar da dik açılı sözler.

Biri aküyü değiştiriyor, aracı arıza yapan kızlarla, diğeri balans ayarı yapılan refahçılarla logosunu, artık altı oklu ampülü var.

Biri filminde "Konuşma l...n." diyor diğeri "Sus, Kes l..n" diye anlık agresif cevaplar.

Hani bazı şeyler vardır hilkatinden (Yaradılış) insanın. Ancak biri diyor ki "Kapı benim kapım olduğu için fark etmez" diğeri "Halk %48'le benim olduğu için" farketmez.

Rikkat (İncelik) ise, yorumsuz. Hepimizin gördüğü kadar. Gafların sonrası, basından okuyoruz, "Üç kuruş tazminata mahkum olmak."

Çiçeği sulamaya hiç geçmiyorum. Fakat herkesin hafızasında sanırım, Sayın Deniz Baykal ile olan atışmalı ve bir o kadar da yarıştırmalı diyaloglar.

Birinin küçük bir arabası var, diğeri sadece gemiciklerle ilgili şimdilik.

Birinin tavuğu var, birinin ahd ettiği günah keçileri.

Allahtan aynı şekilde kucaklamıyor diğeri, milleti mazallah!

Eşim geldi şimdi yanıma, uyarıyor. Yazma kabiliyetimi bildiğinden:

-İyi ki yalnız blog yazarısın, yoksa son veciz yazan yazarların, olduğu yer belli diyor.

Affına sığınarak ve iyi niyetinden şüphem olmadığı için Sayın Başbakınımızın, yazmaya devam ediyorum.

Biri bir derneğe girmek istiyor tam gaz. Diğeri çıtayı yükseltmiş, Avrupa Birliği diyor. İkisi de başarılı, şöförler cemiyetinde artık biri, ancak diğeri halen anlam veremediğim , BOP (Büyük Orta Doğu Projesi/Made in USA.) Eşbaşkanı.

Bu son konudan, üç bölümlük belgesel bile olur.

Bir yerde birilerine vaad edilmiş kutsal topraklar, diğer yanda her yanı şehit kanı ile sulanmış fıratla sınır, yurdun toprakları.

Gelelim sözün özüne, bir devri kapatın ve bir devri açın artık Sayın Başbakan. Yapabilir misiniz, onu ben bilmem. Çünkü Ülkemizin 30 yıldır, Doğu Cephesi açık. Bu kadar verdiğimiz şehitle, savaşarak toprak alsak üç değil, beş kıtaya çoktan yayılırdık.

Biri dalgıç hocasına yapıyor; "okey mi" diye bir şaşırtmaca. Fakat çok iyi yakılyor özneyi "Say bakalım 290 mı deniz canlıları" diyerek.

Bizim beklentimiz, Sayın Başbakanında artık Amerikaya sorması;

- Say bakalım şehitler nerde okey mi, demesi. Sonucunda Kuzey Irak'da Türklüğün ilelebet daimi var olması.

Ne diyet olur kanla, ne takas, ne de mizahsen! Lakin şehitlerimizin kemikleri belki sızlamaz, kanları yerde kalmaz.

Şimdi inatlarımızı ve egolarımızı dipsiz bir kuyuya bırakıp;
Şahlanma vaktidir, yakalamışken tek başına iktidarı! Yapamazsanız diğer siyasiler gibi, olur mu sonunuz?
Onu hiç bilmem.

Muktedir olmak, ve daha sonrasında fotoğraf için üçe kadar saydırmak, içteki mihrakları ve dışdaki tüm düşmanları.

Tahayyül (Hayal) yapmak değil amacım, ancak sanıyorum milletçe artık bir büyük beklentideyiz ve pranga zincirleri kırmak isteğindeyiz.

Füc'eten (Ansızın) yapmışız tarihte hep tüm doğruları. Vatandaş olarak bize kalan ise, inşallahül aziym demek.

Filmin sonunda ise korkarım ki, tavukların sonu artık tabakta chinitcell, diğer yanda milletin sonu sandıkda çekimser.

Sonuca tümden varış yaptık, fazla yormadan yorumu. Suç-i lisan ettikse affola.!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1173
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

1973 doğumluyum Türkiye'nin önde gelen firmalarından birinde üst düzey yöneticilik yapıyorum. Siy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster