Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
Yetenekler
Okunma Sayısı
917
 

Beş maymun hikâyesini bilmeyen mi var

Beş maymun hikâyesini bilmeyen mi var
 

Şu çok bilenlerin işine bir bakın.
Onu yapma.
Bunu yapma.
Öyle durma.
Böyle durma.
Yıllardır bize yaptırılan da beş maymun hikâyesinden farklı değil.
Adama bak sen bu hikâyeyi topluma yaymaya kalkışıyor.
Öyle giyinme böyle giyin.
Öyle oturma böyle otur.

Yememizden içmemize, ağlamamızdan gülmemize kadar her bir şeyimize karışır oldular.

Sonunda istedikleri oldu. Taklitçi bir toplum olup çıktık. Akşam izlediğimiz filmin sabah kahramanı oluyoruz.

Biri kalkıp bir şey söylese cevabımız hazır; Filanca yapıyor ya. Ben de ondan gördüm. Sen ondan daha mı akıllısın?

Neyse, hayatımıza dayatılmaya çalışılan şu beş maymun öyküsüne bir kez daha göz atalım isterseniz.

***

Kafese beş maymunu koyarlar. Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar… Her bir maymun aynı denemeye giriştiğinde buz gibi soğuk suyla ıslatılır…

Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır. Suyu kapatıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun koyulur. İlk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler… Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir… Ve merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer… Bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur. Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir.

En yeni gelen maymun da ilk atağında cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur… Son olarak en baştaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır… Neden mi? Yaklaşırsa başına geleceği biliyor da ondan.

***

Bizde adet hazır bir ekip vardır.
Onlar yazar biz okuruz.
Onlar konuşur biz dinleriz.
Onlar düşünür biz uygularız.

Ara sıra biz de yazalım bizi de okusunlar, biz de konuşalım bizi de dinlesinler, biz de düşünelim uygulasınlar demeye kalkışsanız işte o zaman gününüzü görürsünüz.

Beş maymun hikâyesi devreye girer.

Zılgıtı yersiniz.

Böyle mi olmalı?

Elbette böyle olmamalı.

Peki, o zaman?

Bu hikâye artık sona ermeli.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanırım siz yazılanları okumuyorsunuz. Yada okuyor ama anlamıyorsunuz. Galiba en iyisi size yorum yazmamak. Ne oynayan ne oynatan olalım mı demişim ben yoksa bırakalım bu vurdumduymazlığı da sesimizi çıkartalım mı demişim. Zaten olayı sirk değil yaşadığımız ülke bazında ele almıştım. ve bizi yönetenleri uzaylılar değil biz seçtik.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 26.08.2007 22:38
Cevap :
Biz derken işi tekil yapmayalım Halk seçti deyiniz. Ne zaman biz deyipte işi ben'e doğru götürme adetimiz oldu. Seçilenler uzaydan mı gelmiş. Tamam seçende seçilende içimizden. Bir eğriden söz edince hemen hükümeti anlamak seçilenleri anlamak ta ne oluyor ki. Nedensistemi sorgulamıyoruz. Neden böyle gelmiş böyle gitmesin demiyoruz. Hükümet seçilenler benim senin düşüncene uymadı diye kötümü oldular şimdi. Onlar paketlenmiş olarak mı oraya geldiler. Sandıktan çıktılar. Sesimizi çıkartalım diyen hükümete yükleniyor. Bakın ne diyorum orada kim olursa olsun. Bir defa seçilmişlere seçmenler adına saygı duymalı. Yanlış anlama dunumuna düşmek istemem. Fakat duyarlılığınız karşısında sonsuz teşekkürlerimide iletirim. Yorumlarda ve yazdığım cevaplarda mutlu oluyorum. Ancak dedim ya yanlış anlama durumuna düşmek istemem..  27.08.2007 13:36
 

Allah kullanalıkm diye akıl vermiş. Bunu kullanmıyorsak bu önce bizim suçumuzdur. Eğer bize maymunları oynatmaya kalkanlar varsa, ki bunlar muhtemelen bizden tepelerde birileridir, onlara karşı durmayı seçilmişlerse mesela bir daha ki sefere seçmemeyi denersek olmaz mı? Yani demem şudur ki insanlar hakettiklerini yaşar çoğu zaman. Belki o yüzden susma sustukça sıra sana gelecek dediler bir zamanlar.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 26.08.2007 21:17
Cevap :
sirkte hayvan oynatanları biz seçmedik ki. Seçilmiş seçilmemiş meselesinden öte derin sistem meselesi bu. Ha evet şunu söyleyebiliriz. Ne oynayan ne de oynatan olurum. Yıllarca bu hikaye uygulanma dımı. Uygulandı. İşte şimdi ezber bozulmalı...  26.08.2007 22:35
 

Değerli Seven, Bu yazınıza izninizle katkıda bulunmak istiyorum: Döverlermiş ama niye dövdüklerini bilmezlermiş... Dövülürlermiş ama niye dövüldüklerini bilmezlermiş. Çünkü orada işler böyle gelmiiiiş, böyle gitmeliymiş... DERS 1: Sürekli engelleyen bir terbiye ve değer sistemi ile ancak mutsuz ve sürekli engelleyen insanlar yetiştirebilirsiniz. DERS 2: Sürekli engellenen bir toplumda sadece emredilenleri yerine getiren, pasif ve edilgen; risk almayan, üretmeyen, güvenmeyen ve inanmayan; katılmayan ve geliştirmeyen... yığınlar oluşturursunuz.

Kaliteli Yaşam 
 25.08.2007 8:27
Cevap :
Evet sizin de ifade ettiğiniz gibi maalesef böyle. Böyle gelmiş böyle gider anlayışı sorgulanmalı. Kötü ve eğri olan şeyler böyle gitmemeli. Bu hikaye burda bitmeli. Yazıya katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ederim.  25.08.2007 21:27
 

Diğer bloğunuza yaptığım yorumda ne yazık ki yine yanlış anlaşıldığımı gördüm ve üzüldüm gerçekten. Yalan, yalan külliyen yalan cümlelerinin ardında dikkat ederseniz gülümseme işareti var. Yani aynı noktada buluşuyoruz. Her iki tarafında günahı veya sevabı eşit! Bu bloğunuza gelince dünden bu güne artı değil ekside seyrediyor. Onun için siz her ne kadar bu hikâye sona ermeli diyorsanız da sona erecek gibi durmuyor, görünmüyor. Ancak dip yapmamız lazım temenninizle ilgili ki; umutlu olabilelim diyorum. Yani kısacası öğretilmiş, öğrenilmiş çaresizlik her gün biraz daha yükselterek devam ettiriyor trendini. Saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 25.08.2007 3:03
Cevap :
Bir yanlışımı yani yanlış anlama yanlışımı düzelttiğiniz için çok teşekkür ederim. Yoksa kendimi affedemezdim. Ben sizden fazla üzülürdüm. Yazılara yorumlarınızla katılarak düşünceleri paylaştığınız için size teyekkür ediyor saygı ve muhabbetle kalınız diyorum...  25.08.2007 21:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 883
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster