Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
173
 

Beş lira var, beş lira var...

Beş lira var, beş lira var...
 

Bu parayla dondurma yiyebilirdi. Tatlı alabilirdi.


Yaşlı kadın pazaryerinde düşündüğünden fazla sebze almıştı. Eve kadar taşıması güç olacaktı. Çevresine bakındı ve bir sergideki oyuncaklara bakan 7-8 yaşındaki çocuğu gördü. Omzuna dokundu. Kısa bir mesafe için kendisine yardım edip edemeyeceğini sordu. “Olur abla” dedi çocuk.

Eve kadar konuşmadılar. Kadın yolda çocuğun ayakkabısının arka tarafının yırtık olduğunu, üstündeki tişörtün de iyice solmuş olduğunu gördü. İçi acımıştı. Evin kapısına geldiklerinde biraz cimri olarak bilindiği için yapmaması gereken bir şey yaptı; cüzdanını açıp çocuğa beş lira verdi. Çocuk çok sevindi. Kadına teşekkür edip döndü.

Yolda elini cebinden çıkarıp avucunun içindeki paraya baktı. Sonra tekrar avucunun içinde sıkarak cebine koydu.

Aklından neler geçti neler…

Bu parayla dondurma yiyebilirdi. Tatlı alabilirdi.

Ağzı sulandı. Gülümsedi.

Bunları yapmayacaktı.

Yolun üzerindeki fırına girip üç lirayla sıcacık iki ekmekle bir çörek aldı.

Kısa bir süre sonra da evinin kapısını açıp içeri girdi. Annesi açlıktan ağlayan küçük kardeşini susturmaya çalışıyordu. Çocuğun yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.

Annesi, oğlunun elindeki ekmek poşetini görünce ciddileşti.

“Nereden getirdin bunu?” diye sordu sert bir sesle.

Çocuk, heyecanla ve hiçbir şeyi kaçırmadan parayı nasıl kazandığını bir çırpıda anlattı. Kadın da gülümsedi. Çocuğa sarıldı, sırtını okşadı.

İkisinin de gözleri yaşarmıştı.

*

 On yaşındaki özel kolej öğrencisi bir başka çocuk yediği pizzanın parasını ödemek için kasaya yaklaştığında kendisinden önceki müşterinin bir miktar bahşiş bıraktığını gördü. O anda hesabını yapıp kararını verdi.

Ödemeyi yaparken kendisine verilen para üstünden beş lirayı çıkartıp bahşiş tabağına bıraktı.

Garson da, kasada duran da o çıkarken gülümseyip “vay be, helal olsun!” dediler.

İşitti ve çok mutlu oldu.

Babası işitse mutlu olmayacaktı ama o oldu.

*

Beş lira işte.

Bir yerde büyük bir sorunu gidermişti.

Bir başka yerde bir gencin egosuna iyi gelmişti.

Onun çok daha azıyla çok daha fazla sevinen insanlar da vardı dünyada; onun çok çok fazlasını keyif verici bulduğu ortamlarda buharlaştıranlar, keyif verici maddelere harcayanlar; geri gelmeyeceğini bile bile şans oyunlarına yatıranlar ve yine keyif aldıkları için kumara verenler de vardı.

Bu iki çocuk bir demir paranın yazı ve tura tarafları gibiydiler. Hem birbirlerinden hem de dünyanın yukarıda sayılan hallerinden habersizdiler.

12.06.2017

17:44

Cemile Torun, Erdal Ceyhan, mozsarac bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 214
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster