Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
272
 

Beyaz bastonlar ve güneşi görenler …

Bu yazımı “güneşi görebilenler” için yazıyorum.

Siz hiç gökkuşağını göremeyenleri düşündünüz mü?

Siz hiç zifiri karanlıkta ümitsizce, günlerce kaldınız mı? Nasıl olur bilir misiniz?

“Gözleri görmeyen kalecinin bütün dikkati yuvarlanan toptaki çıngırak ya da zil seslerindeydi. Sesle algıladıkları için, topun nereden geldiğini tespit etmesi uzun sürmedi. Aynı şartlarda olan ve gol atmak için topu kovalayan rakip oyuncunun geliş istikametine dönerek, havadan gelen topu yakalaması bir olmuştu. Alkışları da hak etmişti. Spor olarak, top oynamayı onlar da sever. Ara sıra çarpışsalar da çıngıraklı (zilli) topun yanında”.

Yukarıdaki anı 1968 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü ( şimdiki Gazi Üniversitesi) yanındaki “Körler Okulu”nun bahçesinde oynanan bir futbol maçına aitti. Uygulama amaçlı İngilizce derslerine girerdik onların. Yüzlerinde sıcak bir gülümsemeyle “Good morning my teacher” demelerini hiç unutamadım. Kravatlarını düzeltirken, “Bugün çok yakışıklısın.” dediğimde dünyalar onların olurdu. Aydınlanırdı “karanlık dünyaları”…

Siz hiç önünüzü görmeden tek başınıza zifiri karanlıkta yürüdünüz mü?

Görme engellilerle konuşurken onlara acıdığınızı, onlar için üzüldüğünüzü hiç istemezler. Sabırlı ve azimli olduklarını asla unutmamalısınız. Üniversite eğitimi alarak avukat, sınıf öğretmeni, müzisyen, ve duyarak da “hafız” olmaları bunun bir göstergesidir. Ambalaj ve kutu yapımında, çağrı merkezlerinde, bilgisayarlı bilet satışlarında çalışmalarını gördünüz mü? Görme duyularının doğuştan ya da kaza sonucu azalması veya hiç olmamasına karşın, onların dokunma ve işitme duyularının, güneşi görenlerden daha üstün olduklarını hiç düşündünüz mü?

Parmaklarıyla takip ederek kitap okumaları, sesli ekranı olan bilgisayar kullanmaları, alış-verişlerde paraları ayırt etmeleri, kişileri seslerinden tanımaları, doğadaki seslere göre bulundukları yeri belirlemeleri, işlerini beyinlerinde kanalize etmeleri – öğrendiklerini ezberlemeleri- için hafızalarını geliştirebilmeleri çok önemlidir.

Siz hiç gözleriniz kapalı iken dokunarak arkadaşınızı tanıyabilir misiniz?

Sadece BBC radyo yayınlarını dinleyerek çok iyi derecede İngilizce öğrenmiş bir arkadaşım var. Yıllardır ara sıra karşılaştığımızda İngilizce konuşuruz. 6 yıllık bir aradan sonra ilk karşılaştığımızda, daha “Hello, my friend” dememe kalmadan beni hatırladığına tanık oldum.

Siz hiç sesleriyle insanları tanıyabilir misiniz?

Yolda karşıdan karşıya geçmek isteyen bir görme engelliye karşıya geçmesi için, önce yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorunuz. Manevi yardım etmek isterseniz, onun sizin kolunuza girmesini bekleyiniz. Siz onun koluna girmeyiniz. Yürürken de yolu tanımlarsanız, bir adım arkanızdan gelen bu kişiye yardımcı olursunuz. Evde de lavabonun, yatağın, mutfağın yerini “sağda, solda, ileride” gibi yönlendirme yaparak yardımcı olabilirsiniz.

Siz hiç başkalarına ihtiyaç duyarak yaşadınız mı?

Birçok yerde karşılaşmışsınızdır onlarla. Televizyonlarda program yaparlar, yarışırlar. Güneşi görenlerden daha sıkı bağlıdır yaşama onlar. Kaldırımlarda, okullarda veya meydanlarda “konser” verirler yanık sesleriyle. Kimseyi rahatsız etmek istemezler iç dünyalarındaki fırtınalarıyla. Yapacağınız 3-5 liralık maddi yardımı, görme engelli öğrenciler için makbuz karşılığı alırlar, okullarına iletirler. Çünkü onlar da oralardan yetişmişlerdir. Görme engellilerin eğitilmelerine katkıda bulunmalı, onlara uygun işlerde öncelik tanımalıyız.

Siz hiç vefa borcu nedir diye düşündünüz mü?

Güneşi görenlerin, “ellerinde bağımsızlık ve güvenlik sembolü” olan “beyaz bastonları” ile başkasının yardımı olmadan yürüyebilen ve yolunu bulmaya çalışan azimli ve sabırlı, görme özürlü arkadaşlarımızdan öğrenecekleri daha çok şey var.

Saygılarımla.

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

Web.Sitesi: aliihsanozcakir.googlepages.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4643
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster