Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
263
 

Beşiktaş'da sorun nerede ?

Beşiktaş'da sorun nerede ?
 

Mersin maçından bir görüntü


Bu sezon 4 büyükler arasında en çok eleştirilen takım hiç şüphesiz Beşiktaş. Hoş son iki sezondur bu hiç değişmedi. Medyanın en çok eleştirdiği bazen de eleştirmekten sıkılıp futbol gündeminin alt sıralarına ittiği takım oldu Beşiktaş.

Beşiktaş'ta problemler olduğu kesin. Saha dışına fazla çıkmadan saha içindeki kurgusuyla, oyuncu profiliyle, teknik adam becerisiyle şöyle bir Beşiktaş'ı harmanlayalım.

Sözlerimize başlarken şunu unutmayalım Beşiktaş son 17 yılda sadece 2 şampiyonluk almış bir takım. 2003-2004'de gelen şampiyonluğun ardından Mustafa Denizli yönetiminde 2009 yılında gelen son şampiyonluk. Aslında ortada Beşiktaş adına ciddi bir başarısızlık söz konusu.

1- Beşiktaş'ın yönetim problemi : Beşiktaş'ı yönetmeye aday kişilerin önce geçmişteki bu hataları göz önüne alması gerekiyor. Transfer politikalarındaki inanılmaz hatalar, doğru hoca seçimlerinin yapılamaması, düzgün bir takım iskeleti oluşmaması, alt yapıdan takıma liderlik yapacak oyuncular yetişmemesi gibi. Bir çok sorun Beşiktaş'ın içinde bulunduğu durumu özetleyebilir. Maalesef son 17 yılda bunlar çok fazla düşünülmediği için Beşiktaş sadece 2 şampiyonlukta kaldı.

2- Oyuncu Profilleri : Beşiktaş'ın son yıllardaki transfer politikası tam anlamıyla iflas etmiş durumda. Önceki yıllarda takıma katkı sağlamayan vasat transferlerin ardından bu zinciri kırmak adına çok ünlü isim yapmış futbolcular Beşiktaş'a getirildi. Ama tabiki de unutulan bir durum takım dediğiniz olgu sadece bir iki oyuncudan oluşmuyor. Eğer bir takım kuruyorsanız kimyasına dikkat etmek gerekiyor. Oldu Quaresma gibi bir oyuncu getirirseniz ona göre bir takım kurgusu oluşturmalısınız. Quaresma şu anda takıma XL gelmekte. Düşünce ve yetenek olarak takımın çok önünde ve bazen arkadaşları onun bu özelliklerine ayak uyduramıyorlar. En basit örneği... Quaresma topu alır iki kişiyi geçer ve yeteneğine uygun olarak takım arkadaşının olması gereken yere atar. Lakin takım arkadaşı o yeteneğe sahip olmadığı için olması gereken yerde olmaz, ya da gereken gol vuruşunu yapamaz. İşte o anda Quaresma beyin olarak biter. Son Mersin maçında bu durum sayabildiğim kadarıyla 4-5 kez tekrarlandı. Her pozisyondan sonra Quaresma el kol hareketleri ile arkadaşlarına kızdı. Kısacası bu yetenekte oyuncu alıyorsanız, yanına monte edeceğiniz oyuncularda en az onun kadar yetenekli ya da onu anlayabilecek kapasitede olması gerekmektedir. Bu açıdan Beşiktaş pahalı ama oyuncu kalitesi açısından bir iki oyuncu haricinde vasat bir takımdır.

3- Takım Kurgusu : Beşiktaş son iki yıldır (Quaresma ve Guti'nin gelmesinin ardından) henüz bir şablon oturtabilmiş değil. Guti mi Gutisiz mi ? Necip Ernst mi, Fernandes oynar mı, Simao nerde oynar, defansta kim oynar gibi soruların muhattabı oldu Beşiktaş 2 yıldır.

Buna rağmen Beşiktaş'ta asıl sorun takımın sahadaki kalbinde yani orta sahada. Bu bölge de Beşiktaş hucum yapamadığı gibi savunma da yapamıyor. Guti ile başlanan maçlarda orta saha da ciddi bir savunma zaafiyeti olduğu gibi Guti'nin eski Guti olmamasından kaynaklanan hucum eksikliğide göze çarpıyor. Guti'nin çok golcü bir oyuncu olmaması da ayrı bir handikap konusu. Pası seven ve kalabalık bir hucum kadrosunda iş yapan görüntüsünde oldu Guti bunca zaman. Ama Beşiktaş'da orta sahanın hucuma hiç destek olmaması ilerideki 3 ya da 4 oyuncuyu kaderleriyle başbaşa bırakmasına neden oluyor.

Orta sahada oynayan Ernst ve Necip'in çok beğeneni olmasına rağmen şahsi fikrim bu iki oyuncuda sahada kaçak oynuyorlar. Kendi görevlerini yapmanın dışında insiyatif almadan riske girmeden oynuyorlar. Hucuma katkıları hemen hemen hiç yok. Golleri olmadığı gibi asistleri de olmadığından Beşiktaş o bahsi edilen hucum eksikliğini her maç yaşıyor. Quaresma'nın bireysel yetenekleri Beşiktaş'ın hucumunu belirliyor. Bu sebeble ki bir çok maçta klasik görüntü, Quaresma ya da Simao topu aldığında ceza sahasında sadece bir oyuncu olması ve Beşiktaş'ın hucumda bir türlü çoğalamamasıdır.

4- Teknik Adamlar : Beşiktaş'ın bu kadrosu Mustafa Denizli'nin dediği gibi çok can sıkıcı bir oluşumdur. Hiç bir düzene uymayan oyunculardan oluştuğundan tam bir teknik adam öğütücü durumundadır. Quaresma sağ ya da sol açık oynar ama geriye yardıma gelmediğinden karşı takım sürekli olarak Quaresma'nın kanadından hucum eder. (örn. Kiev maçı Quaresma hangi kanada geçse Kiev'İn hucum yönü orası oldu.) Orta sahası aynı tip oyunculardan kurulu olduğu için alternatif bir taktik geliştirilemez. Guti'nin futbolla olan alakasının oranı bu alanı etkiler. 4-3-3, 4-5-1, 4-4-2 vs vs. gibi sistemler Beşiktaş kadrosuna uymamaktadır. Bu yüzden Beşiktaş ataklarında ve savunmalarında tam bir kaos yaşanmaktadır. Orta sahadaki bu zaafiyet takımın en güçlü durumda görünen savunmasını da yıpratmaktadır. Orta sahanın bu denli pasif olması defansta oynayan Sivok, Egemen, Toraman ya da Sidnei'nin başına sürekli dert açmaktadır.

5- Fernandes ve İsmail : Bu takıma katkı vermesi gereken oyuncuların yanında alternatifi olmayan iki oyuncu Fernandes ve İsmail'dir. Hali hazırda bu iki oyuncuda henüz Beşiktaş'a o beklenilen katkıyı sağlayamadı. Fernandes'in maçlardaki savruk durumu, sanki başka bir havada oynuyormuş izlenimi veriyor. Asıl can sıkıcı olan nokta bu oyuncunun kapasitesinin olduğunu bilmektir. Ama o kapasitenin altında oynadıkca sahada Beşiktaş'a zarar veriyor.

İsmail ise bonservis bedeli ile konuşuladursun. Henüz futbolunu bir adım öteye taşıyamadı. Sol kanatta alternatifi olmadığı gibi henüz yeterli olamadı. Bariz kademe hataları, ortalarındaki ve paslarındaki düşük yüzde, savunmada kolay geçilmesi Beşiktaş'ın o kanadını oldukça güç durumlara sokabiliyor.

Son söz : Bu durumda yerli oyuncu kalitesi düşük bir takım olan Beşiktaş'a kaliteli yerli oyuncular alınması ilk ehemniyet taşıyan konudur, nasıl alınır bilinmez ama transferin öncelik maddesi bu olmalıdır. Ayrıca takımın orta sahasına en az 3 transfer yapılmalı. Bu oyuncular yüksek oyun bilgisine sahip, fizik açıdan sağlam ve pas yüzdesi yüksek oyuncular olmalıdır. Ayrıca bir santrafor ve forvet arkası bir oyuncu da gereklidir ki bu kadar borç içinde olan bir takım için ciddi külfet demektir. Teknik direktör değiştirmek Beşiktaş için çözüm değil. Kim gelse ne gelse daha fazlasını oynatamaz. Çok iyi de şöför olsanız arabanızın kalitesi kadar yolda gidersiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaptığınız teknik analize tamamen katılıyorum.Müsadenizle bende birkaç cümle yazmak istiyorum.Büyük takımların kaptanları tüm dünyaca tanınır neredeyse,hele ülkelerinde.Bize bakın son 10 yıldır bir İbrahim Üzülmez o da ehh işte..Tirübün etkisi diyorlar,bence en yumşak taraftar çarşı,sosyal mesajlarla ünlenmesi sempati sağlıyor ki buna itiraz yok ancak takıma katkısı hikaye...Yazacak çok şey var ancak lafı uzatmayayım,selamlar..

Beymihdar 
 27.10.2011 16:15
Cevap :
Son maçlarda biliyorsunuz Quaresma kaptan olarak çıkıyor sahaya. En azından dünyanın büyük kesiminde tanınan bir oyuncu.Ama yeterli mi değil tabiki de.. Söylediklerinize ek olarak şunu yazabilirim. Bir takımın iyi olması takımındaki milli oyuncu sayısı ile orantılıdır. Beşiktaş'ta kaç tane milli oyuncu var. Türklerden Egemen ve İsmail. Yabancılardan Sivok ve Holosko, çok nadiren Quaresma ve Almedia. Özellikle yabancı transferinde kıstas bu olmalı.Milli takımda oynama sayısı.  31.10.2011 11:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1553
Kayıt tarihi
: 11.07.11
 
 

Metin ve haber yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster