Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '13

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
924
 

Beş harf, üç büyük anlam!

Beş harf, üç büyük anlam!
 

Ah! Hayat hep böyle cennet olsa!


Beş harf yan yana kaç şekilde gelebilir sizce?

29 bölü beş faktöriyel mi? (*)

Binlerce hatta milyonlarca kez belki de

Gökyüzündeki yıldızlarca hatta galaksiler boyunca

Peki, bunların kaçı anlamlıdır

Kaçında 'yaşam' vardır sizce?

Pösteki sayar gibi tek tek bakıp saymak lazım bence

Doğum dersin…

Hayat dersin…

Vefat dersin…

Çok anlamlı ve beşer harflidir her üçü de...

Doğumu ana kucağı izler bebeklikte

Helâl ak sütü emip ağlarken huzur bulduğumuz

Ve kocaman bir parantez açılır böylece

Adına hayat denen

Uzunluğu, herkese göre değişen (**)

İçi, (çoğu yine beş harfli) her türlü insanî hâl ve durumla; Sevda/ Uğraş (iş)/ Açlık/ Hasat/ Ekmek-Yemek/ Yarış/ Kavga/ Barış/ Sefer/ İnsan/ Çocuk/ İnanç/ Düğün/ Tatil/ Hüzün/ Sevinç/ Coşku vb. ile tıka basa doldurulan...

Ve onun içinde (aslında sınırlı) tercih ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye dogru kurarken içilen sütün saflığı çoğu zaman bozulan...

Ben, sen, o, biz, siz, onlar

Hiç fark etmez

Er ya da geç mutlaka kapanan

Adı: Hayat, parantezin başı doğum sonu vefat

Sözcüklerin hepsi de nihayetinde beşer harf

Ey insanoğlu, insankızı

Bir düşün bakalım

Hâlâ o parantezi, sabırla ve onurla dolduracak kadar

Yürekli misin?

Şu “post-modern” den(il)en “hoşt-modern” zamanlarda

Pek sanmam!

İ.Ersin KABAOĞLU,

3 Ocak 2013, Ankara

Dipnotlar:

(*) Faktöriyel hesabına göre: (29)*(28)*(27)*(26)*(25) kez.

(**) Aynı zamanda 'kozmik bir mucize' anlamına gelen bu parantezin irademiz dışında açılması aslında Martin Heidegger'in varoluşçu düşüncesine bire bir uygun düşer. Ona göre, insan bu dünyaya öylece bırakılmıştır. Varoluşa bırakılmışlığı ile insan kendi varlığını oluşturma özgürlüğüne zorunlu olarak bırakılmıştır. Başlangıçta, bırakılışın kendisi bir özgürlük yokluğudur -sondaki ölümün kaçınılamazlığı gibi-... İnsan, varoluşun ortasına öylece, 'orada-bir-varlık-olarak' (Alm. 'Da sein') atılmıştır. Bu bir tercih ya da seçimin sonucu değildir. İnsan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye dogru kurar. Burada zorunlu bir özgürlük deneyimi sözkonusudur. İnsan kendi varlığını gerçekleştirmek üzere sürekli seçimler ve tercihler yapmak durumundadır, yani özgürlüğünü gerçekleştirmek zorundadır. Ölüme kadar! İnsan, bırakılmışlığında ölüme yazgılıdır ve varoluşunu buna göre gerçekleştirmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Parantez açmak güzel de parantezi kapamayı sevmiyorum, bir yolu yok mu acaba?

Kerim Korkut 
 11.01.2013 19:41
Cevap :
Şaka bir yana bazı konularda -bildiğiniz gibi- ciddi ciddi çalışıyor bu gavurlar Kerim bey! Roy Kurzweil adlı fütürist bir bilim adamı ölümsüzlük meselesine takmış, en az on yıldır "30-40 yıla kadar ölümsüzlük geliyor!" diyor. Ben bu konuyu "Ya Ölümsüzlük gerçek Olursa!" başlıklı eski bir bloğumda işlemiştim. Diğer konularda epeyi bir ilerleme var da beyin hücreleri yenilenemediği için o konuyu 'chip'lerle halledecekler galiba! Bu durumda 'insanları daha kestirme yoldan (medyaya gerek kalmadan) programlamanın da önü açılacağı gibi ölümsüz olan insan mı, androit mi tartışmaları başalayacak sanırım :) Dinler ve dindarlar bu durumda ne yapacak merak etmekteyim. Kısa ama vurucu ve ufuk açıcı bu yorumunuza teşekkürler, saygı ve selamlar...   12.01.2013 14:37
 

Hayat aç parantez, kapa parantezden ibaret yani.Sizi okumayı seviyorum Ersin Bey, selam ve saygıyla...

Nuray Ors 
 10.01.2013 12:03
Cevap :
Evet değerli yazarım. "Hayat -en nihayetinde- aç(ılan) parantez, kapa(nan) parantezden ibaret" fakat önemli olan, anımsanacak olan ve "hoş sada"yı oluşturacak olan bölüm içinin nasıl doldurulacağı... Bu konuda da 'şans'dan daha çok mevcut iktisadi-sosyal-teknolojik konjonktür çok belirleyici diyorum. "Zeitgeist" yani "Zamanın ruhu"... O 'ruh' artık eski 'ruh' gibi değil. Bambaşka... Değerli ilginize içten teşekkürler ve selamlarımla...   10.01.2013 14:05
 

Ersin Bey, felsefeyi ayağımıza kadar getirdiğiniz ve bu kadar güzel bir benzeme ile hayatı ele aldığınız için var olunuz. Bu parantez mevzuu beynimde yeni odacıklar açtı, hiç böyle düşünmemiştim şimdi düşündüm çok iyi oldu. Aşk, sevdaya dönüşür 5 harflı olunca ya da sevgi'ye bence daha da güzel olur! :) Sağlık, saygı ve sevgi ile,

DuyguCan 
 07.01.2013 14:35
Cevap :
Çok teşekkürler sevgideğer Duygucan yazarım. 'Üç harf'ten vazgeçip 'beş harf'e geçişimdeki kerameti ne de güzel yakalamışsınız. Aklınızla bin yaşayın! O seri üretkenliğinizle yazarsınız bir ara artık ve zevkle okuruz... İçten teşekkürler, daimi esenlik dileği ve sevgilerle...  07.01.2013 17:26
 

{Vefat-[Hayat:(İnsan+Sevda+Ekmek+Barış+Açlık+Savaş+Bayram+Düğün+Coşku+...)xDoğum]}...anlatabildim mi?...eyvallah Ersin Dost...eyvallah...

nedim üstün 
 06.01.2013 11:36
Cevap :
"Şairin matemetiği"! Parantezi ne kadar güzel formule etmişsin 'Üstün' üstad! İçinde 'sevda/aŞk'ın olduğunu zaten biliyordum. Yeşilsoğan (Levent) dostumuzun güzel yorumuna verdiğim yanıtta söylediğim gibi; yazarken önce üç harfi düşünmüşdüm ("aŞk"ı, "ben", "sen" ve "biz" demeyi). Küçük bir araştırma sonrasında baktım ki Can baba (Yücel) çoktan halletmiş bu işi... Hem bizim "aŞk" sözcümüz Nedim baba dururken bize düşmez dedim ve 'beş harfe' yöneldim. Bu çıktı ortaya... Onu da formüle edip önümüze koymuşsun. Ne diyeyim ben sana artık... İçten sevgiler, saygılar ve dost selamlar dileyeyim yeniden...  06.01.2013 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 3217
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2369
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster