Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
3311
 

Beş soruda Şener vakasının perde arkası

Beş soruda Şener vakasının perde arkası
 

Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener...

Hepsi de Necmettin Erbakan'ın seçkin talebeleri...

Fazilet Partisi'nin kapatılmasıyla, "Artık rüştümüzü ispat ettik" diyerek, Erbakan'la yolları ayırdılar...

Dört kare ası olarak, birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdular ve tek başına iktidar oldular, yetmedi ikinci seçimlerde güçlerini daha da artırdılar.

Ve bugün dört kare asından biri yok. Kader arkadaşlarını terketti, terketmekle de kalmadı, onların siyaset yürüyüşlerinde onlara çelme atmaya kalkıştı!

Bu ilginç ayrışmanın perde arkasını beş soruda aydınlatmaya çalışalım;

Soru 1- Partide gözle görülür bir bölünme yokken Şener neden tek başına böyle bir maceraya soyunmuştur?

Cevap 1- Bu sorunun cevabı Şener'in kişiliğinde yatmaktadır. Siyaset profili olarak Şener ne 1 numaradır, ne de 2 numaradır. Lider profiline sahip olmadığı için 1 numara olamıyor. Eğer olabilseydi Fazilet Partisi bölündüğünde 1 numara olurdu. Kendisi Refah-Yol hükümetinde çok önemli bir bakanlık olan Maliye Bakanlığı yapmıştı ve halen milletvekili olarak meclisteydi. Oysa perde arkasındaki 1 numara, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sıfatından başka bir sıfatı bulunmayan mahküm olmuş ve yasaklanmış Erdoğan'dı. Şener o dönemde bile gölge 1 numaranın emanetçisi olamamıştı. Emanetçi Gül'dü. Siyaset profili 1 numara olmasına izin vermeyen Şener'in 2 numara olmasına da kendi kaprisleri izin vermemektedir. 1 numarayı halk, 2 numarayı da kendisi engellemektedir. Bu durumun Şener'de komplekse sebep olduğunu düşünüyorum.

Şener, olağanüstü bir dönemden geçtiğimiz şu sırada kendisinin 1 numaralılığını destekleyen ve "poh poh" layan güçlerden cesaret alarak 1 numara olamama kompleksini yenmeye çalıştığını, fırsatı değerlendirmek istediğini zannediyorum.

Soru 2- Şener partide kalarak partinin kapanması ve Erdoğan'ın yasaklanması halinde, yeni kurulacak partide 1 numara için şansını deneyecek yerde, neden zor ve riskli yolu seçmiştir?

Cevap 2- AKP'nin kuruluşunda, Erdoğan, Gül, Arınç ve Şener olarak çekirdek kadroda yer alan Şener, partinin kuruluşunda verdiği emeklerin yeterince takdir görmediği duygusuna kapılarak içten içe kırgınlık yaşamaktadır. Erdoğan ve Gül Başbakan, bilahare Gül Cumhurbaşkanı, Arınç Meclis Başkanı olmuşlardır. Bunlara karşılık kendisi sadece bakanlıkla yetinmiştir. Yani 4 kişiden 4. olabilmiştir.

Şener, bu kırgınlığının bir sonucu olarak, zaman zaman aykırı çıkışlar yapıyordu. Bu, CHP lideri Baykal'ın gözünden kaçmadı. Baykal, cumhurbaşkanlığı seçimi arefesinde, geçmiş tecrübelere dayanarak, Erdoğan'ın aday olacağı varsayımından hareketle bir gerginlik ortamı oluşturdu. Partide ikilik çıkarmak amacıyla da, bir taraftan Erdoğan'ın adaylığına şiddetle karşı çıkarken, bir taraftan da Şener'in adaylığını kabul edebileceklerini ima etti. Oysa karşı çıkılan Çankaya'ya türbanın sokulmamasıydı ve Şener'in eşi de türbanlıydı!

Bu ortamdan beklenti içerisine giren Şener, Gül'ün adaylığının açıklanmasıyla çok daha büyük bir hayal kırıklığını yaşadı.

27 Nisan e-muhtirasından sonra, Şener Gül'le beraber bulunduğu başbakanlık makamında Gül'ün dışarı çıkmasını sağlayarak, başbakanla son bir kez başbaşa görüşerek şansını denemek istedi. Bu görüşmede, gizemli bir şekilde edindiği istihbarat bilgilerini başbakanla paylaştı. Buna göre, AKP hakkında Yargıtay Başsavcısı deliller toplamakta ve kapatma davası için hazırlıklar yapmaktadır. Gül'ün cumhurbaşkanlığında israr edilmesi halinde parti kesin olarak kapatılacaktır.

Bu görüşmeden de istediği cevapları alamayan Şener, partisinde gelecekte de kendisine hakettiğini düşündüğü değerin verilmeyeceğinden emin olmuştur ve kafasında partisiyle yolları ayırma kararını vermiştir.

Soru 3- Şener'in kafasında partisinden ayrılma kararını vermesi milletvekili seçilmesine engel değildi. Neden 22 Temmuz seçimlerinde bu hakkını kullanmadı?

Cevap 3- Refah Partisi ve Fazilet Partisi deneyimlerini bire bir yaşayan Şener, Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi halinde partinin kapatılacağından emindir. Dahası artık kendisi de böyle bir şeyi arzulamaktadır. Milletvekili seçilmeyerek kendisini partide pasifize etmek istedi. Bu şekilde siyasi yasaklı olmaktan kendisini kurtarmayı hedefledi. Ayrıca parti yönetimine tepki koyuyor intibaı vererek, perde arkasından siyaseti tanzim etmekte olan kişilere şirin görünmeyi de amaçlamış olabilir.

Soru 4- İstifa için neden bugüne kadar bekledi?

Cevap 4- Her şeye rağmen AKP'ye güçlü halk desteği devam ediyordu. Erdoğan'ın liderliği de henuz zayıflamamıştı. Parti kapatılma aşamasında durum değişebilir ve bir bölünme yaşana bilirdi. Bu nedenle parti kapatılana kadar partiyle bağları koparmamak gerekirdi.

Soru 5- AKP'yi parçalamak üzere kurulacak yeni partinin liderliğinde neden Şener tercih edilmiştir?

Cevap 5- AKP parçalanacağına göre seçilen kişi de partiden etkili bir isim olmalıydı. Ama 1 numara kadar etkili değil tabi! Çünkü, geçmişte Erbakan'ı parçalarken, AKP gibi bir dev yaratılmıştı. Aynı hataya düşülmek istenmemektedir.

Görüldüğü gibi, Şener'in aykırı siyaset hamlesi kişisel ihtirasının sonucudur. Şener'e cumhurbaşkanlık payesi verilseydi, Şener bugün hala kadim arkadaşlarıyla beraber olacaktı.

Dahası, Şener yeni bir parti kuracağını açıkladığında, eski partisi AKP'nin kapatma davası bitmek üzereydi ve AKP'nin kapatılacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Partinin kapatılması demek partinin ölmesi demekti. Ve malesef Şener, AKP Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Özhaseki'nin dediği gibi, cenaze evinden birşey alıp kaçan veya bundan medet uman bir davranış içinde oldu!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız üzerine ben de düşüncemi açıklama ihtiyacını duydum. 1- Liderlik veya yöneticilk sonradan kazanılan bir olgu değildir. Doğuştan gelir. Şener'de bu yoktur. 2- Bunca zaman sessiz kalan birinin son bir bir, buçuk yılda aniden 4. adam olduğunun farkına varıvermesi, "şarabın tadından başka her şeyini bilirim" gibi konumuna aykırı cümleler kurması şaşırtıcı olmuştur. O sıralarda Cumhurbaşkanlığı seçimi gündemde miydi, yoksa bi bir hazırlık mıydı, bilmiyorum. 3- Büyük ihtimalle Şener seçilmiş bir elemandır. Seçilme sebebi de iknaya müsait oluşudur. Kolay ikna olanlardan iyi lider çıkmaz. Ama iyi kukla çıkar. 4- Şener'in kendiliğinden istikamet değiştirmesi de mümkündür ama ben gene de bunun birilerinin telkiniyle olduğunu düşünüyorum. 5- İyi saatte olsunların dediği olup parti kapatılsa ve Şener umut haline gelseydi bile o lider olmayacaktı. Arka plandaki görünmeyen lirderin hizmetini yürütecekti. Saygılarımla...

Hüseyin Atacan 
 08.08.2008 17:22
Cevap :
Merhaba Hüseyin Bey, Önceki bir yazımda açıklamıştım. Uygulanmak istenen 28 Şubat sürecindeki başarılı denemeydi. Yani; Hüsamettin Cindoruk lider olarak atanmış, DYP parçalanmış, hükümet düşürülmüş ve görev tamamlanmıştı. Benzer bir görev ve atama söz konusuydu ama bu defa başarılı olmadı. Selamlar, saygılar.  09.08.2008 12:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 1342
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 3871
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster