Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Necmettin Rıfat Arman

http://blog.milliyet.com.tr/arman

15 Kasım '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
95
 

Beslemeyelim, asalım!..

Evren paşa "Asmayalımda besleyelim mi?"demişti. Milletimiz bu nedenle başlığımı yadırgamayacaktır. Evren paşa ihtilal lideriydi. Halktan kabul görmüş, en azından görünüş öyleydi, meydanlarda insanlar toplanır, her konudaki fikirlerini dinler alkış tutarlardı. Alkış sesleri karşısında paşa coşar, zaman zaman fetva bile verirdi. Kimsenin gıkı çıkmazdı, gık diyenler ise her türlü derin devlet uygulamasından geçirilirdi. Sonra zaman değişti, gerekli hukuki altyapı sağlandıktan sonra sözde demokrasiye geçildi. Geçiş aşamasında paşa, "Aman ha, sakın ha!" dedi ama meramını kendisini delicesine alkışlıyan bu millete anlatamadı. Sandıktan sivil lacilerini çekmiş eski asker yerine,yurt dışından karısına getirdiği sütyenleri yurda sokmak için kendi bedenini kullanan eski bürakrat çıkıverdi. Paşanın ve paşaların istekleri doğrultusunda "Emret paşam" diyen seçkin hukukçular yani emir komuta zinciri içindeki bilim adamları yeni anayasayı hazırlayıp asmak isteyenlere sundular.

Zaman geçti, devran değişti ülkeye "İleri Demokrasi"geldi.Önce Ortadoğu'da Türk askerinin başına çuval geçirildi, sonra da global güçlerle hiç alakası olmayan bir dizi olay ortaya çıktı, önce bazı sivillerin, sonrada bazı askerlerin hapishanelerdeki ikametgaha dönüşmüş misafirlikleri başladı...

Aslında AKP iktidarı AB yoluna baş koymuştu. Ülkedeki batıcı güçler ve bilhassa liberal demokratlar AKP nin  samimi ve içten olduğu" çok belli "olan batılı tavrına ellerinden geldiğince destek olmuşlardı. Hani AB yetkilileride AKP nin ekmeğine yağ sürmek için yarışıp durdular. Geldiğimiz noktada Başbakan idam konusunu ortaya atıverdi. Başbakan eski bir futbolcu. Öyle bir pas attıki ne hikmetse iktidar partisinden yani kendi takımından hiç kimse topa girmiyor. Öğlen saatlerinde Başbakan "İdam" diyor, akşama diğer yetkililer böyle bir konumuz hukuken yok diyor. Halkın büyük çoğunluğu geçim derdinde olduğundan her zaman olduğu gibi ayrıntı ile uğraşmıyor.

Sadede gelelim. İdam cezası gelebilir mi? Koca koca adamların atıp tutmaları bir yana idam cezası geri gelemez. Türkiye Cumhuriyeti güvenilir  bir devlet olduğunu her zaman ıspatlamıştır. Altına imza koyduğu antlaşmalara sadık kalmıştır. Doğrusuda budur. AKP ikdidarı da bu anlaşmalara sadık kalacaktır. Ancak bu tartışmalarda ortaya çıkan bir ayrıntı  çok dikkat çekicidir. Başbakanın ağzından dökülen, katile dönük tasarruf yetkisinin öldürülenin ailesinde olduğu şeklindeki şeriat kuralının ortaya konmasıdır. Herşey bir yana bu dini hukuk kuralının günümüzde bir cezanın infazı  ile ilgili  gerekçe olarak kullanılması dehşet vericidir.

Bir sürü şey söyleniyor; idam cezası geri gelirse caydırıcı olurmuş. Bakın uzun lafın kısası, cellat sehpayı çektikten sonra 15 saniyede bilinç gider. Çırpınışlar sırasında insan acı çekmez. Kısaca her şey 15 saniyede biter. Bir nevi kurtuluş.Oysa idam cezası yerine getirilen ağarlaştırılmış müebbet hapis cezası senelerce sürecek büyük bir ızdırabın bitmeyen çilesidir. Kimse bana aftan söz etmesin. Af dediğiniz yazılı bir metindir. Ne yazarsanız o olur. Dikkat edersen, özen gösterirsen kimse dışarı çıkamaz. Şöyle düşünün: eskiden nufus sayımları olur insanlar sokağa çıkamazdı, akşama doğru sancı başlar, sokağa çıkma yasağı bittiğinde insanlar kendilerini dışarı atarlardı. Bir günlük hapislik evde bile çekilmez. Bunu bir kez daha düşünün 15 saniyelik bir son mu, yoksa belirsiz , siz yaşadıkça devam eden özgürlüksüz yaşam mı?..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 271
Kayıt tarihi
: 14.08.12
 
 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Çalışma yaşamım DİSK dergisinde başladı özel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster